Giriş Yap
Dünya gezisini seksen günde tamamlamıştı! Bunun için yolcu gemisi, demiryolu, araba, yat, yük gemisi, kızak ve fil gibi ulaşım araçlarını kullanmıştı. Ve bu eksantrik beyefendi, yolculuk sırasında olağanüstü bir soğukkanlılık ve şaşmazlık örneği sergilemişti. Peki sonra? Ne kazanmıştı onca yer dolaşmaktan? Ne kazanmıştı bu yolculuktan? Hiçbir şey, mi diyeceksiniz? Evet, güzel bir eşin dışında hiçbir şey getirmedi gerçekten - ama bu kadın, belki inanmayacaksınız, onu dünyanın en mutlu insanı kıldı! Aslında, bundan daha azı için bile dünya gezisine çıkmaya değmez mi?
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Seksen Günde Devri Âlem vardı. Onu da okuyayım bir ara.
1 yorumun tümünü gör
_Psikolojik Harp_ Hipnoz, Telepati, Algı
_Psikolojik harp, dünyanın en güçlü silahıdır. İnsan zihnini biçimlendirme sanatıdır. Aldatmadır, hiledir, düşünceleri manipüle etmek ve zehirlemektir. Düşmanı suya götürüp susuz getirmektir. Var olmayanı varmış gibi göstermek, var olanın zihinlerde reddedilmesini sağlamaktır. Başkalarının etkisi altında oldukları halde kendi iradeleriyle hareket ettiklerini düşündürmektir. _Psikolojik savaşın hedefi, kalenin zayıf yönünü iyi belirleyip o hedefe ısrarla ve tekrarla atışlar yaparak direnci zayıflatmaktır. _Toplumun röntgenini çekmek, damarların, dolaşım sisteminden hücrelerine kadar tahlil edilmesi sonucunda toplumsal dokunun hassasiyetleri ve kışkırtılabilecek yumuşak karnının tespiti sonucunda oluşturulan psikolojik harekat. Halkı galeyana getiren sosyal medya operasyonları ile vatandaş nezdinde infial yaratan olayları söylentiler ile toplumun geneline yayma girişimleri. _İnsanların beyin hücrelerine girilerek onlar için özel çalışmalar yapılmaktadır. Bir grubu sözde destekliyormuşçasına destek verir görüntüsü altında onu taşeron olarak kullanarak kendi hedeflerine yönelik eylem gerçekleştirmektedirler. Amaç için araç. _Psikolojik harpte düşman öz dilimizi kullanır. Bu yüzden çok uyanık bulunmak, kendi öz çıkarlarımızdan önce ulusun ve vatanın çıkarlarını düşünmek gerekir. Yani psikolojik harbin silahı geliyorum demez. O ancak uyanık olanlar tarafından anlaşılabilir ve hissedilebilir. Psikolojik harpte askerler üniforma giymezler, onlar bir toplumun içinde, hatta en yakınında bile olabilirler. Dost sözlü, güler yüzlü davranışlarla insanları kendi ulusuna ve vatanına bilmeden kötülük yapmaya sevk edebilirler. _Psikolojik harp gerçekleştirilmeden önce psikolojik harp istihbaratı gerçekleştirilir. _Psikolojik harekatın ana amacı korku yaratmaktır. sorunları unutturmak için ortak bir düşman yaratmak, belirli ideolojik hedefler belirleyip tüm dikkatleri bu yöne çekmek gibi. Eğer bir psikolojik harekat mevcutsa üzerinizde baskı hissedersiniz. Çevrenizdeki yayın organlarının milletçe ya da toplulukça hassas yönlerinize dokunmaya çalıştığını anlayabilirsiniz. _Psikolojik savaşın saldırı ve savunma silahı; propaganda ve provokasyondur. Cephanesi ise; söz, yazı, resim… Bu savaş tarzının amacı, insanları ikna etmek ve değiştirmektir. Yöntemi de beyin yıkamadır. Bir savaşta nihai zafer, düşmanın yenilgiyi kabulüne bağlıdır. Düşmanın moral gücü olan maneviyatının çökmesi, ancak psikolojik savaş yöntemi olan propaganda ile mümkündür _Propaganda vurucu mühimattır. Algı yönetiminde temel hedef, kelime oyunlar ile kanaatlerin değiştirilmesi, kitlelerin en can alıcı noktasından saldırarak şüpheye düşürme ve acaba? sorusunu düşündürmektir. En etkili yöntem ise dedikodu ve asparagasın yayılması ve itibarsızlaştırma. _Eğer propaganda’da yetersiz kalırsanız başkalarının propagandasına yem olursunuz. Orduda önce komuta kademesi sonra azmini yitirmiş korkak askerler hedef alınır. Sivilde hedef kitle; öncelikle liderler, sonra kararsız ve tarafsızlar ile millet olma bilincini kaybetmiş, mensubiyeti olmayan kitleler hedef alınmaktadır. Psikolojik harekat eksik kalırsa askeri harekat da yetersiz kalır. _Kiralık kalemler: İstihbarat Servisleri tarafından propaganda için kullanılan, sipariş haberleri kamuoyuna servis eden, suni düzmece gündemler ile dikkatleri bir anda farklı bir yöne çekerek kamuoyunun gerçekleri görmesini engelleyen algı cambazlarıdır. Kavram savaşları ile zihinlere yerleştirilen zehirli tohumların mimarlarıdırlar. _3 F kuralı ile kitle yönetimi. 1. Cinsellik (Eğlendirme) 2. Din(Uyuşturucu arabesk). 3. Futbol (Enerjinin boşalımı)_(Düşünce, duygu, davranış.) _Ph Hidrojenin Gücü demektir. Su, bilindiği gibi iyi bir çözücü özelliğine sahiptir. Oluşturduğu çözeltide OH iyonu fazla ise bazik, H iyonu fazla ise asidik özelliktedir. Bu asidik ve bazik olma durumu canları ilk elden etkileyen bir durumdur. Bir maddenin pH değeri hidrojen iyonu [H+] ile hidroksit iyonunun [OH-] değişimlerinin oranına direkt bağlıdır. Eğer OH- ve H+ iyonlarından eşit miktarlarda mevcutsa, madde 7 pH değerine sahip olmak üzere nötrdür _PH, etkili bir silahtır. Toplumun zayıf olduğu noktalar istismar edilerek saldırılmaktadır. Kanaat önderleri, cemaat liderleri, tarikat şeyhlerine körü körüne inanmışlıktan güç alan topluluklar, gerçeğin hiçbir öneminin kalmadığı, piyon aktivistlerin yönlendirmelerine açık toplumun sosyo-ekonomik ve eğitim durumuna göre kurgulanmış propaganda kampanyası ile bozgunculuk, yağma, kargaşa, çatışma ortamına zemin oluşturulmaktadır. _Aidiyetin kaybolması ile millet olma bilincinin yok olması, ortak değerlerin yıkılması, mezhepsel ve etnik temelli çatışma zemini oluşturma gayretleri ile birlikte iç karışıklık ortamının evrilerek sosyal ve siyasi krizleri de beraberinde getirdiği öngörülmektedir._Örn_Emniyetin çözemediği olayları çözen proğramlar, şovmen doktor ve din adamları, gelenekleri yıkan evlilik proğramları, neye gülüneceğine ne giyileceğine karar veren proğramlar, eşcinsellerin gençlere rol model olması, siyasi programlardaki propaganda ajanlarının fikirlerini kendi fikirleri gibi sahiplenen hedef kitleler. Okuyarak değil izleyerek tarih öğrenilmesinin teşvik edildiği ve izleyenlerin embesillere dönüştürüldüğü kitleler. Toplumun dönüşümü ile düşünmeyen, düşünemeyen, sorgulamayan adeta mankurtlaşan kitleler üretmektedir._ _Evin reisi televizyon: Cinayetlerin ekranlarda çözüldüğü, genç, yaşlı, dul, bekar’ın evlendirildiği, dinini televizyonda öğrenen, tedavide sınır tanımayan yöntemlerin sunulduğu, tarihi dizilerden öğrenen, çocukların çizgi film karşısında kişilik bulduğu, her türlü iğrençliğin kabul gördüğü Aptal kutusunun esir aldığı bir toplum haline dönüştürülmesi, toplumsal olaylara tepkisizleşme, umursamaz hal ve tavır, ülkenin yozlaşma boyutundaki gerçek yüzünün suratına vurulduğu, ahlaki ve sosyal yozlaşma ile toplumun çıkmaz içine sokulmak istendiği aşikardır. Medya ile toplumsal ve sosyal sorunlara duyarsız, çıkarlarını daima ön planda tutan figür ve profillere yer verilmesi, toplumun temel yapı taşı olan ailenin çatırdaması, uyuşturucu kullanımın yaygınlaşması, intihar oranlarının artması, travmatik olayların çoğalması, toplumun mutsuz, depresyonlu ve melankolik bir hal alması hedeflenmektedir. Bu şekilde toplumda zayıf halklar çoğaltılarak bütünlük ve millet bilinci bozulmak istenmektedir. Türk toplumuna yönelik psikolojik operasyon odaklı bitmek tükenmek bilmeyen entrika, tuzak, kumpas ve taarruzlar ile ülke “0” gününde altın vuruş yapılmak için hazırlanmaktadırlar _Etnik, Kültürel, Mezhebi, Tarikat, Cemaat, İnanış, Görüş, Fikir, Taraf, Gelir Seviyesi ve siyasi kavramlar üzerinden gruplaşan toplumların direnç noktaları daha kolay aşılmaktadır. Ötekileştirilen, ayrıştırılan, itilen, kutuplaştırılan toplum, kucaklamayan siyaset, farklı görüşü kabullenememe ve fikri ayrışma, bloklaşma, tahammülsüzlük kitlelerin çatışma noktasına getirilmesi için ideal bir ortam oluşturur. Toplumu bölen simge, sembol ve işaretler ile ayrıştırma, aidiyet kazandırarak kitleleri çatıştırma iç savaş ortamı için en önemli katmanı oluşturmaktadır. _Sabah 6’da ”Bana mama ver köle” diye insani uyandiran bir kedinin kulagina: "sen kopeksin ve köpekler öğleye kadar uyur" diye fisildamak ve kedinin de kendini öğleye kadar uyuyan köpek sanması ve gidip uyumaması. _25 kare tekniği_ Bilinçaltı reklamcılık. Seks satar geyiği. Her kare 1 saniye: “Kole iç. Cips ye” diyor. _İnternette kumarda Türkiye dünya 3.sü… Helal gelir… Kararsızlar için anketler…Terör ile Güvenlik Özgürlük İkilemi İçerisinde Kalan kitle… _Yumuşak Güç kalplerin kazanılması için yapılan insani yardım odaklı çalışmalardır. _Kamu Diplomasisi: Yurtdışında yapılan propaganda faaliyetidir. _Düşmanı insanlık dışı olarak göstermek ve ona karşı nefret yaratmak. _Gobels: Halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin. _Kamu diplomasisi, bir ülke hükumetinin başka bir ülkenin vatandaşlarını ve aydınlarını kendi politik ve ideolojik düşünceleri doğrultusunda etkilemeye çalışmasını anlatan bir süreçtir. _Kültür saldırısı: Kendi kültürlerini yabancı kültürlere benimsetmek. _Algıyı kontrol etmek, zihni kontrol etmenin ilk adımıdır_Le bon: Kullanılması bilinirse psikolojinin tersanelerinde dünyanın en kudretli toplarından daha etkili silahlar vardır. Ülkede karışıklık çıkarmak, isyana teşvik etmek, menfaatleri çatışan iki grubu birbirine karsı kışkırtmak olan istihbarat servislerinin kullanacağı en önemli silah psikolojik harptir. _Sun tzu, çinlilerin hunları nasıl alt ettiğini şöyle anlatır. Hasım ülkelerde iyi şeyleri gözden düşürünüz. Hasım ülkelerin hakanlarının başarılarını küçük göstererek şöhretlerine gölge düşürünüz ve zamanı geldiğinde de kendi halkının onları hor görmesini sağlayınız. Aşağılık kişilerin işbirliğinden yararlanınız. Düşman halkın kendi aralarında olan uyuşmazlıklarını yayınız. Hasmınızın geleneklerini gülünç hale getiriniz. Hasmı güç harcamaya sevk ederken kendi gücünü korumayı bilmek gerekir diyerek iç savas çıkarmanın önemine de değinmistir. _Osmanlılar ile savaşmayı göze alan devletin halkı arasına karışarak, onlara Osmanlıların gücünü ve üstünlüğünü anlatarak morallerini bozmak ve genel güvenliği sarsmaktı. _Günümüzde hâkimiyet, silah ve kol gücünden çıkarak bilgi ve teknolojinin eline geçmiş, ona sahip olup en etkin şekilde kullananlar mutlak gücün sahibi olmuslardır. _Soğuk savaş ve psikolojik harp: Sıcak savaşların yerini soğuk savaşların aldığı siyasi arenada, artık düşman kabul edilen ülke topraklarının ele geçirilmesi devri kapanmış, bu ülkeleri sosyal, siyasal, hukuki, ahlaki ve kültürel olarak hegomonyalaları altına alma devri başlamıştır. Bu mücadelenin en büyük silahı ise psikolojik savaş faaliyetleridir. Amerika Soğuk Savaş sürecinde kendi kutbunda yer alan ülkelerin rejimlerinin devam etmesini, diğer kutupta yer alan ülkelerin ise rejimlerini değiştirmesini sağlamak amacı ile çeşitli psikolojik savaş faaliyetlerine girişmiştir. Bu dönemde müttefik ülkelerde sürekli olarak Sovyet emperyalizmi gibi birçok argümanla Sovyetleri kötülenmeye çalışılmış ve kapitalizm sempatik bir şekilde sunulmaya çalışılmıştır Afganistan’ı tek başına Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden kurtaran Rambo, kendisinin iki katı boyuttaki Rus boksörü en olmadık zamanda bile nakavt eden Rocky bu dönemin önemli psikolojik savaş figürleri arasındadır. Gorbaçov’un iktidarı sırasında başlayan açıklık ve şeffaflık politikalarıyla Rusya dağılmıştır. Kapitalist sistem Psikolojik savaş ile kan dökmeden tarihin en büyük zaferini kolayca kazandı. _Barıs sartlarında düsman hedeflerine yöneltilen psikolojik savasa “soğuk savas” denilir. _Provokasyon Tipi Psikolojik Savaş: Miting, gösteri ve cenaze törenlerinde topluluğun içerisine sızarak, inandırıcı birkaç kelime ile orada bulunanların hassasiyetlerini tahrik edecek söylemlerde bulunur, gerginliği arttırır ve öfkeyi ateşler. Propaganda ile düsman hiç yapmadığı seyler için suçlanır ve bu sayede zihinlerinde hatalı bir imaj olusturulur. Propagandada beyinlere her gün 1 cm çivi çakacaksın, 40 günde 40 cm girecek, girdiğini kimse hissetmeyecek, böylece yalan gerçek olacak” – Goebbels _Atatürk: “Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” Bu sözleri ile Atatürk, bir daha ki olası bir Türkiye saldırısında savaşması için oğlunu gönderen anne/babaların tekrar düşünmesini sağlamaktır. _Atatürk: "Orduya ilk katıldığım günlerde, bir arap binbaşısının 'kavm-i necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın' diye tokatladığı bir anadolu çocuğunun iki damla gözyaşında türklük şuuruna erdim. Ondan sonra türklük benim derin kaynağım, en derin övünç membaım oldu. Benim hayatta yegane fahrim, servetim, türklükten başka bir şey değildir." _Kontrollü gerilim stratejisi: Güçlü tarafın egemenliğini elinde tutmak için geliştirdiği bir yöntemdir, tehlikeyi kendi savaş kurallarına çekmeye çalışırlar. Kendi savaş kuralları şiddettir. Şiddetle beslenirler. Şiddete şiddetle karşılık vermek saldırgan tarafın orman alanına girmektir. Doğru, onurlu, açık, net duruş gösteren taraf psikolojik savaşta uzun vadede kazanan taraf olur. _Propaganda oluşturma teknikleri: _Korkuya başvurma, _Bir otoriteye referans, _Tren etkisi: "Herkes bunu yapıyor" diyerek bir hareket tarzını kabul ettirme. _Direkt emir: Bu teknik karar verme sürecini basitleştirmeyi amaçlar. _Reddin elde edilmesi: Nefret edilen bir grup insanın da aynı fikri savunduğu inandırılırsa hedef kitle bu görüşü terk eder._Parıltılı genellemeler: Duygusal olarak çekici sözlerdir. Yurt sevgisi, memleket; barış, özgürlük, onur gibi duygulara alakalandırılır. _Transfer. Genellikle suçu problemin bir üyesinden diğerine transfer etmek için kullanılır. _Sokaktaki adam. Propagandacılar sokak dili ve davranışı kullanarak kendi görüşlerinin ortalama bir kişinin de görüşü olduğu izlenimi verir. _Tanıklık: Bu hedef kitlenin kendini bu saygı duyulan kişi ile özdeşleştirmesi ve onun fikirlerini kabullenmesi amacıyla yapılır. _Damgalama: istenmeyen bir şeyle damgalayarak ön yargı oluşmasını sağlamayı içerir. _Günah keçisi: Suçu aslında suçlu olmayan bir kişiye veya gruba atmak. Böylece gerçekten suçlu olanlar korunur _Erdem sözleri: Hedef kitlede olumlu bir imaj sağlayacak sözlerdir. Barış, mutluluk, güvenlik, akıllı liderlik, özgürlük _Sloganlar: Slogan kısa, çarpıcı bir söz veya cümledir. Damgalama içerebilir. _İfade edilmemiş kabuller: Bu teknik propaganda mesajınız açıkça ifade edildiği takdirde kabul görmeyecekse kullanılır. Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir. _Hükümet raporları, tarihin tekrar yazılması, uydurma bilim, propaganda filmleri… _Beyaz propaganda : Kanıtlarla açık biçimde yapılan bir propagandadır. Zihinlerde açılan gedik büyütülecektir. Bunu sağlamak için beyaz propaganda yönteminde belirlenen doğru hedefi, binlerce kez tekrarlamaktan kaçmamak gerekir. _Gri propagandanın ana malzemesi “rivayetler”dir. Kaynak belli değildir, doğru bir olaya on tane yalan sokulup muhatabı küçük ve gülünç duruma düşürmek amaçlanır. Gri propagandanın amacı, kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli göstermek olabilir. _Kara propaganda: Kaynak gizlidir. Propaganda yapılırken kaynak dost olarak gösterilir. Halk bilgiyi kendi kaynağından aldığını zanneder. Yalan iftira, sahte deliler kullanılır. Gerçeği çürütmek, ortalığı karıştırmak, inançları sarsmak. Yalan, gerçekmiş gibi inandırıcı bir şekilde ortaya atılır. Amacı bir inancı yıkmaktır. ______ _Manipülasyon (Yönlendirme)_ _Cömertlik gücün işaretidir. Gizemli olun. Düşmanınızı kullanın ve kimseye güvenmeyin. Yardım isterken onun çıkarlarını gözetin. Kral gibi olmak için kral gibi davranın. Özgün ol. Tarzını parlat. Dikkat çekici ol. Saray mensubu ol. Görmezden gelin üstünlüğe ulaşın. İnsanları bağımlı kıl. Tahmin edilemez ol. Çok daha iyisini yapabilirmişsiniz gibi davran. İtibarı koru. Dürüstlüğünüzle düşmanınızı savunmasız bırakın. Enayi avlamak için enayi gibi davranın. Şikayet etmek zayıflıktır. _1.Yalan. Gerçekler çarpıtılır. 2. Duyguları kullanmak 3.Kışkırtma - Provakasyon. 4. Yanlışa yönlendirme. 5. Beyin yıkama,-tekrar- sirayet. Önemsiz şeyleri önemli gösterme. 6. Duygusal şiddet. 7-Mahrum bırakmak 8- Egoyu okşamak _Obskürantizm: _Bilmesinlercilik. Hakikatin bilinmesinin önlenmesidir. Halk yığınlarını bilgisiz ve karanlıkta bırakma anlayışı, aydınlık düşmanlığı. Örnek: Evrim teorisi'nin öğretilmesinin önüne geçilmesi çabalarıdır. Hristiyanlık dışı kitaplar yakılması. Bilgi güçtür ve bu gücü elinde tutanların, bunu paylaşmak istememek için takip etmiş oldukları yöntem. Obsküranistler, hür düşüncenin de en büyük düşmanlarıdır. Karanlıkçılık. _Agnotoloji: Bilgisizlik bilimi demek. Menfaat gereği cehalet yaymak. Agnotoloji, çıkar elde etmek için kasıtlı olarak kafa karışıklığı ve yalan bilgi yaymak demek. Toplumun bilgi sahibi olmasını istemeyenler tarafından yaratılan bilgisizliği inceleyen disiplin.İşsizliğe, yoksulluğa, cehalete, gelir dağılımındaki dengesizliğe, adalet sistemindeki çarpıklığa, rant için yok edilen doğal alanlara kafa yorma. ___ _Mantık Hataları – Safsatalar_ _Mantık, doğru düşünmenin kurallarını inceleyen felsefi bir disiplindir. Mantık, bilginin doğruluğunu değil, bilginin doğruluğunu ifade eden düşünce ve kavramların kendi içsel bütünlüğünün doğruluğunu inceler. Böylece mantıksal olarak doğru olan bilgi ve bilim anlamında yanlış olabilir. Mantık “kıyas “ denilen düşünme yöntemini kullanır. Bu esnada “çelişmezlik ilkesi”, “yeter neden ilkesi”, “üçüncü durumun olanaksızlığı” gibi ilkelere bağlı kalır. _Aristo’ya göre mantık hataları kıyas yaparken hatalı önermeler kullanılması ile oluşur. _3 tür kıyas vardır_ _1_Tümdengelime dayanan kıyas: Tüm insanlar ölümlüdür. Sokrates de bir insandır. O halde Sokrates de ölümlüdür. _2_ Tümevarıma yönelik Kıyas: Öğretmen maaşı geçinmeye yetmiyor. Doktor maaşı geçinmeye yetmiyor. Hakimlerin maaşı geçinmeye yetmiyor. Sonuç: O halde memur maaşları geçinmeye yetmiyor. _3_Analoji tipi kıyas: Akıl, Tanrıya benzer. Akıl, görünmezdir. Sonuç önermesi: O halde Tanrı da görünmezdir. _Mantık Hataları_ _ Sınırsız genellemeler: “Bütün kuşlar uçar” “Bütün domatesler kırmızıdır” _Özelden kalkıp genelleme yapan önermeler : Şu okulda üç kişiyi sigara içerken gördüm, demek ki okuldaki herkes sigara içiyor. _Önyargıya dayalı hatalar : Kişinin güvenilirliği eleştirilerek reddedilir _Duygu Sömürüsü- Hisleri istismar etmekten doğan hatalardır.“Şu adam başkan olsun, çünkü annesi yaşlıdır, _Hakikata zıt Faraziye : Olacağı farzedilen olayları ileri süren akıl yürütmeler. Olmamış olayları olmuş gibi göstermek. _Yanlış kıyas : Birbirine benzemeyen şeyler arasında yapılan kıyas _Yanlış sebep-Sonuç ilişkisi : Sahte neden. Birbirini takip eden olaylar arasında nedensellik ilişkisi kurmaktır. “Sonra gelen önce gelenden dolayı böyle oldu. “Ne zaman şemsiyemi unutsam yağmur yağıyor; demek yağmurun yağmasına şemsiyemi unutmam sebep oluyor. _Bilinmeyene başvurma: “Kimse aksini kanıtlayamadığına göre Tanrı vardır.” Yanlışımı göster,gösteremiyorsan haklıyım demektir.” _Sadece iki ihtimal üzerine kurulu hükümler: Eğer kapitalizm çökerse yerine komünist totaliter düzen(faşizm) gelecektir.O yüzden bu düzene razı olmak en iyisidir. _İki yanlış bir doğru eder: Kendi haklılığını kanıtlamak için başkasının benzer yanlışını ileri sürmek. “Ermeni soykırımından söz edenler önce dönüp kendi ülkelerinde Kızılderililere ne yaptıklarına baksınlar _Kanıtlanmış farzedilen öncül ile varılan sonuç: “Kürtaj cinayettir.Cinayet de bir suçdur.O halde kürtaj suçdur.” _Sahte neden uyduran safsata : “Daha bulaşık yıkamayı bilmeyen adamsın, bana gelip rusya’nın dış politikasını eleştiremezsin” Bulaşık yıkamayı bilmeme ediminden rusyanın dış politikasını bileme sonucu çıkmaz _Toplum genelini referans göstererek sonuca giden safsata: Ülkemiz fakirleşti ama tüm dünya da fakirleşti. _Yuvarlanan kar topu safsatası: Bir adım atıldığında onu da zorunlu başka adımların takip edeceği ve kaçınılmaz biçimde kötü olacak bir sonuca varılacağını işleyen akıl yürütmedir. “Eğer öğrencilerden birisine soru sorarak dersimi bölmesine izin verirsem,diğerleri de soru sormak isteyecek. _Totoloji: Aynı ifadeyi değişik sözlerle tekrarlamaktan ibaret safsata. İncil tanrının sözüdür.Bunu bize İncil söylediği için biliyoruz” _Otoriteyi referans gösteren safsata _Çamur at izi kalsın şeklinde safsata soru _Savunma mekanizmaları_ 1. Olgunlaşmamış: Yansıtma-yansıtmalı özdeşim (kendi suçunu başkasına atar ve o masum da kendini suçlu hisseder). Pasif agresiflik… 2. Nevrotik: İnkar, kıskançlık, bahane, gerileme, yer değiştirme (sinirini başkasından çıkarma), karşı tepki oluşturma, mültecilere sevmez ama onlarla çalışır. 3. Olgun: Espri, yüceltme, bilinçli bastırma, fedakarlık. ___ _Sendrom_ _Bir arada görülen belirtilerin tümü. Tek başına belirti ise semptom olarak adlandırılır. _Stokholm sendromu_ Rehinenin rehin alan kişiye sempati duyması. Banka soyguncusu tarafından altı gün boyunca rehin tutulan bir kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler. _Televizyon bağımlılığı_ Uyuşturucu gibi rahatlama ve coşku yaratır. Uzaklaşınca kızgınlık, depresyon. _ Aşırı empati sendromu_ "başkası bu konuda ne düşünür", "elalem ne der" düşüncesi. Bir nevi kendi kişiliğini eritip başkaları için yaşamaktır. _Peter Pan sendromu_Büyüme korkusu olan çocuklarda ve olgun oldukları halde çocuk gibi davranan insanlarda görülen davranış bozukluklarına. _Amok sendromu_ Cinnet halinde olma, sonuçlarını hesap edemeden şiddet kullanma durumudur. _Hayalet uzuv_Kesilen bir vücut parçasının sanki yerindeymiş gibi hissedilmesidir. _Asperger sendromu_sosyal etkileşimde zorluklar. Dar kapsamlı bir konuyla yoğun ilgilenme, tek yönlü laf kalabalığı. Empati eksikliği. Avusturalyalı dr. hans asberger _Lazarus sendromu_Başarısız kalp masajından sonra dirilme, isadan… _Orta yaş sendromu_ Kadınlarda menopoz, erkeklerde ise andropoz süreci öncesi değişen hormonal faaliyetlere bağlı olarak kişilerin cinselliğe karşı aşırı istek artışının oluşmasına verilen genel addır. _Öğrenilmiş çaresizlik sendromu_ Kazanılmış başarısızlık _Sallanmış bebek sendromu_ _Down sendromu_genetik düzensizlik sonucu 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması _Dorian Gray sendromu _Kassandra sendromu ______ _Mobbing_ _Kişiyi yıldırmak, ezmek demek. _Psikolojik taciz, zorbalık, saldırgan ve kaba bir dil, negatif eleştiri, şiddet, baskı, lakaplar, alaycılık ile kişi yıldırılır. Yani psikolojik bir terördür mobbing. İşçinin işi bırakması ya da daha iyi performans göstermesi için kullanılabilir. Sonuçta kişinin özgüveni zedelenip, kendini başarısız görebilirler. _Ters Mobbing: Asttan üste; sabote etme, talimatlara uymama, kasti yanlış işlem yapma, asılsız söylentiler çıkarma ve bilgi saklama gibi eylemler gerçekleştirilmektedir. _Zorbalık(kabadayılık): Saldırgan ve olumsuz tutumlarla, güçlünün güçsüzü ezmesi durumudur. _Politik zorbalık – şovenizm_ Herhangi bir şeye karşı aşırı bağlılıktan kaynaklı olarak, karşı gruba olan nefret ve kötü niyet duygularını da beraberinde getirir. _Taciz_ _Rahatsız etmek demektir. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama, alay, azarlama, ilgisizlik, bağırmak, manalı bakış, lakap, nefret dolu sözler, engellemek, yıkıcı eleştiri, suçlu hissettirmek… _Türleri: Sözel, fiziksel, cinsel, psikolojik, maddi, duygual, dinsel tacizler. Kabadayılık _Tacizin kaynağını; sevgi, sahiplenme, koruyuculuğun aksine güç ve kontrol oluşturur. (Seni seviyorum o yüzden...) _Sonuç: Taciz; kişinin kendine olan saygı ve sevgisini ve kendini algılayış biçimini tahribata uğratır. Kendini değersiz ve umutsuz hisseder. Korku ve endişe içinde giderek daha fazla içe kapanmaya başlar. Bu duruma eşlik eden utanç ve suçluluk duyguları ise kişinin kendini çevresinden soyutlamasını, yalnızlığını ve ümitsizliğini tehlikeli boyutlara taşır. Taciz; çocukların zeka, hafıza, algılama, sosyal ve ahlaki gelişim gibi psikolojik gelişim alanlarını olumsuz etkilemektedir. Bu durum, düşük zihinsel kapasite ve okul başarısını beraberinde getirmektedir Ebeveynlerinin sözel ve fiziksel istismarına şahit olan çocuklar; kişilerarası ilişkilerinde agresif, kavgacı, düşmansı davranışları hiç istismara uğramamış çocuklardan çok daha fazla göstermektedir. Annelerinin sözel ve/veya fiziksel istismarına şahit olan çocuklardan; erkekler ileride şiddet içeren davranışları model alabilmekte, kızlar ise bu tür tacizin hakim olduğu kadın-erkek ilişkisini normal olarak kabul edebilmektedir. Bunun sonucunda, ilerleyen jenerasyonlarda devam edebilecek istismar döngüsü oluşabilmektedir. _Porno şiddettir. Kavgalar, aşağılamalar, küfürler vs. pornodur. Porno içgüdülere hitap ettiği için, insanın akli dengelerini yozlaştırır. _Öfke kontrolü_ _Hissettiğimiz öfkeyi bastırmak, içimize atmak öfke kontrolü değildir. Aksine bu durumlar birikerek daha sonraki süreçlerde daha büyük öfke patlamaları yaşamanıza sebep olabilir. Öfkeyi kontrol etmenin ilk adımı hissettiğiniz öfke duygusundan kaçmadan hissettiklerini kabullenmek ve neden olan etkenleri bulmaktır. Kabullenin, derinine inin ve çözüm üretin. _Stres_ Baskı ve gerginlik halidir. _Stresin tatlı noktası olarak olumlu stres, hedeflerinize ulaşmanızı sağlamak için gereken şeydir. Bu miktar, başarılı olmak veya bir mücadelenin üstesinden gelmek için odaklanmanıza ve elinizden gelenin en iyisini yapmanıza yardımcı olur. 1. Strese yanıt vermenin iki temel yolu vardır: 1- Savaş veya kaç yanıtı: 2- Meydan okuma yanıtı: stresli olduğunuz zaman kendinize şunu söylemeyi düşünün: “Tamam, stresli hissediyorum ve bu iyi bir şey - bu stres daha iyi bir iş yapmama yardımcı olacak.” Araştırmalar, insanların strese bakış açılarını olumlu yönde değiştirmelerinin, hem fiziksel stres yanıtlarını değiştirdiklerini hem de sınava girme, konuşma yapma gibi birçok farklı durumda daha iyi performans göstermelerine yardımcı olduğunu göstermiştir. Duyguları kucaklayı, Duygularınıza (öfke, korku, üzüntü, utanma ve şaşırma gibi) size neyin önemli olduğunu veya neye ihtiyacınız olduğunu söyleyen bir sinyal olarak bakın. Ardından, iyi bir çözüm arayın; herhangi bir problemin içine gömülmüş olmak problemin korkusuna çözüm veya cevaptır. İsimlendir - Yeniden çerçevelendir: stresini tanımlayın ve onaylayın. Yarış düşünceleri, endişeler ve fiziksel semptomlar gibi belirtileri fark edin. İkincisi, stresinizi mücadele etmeyi ve fırsatları içerecek şekilde yeniden çerçevelendirin. Özetle, stresinizle arkadaş olmayı seçmeniz daha mutlu ve daha sağlıklı performans göstermenize ve daha uzun yaşamanıza yardımcı olabilir. ______ _İllüzyon – Sanrı_ _İllüzyon, yanılsama demek. Nesnenin farklı algılanması. Çöp tenekesini köpek sanmak gibi. _Halüsinasyon(Varsanı): Olmayan şeylerin varmış gibi algılandığı algı bozukluğu. Kişi hayaletler gördüğüne, sesler duyduğuna, ölülerle konuştuğuna, takip edildiğine inanır. Hasta dış gerçekliği reddederek zihninde yarattığı gerçeklere inanmaya başlar. _Halüsinasyon duyusal, Sanrı bilişseldir. _Sanrı (Hezeyan- Delüzyon) Sürdürülen yanlış algılardır. Batıl inançlar gibi. Düşünme bozukluğunun belirtileridir. İkna ile düzeltilemez. Kişi kendinin peygamber olduğuna, dünyayı kurtaracağına inanır. Rahatsız eden duygulardan inkar ederek kaçınırlar. Sanrı tipleri: paranoya, büyüklük, dinsel, ima çıkarma, kıskançlık… Kişi hayal ettikleriyle gerçekleri birbirinden ayıramaz. _Serap, optik bir doğa olayıdır. Uzak nesnelerin görüntüsünün, ışık ışınlarının bükülmesiyle, aslında bulunmadıkları bir yerde görünmesidir. Halüsinasyonun tersine, serap bir doğa olayıdır. Kamera ile kaydedilebilir. _Psikoz: Her türlü akıl hastalığının genel adı. Psikoz yaşayan bireyler gerçek olmayan şeylere inanabilir, görebilir veya duyabilir. Psikoz belirtileri : Halüsinasyon, Sanrılar, Düşünce Bozuklukları… ______ __HİPNOZ__ _Odaklanma + hayal gücü = Hipnoz _Hipnoz: İkna ve telkinlerle oluşturulan trans hali. Odaklanmanın en üst düzeye ulaştığı özel bir zihin durumudur. Yapay uyurgezerlik. Anestezi yöntemi. Uyku-uyanıklık arası hal. Bir büyü ya da illüzyon değil, bilimsel bir süreç. Hipnoz, Manyetizma ve Telkinlerle sağlanır. Manyetik hipnozun temsilcisi Mesmer. Hipnozun 3 hali: Telkin, donma ve uyurgezerlik. Pierre Janet (1859-1947) deneyleri, hipnozu kolaylaştırıcı etkenler: Doğal uyurgezer olma, ruhsal bir çöküntü geçirmiş olma, zihinsel yorgunluk, aşırı heyecanla kendini kaybetme, yönetilmeye eğilimli olma, güven… Hipnoz sırasında beyin dalgalarını theta frekansındadır. Aşk hipnotik bir durumdur. Tv, araba, kitap okuma... doğal hipnozdur. Doğaüstü mucizevi bir durum mu yoksa şarlatanlık mı? Dissosiyatif bir süreçtir. _Dissosiyatif Bozukluk: Tıbben bir neden olmaksızın kişideki algı bozukluğu. Unutma, dalıp gitme, hayaller kurma… Travmaya bir cevap olarak ortaya çıkar. Derealizasyon, Amnezi, çoklu kişilik bozukluğu çeşitleridir. _Hipnoterapi: Bir psikoterapi yöntemi _Pavlova göre hipnoz, şartlı reflekstir. _Freud: Hipnozitör, sujenin ideal benini temsil eden otoriter baba rolünü üstlenmekte. Suje de babaya itaat eden çocuk rolünü oynamakta. _EEG Elektroensefalografi ya da Beyin Çizgesi Yöntemi, beyin dalgaları aktivitesinin elektriksel yöntemle izlenmesini ölçen yöntemdir. _Normal bilinçli zihin, eleştirel ve sorgulayıcıdır. Hipnotik trans halindeki zihin ise bilinçten ve gerçeklikten uzaklaşmış, yönlendirilebilir haldedir. Kitap, tv, araba sürme hipnoz halleridir. Pek çok uzman her türlü hipnozun aslında kendi kendine hipnoz olduğu konusunda hemfikirdirler. _Frans Anton Mesmer (1734 -1815) Modern hipnotizmin mucidi. Yıldızlardan görünmeyen manyetik bir akımın çıktığına ve bu akımın insanların sağlığını etkilediğine inanırdı. Yıldızlar ve hasta arasındaki uygun akım, acı çeken hastanın vücudunu mıknatıslarla ovarak, sıvıyı yeniden dağıtarak böylece de sağlığını ona tekrar kazandırarak sağlanırdı. Zamanla, Mesmer, aynı faydaları, ellerini hastalarının üzerinde gezdirerek de ortaya çıkarabileceğini buldu. Bir süre sonra bir şarlatan olduğu gerekçesiyle Viyana’da çalışması yasaklandı. Kral 16. Louis'nin davetiyle Paris'e gitti. Orada da popüler oldu. Doktorların, onların göğsüne dokunacakları endişesiyle kadınların kalp atışlarını dahi dinlemedikleri bir çağda Mesmer'in yöntemi taciz olarak görüldü. Mesmer'in, doktorların çoktan vazgeçtikleri hastaları tedavi ediyordu. Benjamin franklinin de olduğu komisyonun bulgusu, iyileşmelerin manyetizmadan değil de hastaların inanmalarından ve hayal etmelerinden kaynaklandığı yolundaydı. _Mesmer'in temel inanışı insanların vücutlarının içinde bir çeşit güç olduğudur -odic güç- ve bu gücü insan iyileştirme, tedavi etme, zarar verme hatta öldürme amaçlı kullanabilir, ana kontrol mekanizması kişinin kendi isteği ve arzusudur bu gücü kullanmada. _Mesmerizm: Büyü. Hipnozun eski adı. Hipnoz, psikoloji, manyetizma gibi alanlardan yararlanan bir olgudur. Evrenin dokusunu oluşturan gözle görülmeyen bir madde vardı ve bu maddenin insan bedenindeki dengesizliği çeşitli hastalıklara yol açıyordu. Dr. Mesmer evrenin hammaddesinin akışını etkileyebileceğini iddia ediyordu. Bu sayede insan vücudundaki sağlıklı denge oluşturulabilirdi. Yüzlerce insanı aynı anda iyileştirdiği söyleniyordu. Önce bir ağaca dokunuyordu ve ağaca sözde manyetik enerjiyi aktarıyor, daha sonra da iyileşmek için insanların ağaca dokunmasının yeterli olduğunu söylüyordu. Zaman zaman insanları geniş bir dairede oturtuyor ve uzun bir teli tutmalarını istiyordu. Kendisi de herkesin temas ettiği telde evrensel akışı sağlıyor ve iyileşmenin başladığını savunuyordu. Benjamin Franklin şu ünlü cümlesini söyledi: “Eğer bu hastalar iyileşiyorsa bu Mesmer’in gücü sayesinde değil bu kişilerin kendi hayal güçleri sayesinde oluyor. Mesmer’in farkında olmadan kullandığı şey telkin kavramıydı. Aynı zamanda plasebo, yani inancın gücü gibi faktörler de çalışmaların başarısını artırıyordu. _Yüksek beklenti ve ikna edici faktörler insanın bilincini etkileyerek yönlendirebiliyor. _İskoç cerrah Esdaile, 300'ün üzerinde acısız ameliyat yapmak için mesmerizmi kullandı. _Mesmer'in bu fikirlerinin ve uygulamalarının evrimi James Braid'in 1842'de hipnozu keşfetmesini sağlamıştır. _Dr. James Braid (1795-1860) Edinburg. Braid, "Hipnozun Babası" unvanını hak eder çünkü yöntemin ismi Mesmerizmden "Hipnoz"a çeviren odur. Mesmerizme ilgi yeniden canlandırıldı. Muhafazakâr bir tıp uzmanı olması ve bilimsel yaklaşıma önem vermesi hipnozun ilk defa saygı duyulan bir konuma yaklaşmasını sağladı. Manyetik sıvılar olmadan hipnotik durumun kazanılabileceği fikrini ortaya atan ilk kişi Braid'dir. O, doğrudan vücudu etkilemek yerine, hipnozcunun, deneği yalnızca telkin yoluyla etkilediğine inanıyordu. Hipnoz hadisesinin hipnozcunun sihirli güçlere sahip olması gereğinin aksine, deneğin telkine yatkınlığına bağlı olduğu sonucuna varmıştır. "Braidizm" kendisi uygun telkinleri verirken, hastalarından bir noktaya odaklanmalarını istiyordu. _Freud: Anksiyetenin muhtemel sebepleri için bilinçaltını incelemek amacıyla hipnozu kullanan ilk kişilerden biri. Freud, hastalarının hepsinin, bu yönteme karşı istekli olmadıklarını ve sonuçların her zaman kalıcı olmadığını keşfettiğinde hipnozun büyüsünden kurtuldu. Freud'un bu yaklaşımı bırakması hipnozu büyük ölçüde geriletti. Yeniden şarlatanların, eğlence dünyasının ellerine düştü; _Hipnoterapi, zihin süreçlerinin vücut üstünde doğrudan etkileri olduğu fikrine dayanır. Hoş şeyler düşünüyorsanız kalp atışınızla vücudunuzu daha rahatlamış hissedeceksiniz. Ne verirsen onu alırsın. Eğer düşüncelerinizin olumsuz olmasına izin verirseniz, bu olumsuz tutumlara ve inançlara yol açabilir. Yeterince sıklıkla tekrarladığınız şey otomatik hale gelir. _Dur tekniği: Olumsuz bir düşünceden hoşlandığınızda "dur'diye düşünün. Olumlu düşünmek daha faydalı olacaktır. Bazı kelimeler zihninizde başarısızlık veya şüphe uyandırabilir. Bu kelimeleri kaldırmak da işe yarayacaktır. Umut, yeniden denemek. "Yönetim odasına girdiğimde sakin ve kendine güvenen biri olarak davranabilirim telkinde bulunabilir. Fiziksel süreçlerin zihin üzerindeki etkisi, ilaç ya da kafein içildiğinde fark edilebilir. Anksiyeteye yol açabilir. Benzer şekilde, zihinsel ve duygusal deneyimlerin vücutta belirli reaksiyonları ortaya çıkardığı görülebilir. Beyin / vücut seviyesinde, hipnoterapiyi takiben endorfinlerde (vücudun kendi doğal acı yokedicisi) artmalar kaydedilmiştir. Hipnozdaki telkinler bilinçli süreçten geçmeden doğrudan bilinçaltı zihine gider. Faydalıdır; çünkü yapıcı ve olumlu telkinler yeniden yapılandırmayla sonuçlanabilir. Hipnozun etkileri, gündelik telkinlerinizin türüne bağlıdır. _Tasavvur: Zihinde canlandırma: Tasavvurun bilgiden daha önemli olduğunu söyleyen Einstein'dı. Tasavvurun zihnin daha derin kısmının dili olduğu ileri sürülür. "Hayalî deneme" başarılı sonuçlar ortaya çıkarabileceğini gösterir. Kendilerini daha sakin hissetmeyi isteyen insanlar, endişe duygularını, ateşe atılan ve kolayca yanan çöp olarak hayal edebilirler. Sınavdan korkan birinin, hayalinde sürekli sınavları çok sevdiğini ve çok sakin olduğunu tekrar tekrar düşünmesi her şeyin tıpkı hayalinde planladığı gibi gittiğini gördü. Tasavvurun etkisi iradeden daha güçlü. Korku filmi izleyenin arada güzel manzaralar düşünmesi sizi rahatlatır. Romatizma için güneş ışığını hayal etmesi gerekti. Migren ağrısını sert şapkanın yumuşadığı olarak düşünülebilir. Tasavvur, hipnotik durumu yaratmak için kullanılır. _İçsel danışman tekniği: Kendinize içsel bir danışman, sırdaş, rol modeli yaratın. Tanışın ve konuşun._Yapmanız gereken tek şey, kontrolü elinize almaya karar vermenizdir. Fark yaratabilirsiniz. Değişimi yaratmak sizin elinizdedir. Goethe'nin de dediği gibi: "Yapabileceğiniz veya hayal edebileceğiniz her şeye başlayabilirsiniz. Cesaretin dehası, gücü ve büyüsü vardır. Şimdi başlayın." Daha iyisini hak ettiğinizi bilin ve bunun için uğraşın. _Anestezi yöntemi olarak kendi kendine hipnoz…Aynı saatlerde, tekrarlarla, sabırla. _Hipnozda 'kilitlenip kalma' korkusu yaşadıklarını ifade eden hastalarım oldu. Sabah saatleri çalmadan birkaç dakika önce uyanacak şekilde kendilerini programlayabilen pek çok insanla. _Bulutların arasındaki dünyaya gitme tekniği, Gözü Sabitleme Tekniği, Gevşeme Tekniği ve Merdiven Tekniği. _Gözlerinizi açtığınızda kendinizi tazelenmiş, sakin ve canlı hissedeceğinizi telkin edin. Kaslarınızı sıkıp yavaşça bırakın ve tüm vücuda uygulayın. Kendini tıpkı beşikte sallanan bir çocuk gibi veya bir salıncakta sallanır gibi hissetme. Vücuttaki gerginliklere odaklan ve her nefete atıldığını düşün. Bu güzel yere doğru inişim devam ettikçe derin bir rahatlık duygusu varlığımın en derinine kadar işliyor"ulaşınca kendinizi seçmiş olduğunuz o özel yerde bulun. Koklama, dokunma, duyma ve tatma gibi uygun olan duyumlarınızı kullanın. _Eğer kaygı hayatınızı istediğiniz gibi yaşamanızı engelliyorsa, düşüncelerinizde kendi kendinizle olumsuz bir şekilde konuşuyor olmanız ihtimali vardır. Olmasını istediğiniz şekli denemek ve takviye etmek için "Dur" tekniği, çok faydalı olacaktır. Korktuğunuz şeyi canlandırmak. Kalabalıkta dolaşmak, arkadaşlarla buluşmak, konuşma yapmak. ______ __His_Telepati_Önsezi__ _Freud: Bizler gibi ruhçuluğa karşı olan materyalist kişiler bile, bazı doğaüstü olayları inkar etmiyoruz. _Astral Seyahat_ _Uyku gibi hallerde, fiziksel bedeni dışında, bilinci yerinde olarak başka mekânlarda dolaşmak üzere yapılan yolculuklar. İrâdî olarak gerçekleştirilebilindiği iddiası ve deneyim sırasında bilinçli olunması sebebiyle diğer beden dışı deneyimler arasında özel bir yeri vardır. Astral beden için duvar gibi fiziksel nesneler ve uzaklık bir engel oluşturmayacağı ileri sürülür. Yani, iddialara göre kişi bu bedeniyle bir anda kıtalararası yolculuk yapabilir. Fiziksel bedenden çıkıldığında öte-âlem varlıklarının görülebileceği de ileri sürülmektedir. Uyku sırasında yapılan astral seyahatın fiziksel bedene dönüldüğünde bir rüya tarzında anımsandığı söylenmektedir. Astral seyahatin okült ve teozofik kaynaklarda "irâdî olarak fiziksel bedenden ayrılma" şeklinde tanımlanmasına karşın, İngiliz parapsikolog Celia Gren bir ayrım yapmış ve “fiziksel bedendışı deneyimler”den kendiliğinden (iradedışı) oluşanları için ekzomatik deneyim terimini ortaya atmıştır. _Esîr ya da ether, maddenin algılanamayan dördüncü hali olarak kabul edilmişti. Teozofi'ye göre, Şamanizm'de ve birçok inanışta sözü edilen "gök katları", maddenin bu dördüncü halinin birbirini izleyen derecelerinin belirtilmesinden ibaret olduğu düşünülmektedir. _His: Dış dünyâya ait etkileri, duyular yoluyla idrak etme. Değişik his türleri vardır: Sıcaklık, denge, acı, zaman, açlık, solunum… _6. His: İçe doğma. Kişinin olacak olayları tamamen doğal bir güdü ile önceden bilmesidir. Normal zekamızla anlayamadığımız pek çok olayın sebep-sonuç ilişkisini anlamamızı sağlar. Medyumluk ve sezgi hep altıncı duyu konusudur. Kadınların en çok güvendikleri his sınıfıdır. _Parapsikoloji: Doğa üstü olayları araştıran psikoloji dalı. Duyular-dışı algılama, psikokinezi, ölümden sonra yaşam gibi konulara ilişkin paranormal olayların, deneysel yöntem yoluyla, çok disiplinli etüdü. Yunancada “ötesinde” anlamına gelen “para” ekinin psikoloji sözcüğüne eklenmesiyle elde edilmiş olup, ilk kez 1889'da Alman psikolog Max Dessoir tarafından kullanılmıştır. Parapsikolojinin temelleri mesmercilik dönemde ortaya atılmıştır denilebilir. Çünkü bu dönemde ilk defa bir bilim insanı, bir tıp adamı, hastalarını ruhsal şifa yöntemleriyle tedavi ettiğini iddia ett. 1885’te ABD'nde özellikle psikolog William James’in çabalarıyla parapsişik araştırmalar yapmak üzere yeni bir dernek kuruldu. _Parapsişik: Kökeni psişik olan ve geleneksel kural ve bilgilerle ya da bilinen fizikokimyasal yasalarla açıklanamayan fenomenler bütünü olarak tanımlanır. _Paranormal: Normal dışı, normal ötesi. _Psişik: Telepati, geleceği görme gibi doğaüstü yeteneklere sahip kişi. _Metapsişik: “Metafizik” terimiyle karıştırılmaması gereken “metapsişik” terimi, “insanın olağan ruhsal fenomenlerini aşan, henüz yeterince açıklanamayan, insanın birtakım bilinmeyen yetenekleriyle oluşturduğu tüm paranormal olayları konu alan araştırma alanı” olarak tanımlanır. “`Bedene bağlı ruh`a ait” anlamındaki “psişik” sözcüğü ile “ötesinde” anlamındaki “meta” sözcüklerinden türetilen metapsişik terimi ilk kez 1905’te Paris Tıp Fakültesi fizyoloji profesörü Charles Richet tarafından kullanılmıştır. _Önsezi: Henüz hiçbir belirtisi yokken bir şeyin olacağını sezme. _Prekognisyon, meydana gelecek olayların önceden paranormal olarak algılanması. Prekognisyon ile premonisyon arasındaki fark, prekognisyonun özel bir olay hakkında açık bir bilgi içermesine karşılık, premonisyonda meydana gelecek olayla ilgili yalnızca belli belirsiz bir hissetmenin söz konusu olmasıdır. _Postkognisyon, kişinin geçmişte kendisinin bulunmadığı bir olayı paranormal olarak algılaması. _Medyum: Ruhlar alemi ile iletişime geçebildiğini ve ölülerle canlılar arasında iletişim kurabildiğini iddia eden kişi. _Aparisyon: Spiritüalizmde ruhların ortamı, nesneleri ve bunun gibi şeyleri değiştirerek kendilerini belli etmesidir. _Materyalizasyon, maddeleşme anlamına gelmekte. Demateryalizasyon, maddelikten çıkma. _Durugörü: Canlı ve cansız nesnelerin ve olayların beş duyunun yardımı olmadan algılanması. _Zamansal durugörü: Yeteneğin geçmiş veya gelecekteki olayları algılamaya yönelik olması. _Gizligörü (lüsidite) Gözler kapalıyken çevreyi görebilme. _Kritoskopi. Cisimlerin ardını görebilme. _Teleoptik: 5 duyu organı ile algılanamayacak uzaklıkta veya kapalı bir ortamdaki canlı ve cansız nesneleri ve olayları algılayabilme _Telekinezi: Maddeler üzerinde düşünce gücüyle etki yapma olarak tanımlanır. _Diğerkamlık: Başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme. _Spiritüalizm - ruhçuluk - öte âlemcilik - tinselcilik _Bilokasyon: İnsanın aynı anda iki ayrı yerde görülmesi _Alteroskopi: Kişinin başkalarının bedenlerindeki iç organları, bunların işleyişlerini, auraları görebilmesi ve bu sayede bedensel rahatsızlıkları saptayabilmesi. _Kinestetik hissi sayesinde tüm vücut parçalarımızın nerede olduğunu biliriz _Telepati: Beş duyunun yardımı olmaksızın gerçekleştiği ileri sürülen bilgi aktarımıdır. Düşünce aktarımı, verici bir telepattan (telepatik irtibatın oluştuğu kişilerden her biri) alıcıya veya alıcılara düşüncelerin aktarılması fenomenine verilen addır. Bir başka deyişle telepatik yolla aktarılanın düşünce olması durumunda, fenomen “düşünce aktarımı” adını alır. Araştırmacılar Avustralya'daki bazı orman kabilelerinin beş duyu dışında bir iletişim yöntemi kullandıklarını bildirmektedir. _Ezoterizm: Bir konudaki derin bilgilerin ve sırların ehil olmayanlardan gizlenerek, bir üstad tarafından sadece ehil olanlara inisiyasyon yoluyla öğretilmesidir. _İnisiyasyon (Süluk): Bireyin spiritüel gelişimi için, 'spiritüel tesir'i alıp aktarabilen bir üstadın sert ve sürekli kontrolü altında, bir düzen ve disiplin içinde, sınavlara dayalı tarzda, metodlu olarak eğitimi şeklinde tanımlanmaktadır. _İçgüdü: Canlıları, araya akıl ve düşünce, bilinç girmeksizin, kendilerine yararlı ya da gerekli birtakım eylemlere yönelten doğal duygu. _Reseptör: Hücre dışındaki bir sinyali hücre içine taşıyan bir protein. _Alfa Omega: İncile gore tanri der ki: Ben alfa ve omegayim. Baslangic ve sonum. _Altın Üçgen: Üçüncü göz çakranızın bulunduğu noktada bir altın üçgen imajinasyonu yapmanız yoluyla şifa verebildiğinize inanılır. _Kuantum mekaniği: Madde ve ışığın, atom ve atomaltı seviyelerdeki davranışlarını inceleyen bir bilim dalı. Dalga mekaniği adlarıyla da anılır. Kuantum mekaniği; moleküllerin, atomların ve bunları meydana getiren elektron, proton, nötron, kuark, gluon gibi parçacıkların özelliklerini açıklamaya çalışır. _Çokluevren: Birbirinden farklı, gözlemlenebilir evrenlerin hipotezsel toplamı.Teleskop ile gözlemleyebildiğimiz bilinen evren yaklaşık 93 milyar ışık yılı genişliğindedir. _Kelebek etkisi: Bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Edward N. Lorenz'in çalışmalarından biri olan Kaos Teorisi ile ilgilidir. _Aristo'ya göre zaman hareket eseri ortaya çıkmıştır. O halde zaman hareketin ürünüdür. _Carl Sagan da zaman yolcularının burada olabileceği ancak varlıklarını gizledikleri ihtimalini ya da zaman yolcuları olarak fark edilemediklerini iddia etmiştir. Zamanda yolculuk teknolojisini icat edebilecek geleceğin insanlarını, geri gelip günümüz insanlarına bunu göstermeye ikna etmeye çalışmak için birtakım deneyler yapılmıştır. Bir kişinin “geleceğe yolculuk” yapması için çeşitli yollar vardır. Örneğin, bir gözlemci Dünya’dan uzağa bir yolculuk yapabilir ve bağıl hızda geri dönebilir. Gözlemcinin kendi saatine göre yolculuk sadece birkaç yıl sürmüştür ancak Dünya’ya döndüğünde binlerce yılın geçmiş olduğunu. Süper kütleli cisimler kullanmaktansa sirkülasyonlu lazerler kullanarak zamanda geleceğe yolculuğun deneysel olarak kanıtlandığı varsayılmaktadır. Eğer kısa ömürlü bir atom altı parçacığın daha uzun süre yaşadığı gözlemlenirse, bu onun hızlandırılmış bir hızda geleceğe seyahat ettiğini göstermektedir _Termodinamik: Isı, iş, sıcaklık ve enerji arasındaki ilişki ile ilgilenen bilim dalıdır. Basit bir ifadeyle termodinamik, enerjinin bir yerden başka bir yere ve bir biçimden başka bir biçime transferi ile ilgilenir. _Ütopya, aslında olmayan, tasarlanmış ideal toplum. _Lüsid rüya : _Kişinin rüya gördüğü sırada, rüya gördüğünün farkında olması hâline ve rüya gördüğünün bilincinde olduğu bu tür rüyalara verilen addırv Doğu’nun lüsid rüyaya önem veren bâzı mistik ekollerinde üstat, öğrencisine gördüğü psikofizyolojik kaynaklı rüyayı yönlendirebilmesi için imajinasyonu denetleme tekniklerini öğretir. Bu teknikleri uygulayabilen öğrenci, rüyasında vahşi bir hayvan tarafından kovalanmaktaysa, rüyasında bilinçli hâle geçer (lüsid rüya hâli) ve imajinasyonunu denetlemesi sayesinde rüyanın kalan kısmında bu kez kendisi o vahşi hayvanı kovalayabilir. _(Evrim Ağacı Yorumu)> Lucid Dreaming (Yarı-Uyanık Rüya), beynin uyku durumuna tam olarak geçememesine rağmen, vücudu uyku durumuna sokması sonucunda meydana gelir. Bu durumun kötü bir versiyonu uyku apnesi (karabasan olarak bilinir ki bu foto-albümde o konuda da bilgi mevcut) görülmekteyken, olumlu rüyalar görüldüğünde "Lucid Dreaming" olarak anılır. Bu olay sırasında beynin uyku moduna alınması gereken bölgeleri çalışmayı sürdürür ve etraftan gelen veriler yarı-bilinçli olarak işlenmeye devam eder. Bu sebeple eğer ki bu dönemde rüya görülecek olursa, bilincimiz "yarı-bilinçli" olarak bu rüyaları da fark edecek dolayısıyla duyu organlarımızla bu rüyayı kontrol etmemiz mümkün olacaktır. İşte bu Yarı-Bilinçli Rüya deneyimidir ve düzgün bir şekilde çalışılarak öğrenilebilecek bir yetenektir. Bilimde ruh diye bir kavram yoktur; ayrıca bilimsel olarak geleceği ve hatta şimdiki zamanda, farklı coğrafyadaki bir olayı rüya sırasında görmenin bir yolu yoktur. Astral Seyahat ettiğini iddia eden insanlar, sadece kendilerini rüyalarında gördükleri bir Lucid Dreaming deneyimi yaşamış bireylerdir. Günümüzde, gerçekten Astral Seyahat ile ekstradan bilgi sahibi olan kimseye rastlanmamıştır. Bilimde ne "astral beden" ne de "ruh" kavramları bulunmaktadır. İkisi de sahtebilimin var ettiği mistisizm ögeleridir. ______ _Algı_ _Algı : Bilginin alınması ve anlamlandırılması yeteneğidir. Zihnin çeşitli görüngülerin ve kavramların arasından seçerek öğrendiği tüm kavramlara algı denir. _Algıda seçicilik : Çevrede bulunan uyarıcılardan bir ya da birkaçına dikkati yöneltmektir. _Algıda değişmezlik : Daha önce çeşitli özellikleriyle algılanan nesnelerin, bu özellikleri değişmesine rağmen, algılarının aynı kalması, yani aynı nesne olarak algılanmasına denir. _Algıda derinlik : Nesneleri üç boyutlu (bkz: 3d) olarak algılamamıza verilen isimdir. _Algı yönetiminde kullanılan bir usul de tekrar etmedir. Aynı şeylere maruz kaldığınıza baştan direnseniz bile sonra alışırsınız. Çoğunluğun eğilimine göre toplum “bu kadar insan yanılıyor olamaz” düşüncesiyle “uydum kalabalığa” deyip o tarafa yönelir. Rivayet ve haberlerle korku ve endişe oluşturmak bir başka algı yönetimi biçimidir. _Amerikalı diplomat Henry Kissinger, “Bir şeyin gerçek olması pek o kadar önemli değildir; fakat gerçek olarak algılanması çok önemlidir. Sosyal medya, diziler ve bilgisayar oyunlarıyla toplumu duyarsızlaştırmak başka bir algı yönetimidir. Toplum bu kitle iletişim araçlarıyla adeta narkozlanır. Her türlü operasyona açık hale gelir. Kitleler Psikolojisi kitabının yazarı Gustave Le Bon “Kullanılması bilinirse psikolojinin tersanelerinde dünyanın en kudretli toplarından daha etkili silahlar vardır.” diyerek algı yönetiminin en güçlü silah olduğunu bildirir. General Cato: “Ayrıca Kartaca’nın yıkılması gerektiği kanısındayım.” _Sürekli söylenen şey hafızamıza kazınıp hipnoz etkisi yapıyor ve tekrar edilen şeye inanmaya başlıyoruz. _Lucretius' (MÖ 99-55) “Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir!” demiş. Güçlü ve çoğunluğa sahip olma görüntüsü diğer bir algı yönetimidir. İnsanlar zarar görmemek ve fayda temin etmek amacıyla güçlüden ve çoğunluktan yana olmak isterler _Ters Algı Psikolojisi_: _Kişinin tam tersini yapmalarını isteyerek bir şeyler yapmaya ikna edildiği bir stratejidir. Doğrunun içine herkesin bildiği bir yalanı koyarak doğrunun inandırıcılığını kaybettirmektir. Ters algı görsel ve gizli kodlarla yapılırken düz algı sadece kelimelerle yapılabilir. _Ters psikoloji, insandaki tepkisellik özelliği kullanılarak kişileri yönlendirme biçimidir. Birey bir şeyi yapma ya da seçme özgürlüğünün tehdit edildiğini ya da kısıtlandığını düşündüğünde, kendi özgürlüğünü tekrar ortaya çıkaracak şekilde, denilenin aksini yapar. _Bir fıkra vardır. Bir gemi fazla ağırlık nedeniyle batmak üzeredir. Ancak bazı kişiler denize atlarsa gemi kurtarılacaktır. Amerikalılara yüzme sporunun öneminden bahsedilir. Bir kısım Amerikalı denize atlar. İngilizlere deniz suyunun faydalarından bahsedilir. Bir kısım İngiliz denize atlar. Gemide Türkler de vardır. Türklere “Denize atlamak yasaktır” derler. Türkler bunun üzerine denize atlarlar. _Ters çaba kuralı, bir şey için ne kadar çok çaba harcarsak o şeyi gerçekleştirmek konusunda o kadar etkisiz hâle geldiğimizi söyler. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, beyin onu size çeker, korktuğunuzu başınıza getirir! Bataklıktan çıkmaya çalıştıkça, dibe gömülmeye benzer. ___ _İkna_ _Kişinin, kaçıncı çocuk olduğunu bilmek, ikna olma tutumlarını da bilmek demektir. Eğer ikna etmek istediğin kişinin kaçıncı çocuk olduğunu biliyorsan tavuk kümesine girmiş tilki gibi sevinebilirsin çünkü elinde büyük bir koz vardır demektir. _1_İlk çocuklar üzerlerinde aşırı disiplin gösterildiği için zamanla mükemmeliyetçi olurlar. Herkesin güvendiği, önemli bir iş olduğu zaman çağırdığı tam bir görev insanı haline dönüşürler. Başarılı siyasetçi ve iş insanlarının genelde ilk çocuk olması pek de tesadüf değildir. İlk çocuklar genelde aynı anda yüz tane iş yapmaya çalışırlar ve sorumlulukları çok bile olsa yenilerini kabul etmeleri zor olmaz. Bu sebeple ona "bunu ancak senin gibi biri yapabilir" türü cümleler kurman önemlidir. Görev insanı olduğu için ölüp bitse bile senin vereceğin yeni angaryaları kabul edecektir. Ailelerinin bunları büyütürken beklentileri yüksek olur. Hepsi büyüyünce prens yada prenses olacaklarına inandırılırlar. Bu sebeple pohpohlama bunlarda harikalar yaratır. Baktın motivasyonları düştü ver pohpohu. Bir de her zaman mükemmel olmak zorundalarmış gibi hissederler. Bu sebeple en ufak hatalarını yüzlerine vurursan anında suçluluk durumuna geçerler. _2_Ortanca veletler, pek fazla ilgi ve dikkat görmezler. İlk ve son çocukların aldığı ihtimamın binde biri bu garibanlara verilmez. Aile resimlerinde bile zar zor belli olurlar. o yüzden acayip ilgi açlığı içindelerdir. ancak ikna edilmesi zor tiplerdir. çünkü tüm yaşamları hem anne babaları, hem de ailenin popüler diğer çocukları arasında diplomasi yapmakla geçmiştir. İlk ve son çocuklar kavga ederler aralarını bu garibanlar bulur. Bu arkadaşlar sürekli kendilerini diğerleriyle kıyaslamaya alıştıkları için geride kalmaktan nefret ederler. Firmalarda en iyi müdürler ve orta seviye yöneticiler bunlardan çıkar. İkna işinde en zorlu rakipler bu ortanca çocuk veletleridir. Hiç sevmeyiz. _Sonuncu cocuk_İşte en güzel çocuk tipine geldik. Ailelerin şımarttığı, bir dediklerine iki demedikleri çocuklar bunlardır. Bu sebeple aşırı sosyal, kendine güvenli ve dışa dönük olurlar. Eğlencelerin göz bebeği bu tiplerdir. Seksen yaşına gelseler gene çocuk kalırlar. Çünkü birinci çocukların yediği baskıyı yememiş ve bağımsız bir kişilikleri olmuştur. Bu arkadaşları ikna konusunda ana mesaj hep "eğlence" olmalıdır. Eğlence var derseniz sizinle çöle bile gelirler. Hatalarını hiç üstlenmezler. En korktukları şey sorumluluk üstlenmektir. Özellikle her türlü kolay yoldan iş yapma projesine bayılırlar. İnsanlarla ilişki içinde olmaları gereken işlerde başarılı olurlar. Yalnız ve tek başlarına kalmak en büyük korkularıdır. O sebeple bu korkularına oynarsanız ateşteki tereyağ gibi eriyip size evet deme ihtimalleri fazlalaşır. _Tek çocuklar, ilk çocuklarla ortak özelliklere sahiptir. Farkları, bu özellikleri daha yoğun yaşamalarıdır. Örneğin: onlardan daha fazla görev insanı olurlar. Yani yaşamlarını tamamen başkalarına hizmet ederek geçirebilirler. Yeter ki "görev" olduğuna inansınlar. Çünkü tek çocuk olmanın sorumluluk duygusu iliklerine işlemiştir. Bunlar kendileriyle aynı yaştakilerle pek uyuşamaz. Kendilerinden daha küçük veya daha büyük insanlarla daha kolay iletişim kurarlar çünkü büyük veya küçük kardeş arayışları vardır. onlara istedikleri kollayıcı abi, güvenilir abla veya kendisine hayran küçük kardeş rolünü oynarsanız sizden daha mükemmel bir insan olmaz ve her dediğinize "evet" deme imkanları artar. ______
·
272 syf.
·
Puan vermedi
Seksen Günde Dünya Gezisi
Balonla Beş Hafta : #167661402 İnceleme seksen günde dünya gezisine çıkmanın gerçekten ne olduğu - değerinin ne olduğundan bahsediyorum.Seksen günde dünya gezisini tamamlamış olmaya yönelik bir övgü var ki Phileas'ın bu iddialaşmaya girmesinin sebebi de bu övgü. Bu iddialaşmanın mümkün olabilmesi,devri alemin kendisinin güzelliğinin ve tek amaç olarak bir iddialaşma ile karşılaştıklarında insanların buna müsamaha göstermeyeceği bir durum yok.İnsanlar dünya gezisinin seksen günde gerçekleştirme iddiasıyla dünya gezisi olmaktan çıkarılıp iddianın kendisinden ibaret kalmasında bir sakınca görmüyorlar. - ve bu iddiayı gerçekleştirmek isteyecek,bu gibi bir iddianın bir gün karşısına çıkmasını dört gözle bekleyen ve sonunda aradığı iddiayı bulduğunda da tüm servetini kendine yatırabilecek birinden bahsediyor olacak. Kitap da bir gün birileri tarafından şu vakte kadar geçilemeyeceği düşünen sınırın ötesine geçenleri konu aldığından,bu kişilerin kim olduğunu anlamak da değerli. Phileas soğuk ve monoton biri - Büyük başarılar ve ilginç olaylar görmediği ve onlar süresince de dışarı nadiren heyecanlandığı anları da nadiren yansıtan,yine de mal varlığı olan ve mal varlığını bir şeye yatıramıyor olmaktan dolayı keyifsiz olan,elinde imkan bulunsa da imkanını kullanma imkanı bulamamaktan hoşnutsuz biri. - ve hayatı bu sıkıcılığından,kendisinin de can sıkıcı şeyler arasında daha az can sıkıcı günler geçirmek için can sıkıcı biri olmaktan uzaklaşarak can sıkıntısını giderme lüksünü göstermeyip sıkkın sıkkın oturmaya devam eden biri olduğundan - can sıkıntısını gidermediğinden - biraz heyecan uyandıran her şeye atlayabilecek biri. Süreç içerisinde zevk almayan - bu yüzden de seksen günde devri alem gibi bir iddianın fikrinin yaşamasına sebep olan biri.Mal varlığının ve amaçsız,amacı sadece rekor kırmak olan bir heyecanı yaşatabilecek güç onda olduğundan devri alem değil,seksen gün ön plana çıkıyor. - sonuç odaklı biri. Seksen gün süresince farklı farklı araçlar kullanıyor,farklı rotalardan gidiyor ancak bu rotalar da araçlar da devri alem için değil seksen gün için seçiliyor. Öteki rotadan gidildiğinde - keyfince davrandığında.Belli bir amaca hizmet etmeden hareket ettiğinde - iddiayı kazanamayacağı için en çabuk tamamlanacak rota seçiliyor. Yavaş ancak keyifli bir deneyim sunan yolculuk yöntemlerine ise katiyen yer yok. Bu hem gerçekleştirilmesi hedeflenenle hem de onu gerçekleştirebilecek olanların karakteriyle uyuşuyor.
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
320 syf.
·
Puan vermedi
Balonla Beş Hafta
İncelemede yazacaklarım kitabın Seksen Günde Devri Alem ile kıyaslanması olacak. Seksen Günde Devri Alem'i de incelediğimde iki seyahat tipi arasındaki farkı biraz olsun açabilmeyi başaracağımı düşünüyorum.Her defasında kitap isimlerini tekrar yazmamak için Seksen Günde Devri Alem'e ilk kitap,bu kitaba da ikinci kitap diyeceğim. İlk kitapta yaşanacak seyahatin kendi kendisinin bir kısıtlılığı yok -Araçlar açısından kısıtlılığı yok,hikaye boyunca her türlü araç kullanılıyor seyahati hızlandırabilmek için.Araç kısıtlaması olmadığı için de alan kısıtlaması da yok.Balonla sadece havada durabilir ve seyahati seyirci olarak sürdürürken,daha aktif bir seyahat sürdürmek için araçtan inmen gerekiyor. - ancak bir zaman kısıtlaması ve iddia var. Bu yüzden de yaşanan sadece bir seyahat değil,seyahatin kimyasını değiştiren şeylerin başında gelen zaman kısıtlamasıyla seksen günde gerçekleştirilmesi gereken bir seyahat.Birinde süre seyahati niteler ve seyahat süresinden sonra,daha az öncelikli,gelirken,diğerinde balon başta - Seyahatin niceliği değil,niteliği,nasılı başta - ardından balonla geçirilen zamanın miktarı ifade ediliyor.Balon zamanla değil,zaman balonla geçiyor - ''Balon zaman''gibi bir espri yapmadım.- İkincisi yine birinde vurgulanan şey zamandan sonra seyahat iken -Seyahat kendi başına güzel olmak zorunda değil,onu niteleyenler sayesinde değer kazanıyor. -,yalnızca seyahat iken,ötekinde balon ve o seyahatin ne olduğu. Zaman iddiası seyahatin niteliklerini,seyahatin kendisinin niteliğinin yavaş vakit geçirmek olması nedeniyle dakkasında yok ediyor. Seyahatin psikolojik getirileri ve anısal değerleri dışında hiçbir akla uygun değeri yoktur ki zaten? Akla uygun değeri varsa da bu onu yine bir amaçsallığa sabitler ve keyif alınmasını daha zor hale getirir. Balonla geçecek beş hafta boyunca,balonla beş hafta geçirmek dışında bir amacın olmaması da ufak tepeciklerin,bilgiyle zihnimizi zehirleyip zorla güzel olduğunu düşünmemizi sağladıkları dağların aslında güzel olmayışına uygun. Balona binmiş olmak değil de,balonla ve balondakilerle beş hafta geçirmiş olmak... Son olarak balonun ve balonla seyahatin özelliklerine bakmak gerek. Balonla seyahat ederken,balonsuz orada olamayacağınız ve balona zarar gelmesi durumunda sizin de onla beraber düşecek olmanız ona heyecan katar. Terk edemezsiniz ve onun hareket etmesi sizin hareket etmeniz anlamına gelir,kendinizi hareket ettirebilmek ve hayatta kalmak için de onu hareket ettirmek ve hayatta tutmak zorundasınızdır. Bu yüzden odaklılık artar ve bakış açınız balondan bir bakış açısından da öte,balonun bakışıdır. Bu da tüm kitabı ve seyahati bir coğrafi tanıtıma dönüştürür. Bu çoğunlukla balonla seyahatin hiç de insanların umduğu kadar heyecanlı olmadığını fark etmelerini sağlar. Ancak burada kurtarıcı olan balondaki insanlar değil,balon olmanızdır. Balonun başına gelenler,kendisi havada öylece süzülürken çevresinden geçenlerin onla iletişimidir. Yol boyunca güvenle seyirci olmak mümkün olduğu gibi balonun sıhhatini müdafaa için eyleme geçmek de gerekebilir olağan dışı karşılaşmalarda.
·
2
10
95 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.5