Şeker Portakalı'nın 100 temel eserlere eklenememesindeki 'müstehcen' kelimeler..
Hepiniz biliyorsunuzdur, bir veli 7. sınıfa giden öğrencisine Şeker Portakalı'nı okutan, Türkçe öğretmeni hakkında soruşturma açılmasını istedi.

Veli "kitabı okuduğunu ve şok olduğunu belirterek kitabın Türk örf ve ananelerine aykırı müstehcen içeriğe sahip olduğunu, içinde birçok argo sözcük ve küfür içerdiğini" söylemiş.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü de görevini yaparak!!! şikayet dilekçesi verilmesi üzerine, 5 kişilik komisyon heyeti oluşturdu. 3 Aralık'ta toplanan Komisyon Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayıyla yıllardır liselerde okutulan kitabın bazı sayfalarının "ahlaki olmayan" bölümler içerdiğine karar vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurdu.

Haydi veli sorunlu bir insan anladık, İl Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanları da bir yanlışlık yapıp 100 temel eser arasında bulunan bir kitap için öğretmene soruşturma açtı. Peki pek sayın İzmir İl Milli Eğitim Müdürü, bu nasıl bir açıklama böyle;


"Kitabı okumadım ama vallahi bir gencin çok da bilmesi gereken önemli bir konu değil diye düşünüyorum."

Kitabı okumadan nereden, nerenden anlıyorsun? Nasıl bir ermişsin sen öyle...

Milli Eğitim Bakanı'mızın olanlar üzerine yaptığı açıklamanın içinden elle tutulur tek cümle: ""Şeker Portakalı" ve "Fareler ve İnsanlar" ile ilgili sansüre ilişkin bir işlemin söz konusu olmadığı".

Bence çok yetersiz, bu kitaplar hakkında soruşturma açan personelin görevlerini neden yanlış yaptıklarının sorulması, Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanlarının Milli Eğitim Bakanlığı'nın belirlediği 100 Temel Eseri bilmemesinin kabul görülemeyecek bir yanlış olduğunu söylemesi gerekirdi.

Bu saçmalıklar üzerine biraz geç de olsa çocukluğumda okuyamadığım Şeker Portakalı'nı okudum. Bu ayarsız zihinlerin neyi müstehcen bulduğunu anlamak istedim.

Çok uğraştım içinde müstehcen bir şeyler bulmak için. Hatta kendimi öyle koşullandırmışım ki; Portuga'nın Zeze'ye yaklaşımından şüphelendim, "bu adam ne yapmaya çalışıyor acaba?" dedim. İşte insanın içine fesatlık tohumunu ekersen böyle herşeyi kötüye yorar. İçteki fesatlığın dışa vurumu...

Kitapta iki tane küfür geçiyor bunları da müstehcen!!! çocuk Zeze söylüyor. Fakat Zeze bunları da söylüyor;

"Ne dedin?"
"Onun bunun çocuğu, şey çocuğu kadar kötü mü... Öbür çocuk kadar?"
"Aşağı yukarı aynı şey."
"Peki bir daha söylemem."

Görmek isteyene...


Başka hangi "ahlaki olmayan" kelimeler varmış bakalım;
Lanet, Şeytan, Çatlak, Domuz, Ödlek, Cadaloz, Bok ve Kıç (Kıç'a da Kaide ya da Popo denildiğini öğreniyor Müstehcen!!! Çocuk Zeze)

Başka ne var; Ebemkuşağı bu sizin anladığınız şekilde bir şey değil, Google Amca'nıza sorun göstersin.

Bir de Totoca var; bu da sizin totonuzdan anladığınız gibi bir şey değil. Zeze'nin abisinin ismi. Örnekle açıklayayım; futbolcu Kaka var ya, onun gibi... Anlayabildiniz mi ki? Gerçi siz okumadan anlıyordunuz değil mi?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda bu kelimelerden çok daha müstehcenlerini, benim bu yaşıma kadar duymadığım geniş bir yelpazeyi sunuyorsunuz bize.... Bizi sizden kim koruyacak...

Geçelim artık bunları, Şeker Portakalı'nı beğendim mi? Tek kelimeyle pişmanım. Şeker Portakalı'nı bu kadar geç okuduğum için. Bu kadar güzel bir hikaye olabilir mi? Zeze'yi alıp sarasım, kollayasım, Portuga'sı olasım geldi. Koskaca adamın gözlerini doldurdun ya Zeze...

Belki çocukken tanışamadım Zeze'yle ama, şimdiden itibaren Zeze benim en büyük kahramanım. Bilinçli bir veli olarak da çocuğumuza kesinlikle okutacağım bir kitap olacak Şeker Portakal'ı.

Çünkü Zeze onların anladığu gibi "Müstehcen" bir karakter değil, aksine; boyamadığı ayakkabıya ödenen ücreti almayan, okula yiyecek bir şey getiremediği için üzülen öğretmeninin verdiği böreği kendinden daha aç olduğu düşüncesiyle bir başka arkadaşıyla paylaşan, onurlu ve gururlu bir çocuk Zeze...

Son olarak bu aptal tartışmaları ortaya atan akıllı! insanlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Şeker Portakalı ve Fareler ve İnsanlar'ı gündeme getirdiğiniz için. Şu an çok satan listelelerinde Şeker Portakalı'nı görüyoruz. (Haftanın çok satan kitapları listesi) Sayenizde teşekkürler...

Siz kitapları müstehcen bulsanız, hatta yasaklasanız ne olur ki; sizin yüce! beyninizden çok daha açık fikirli beyinlere sahip anneler, babalar, veliler oldukça bu yasaklar sizi bağlar bizi değil...

-Alıntı-