Kitabı bu sene 72. defa verilen "Sait Faik Hikaye Armağanı"nı kazandıktan sonra tanıdım. Kitap kısa kısa 14 hikayeden oluşmakta. Hikayeler anladığım üzere durum hikayesi yani Sait
Serinin üçüncü kitabını daha okumadım ama bence Dikkat Isırır serisinin en iyi kitabı bu olabilir. Öncelikle yeni gelen karakterler güzeldi Mika ve Arty karakterlerini sevdim. Sanırım seride önceden
Kitap’ın dili akıcıydı hızlı okunan bir kitaptı Sel ve Ellana karakterlerini sevdim gerçekten güzeldi. Ama şey klişesini sevmedim. Ana karakterlere kötü davranan zorba kitabın bir kısımından sonra onlarla barışır iyi dost olur klişesi biraz saçma geldi. Ama karakterlerin yaşına göre hareket etmesi güzeldi bence. Ama çocukların kitabın bazı yerlerinde bazı hareketlerini saçma gelmedi diyemem. Kitap okurken merak ettirdi. Merak unsuru bu tarz çocuk-gençlik kitaplarına göre merak kısmı iyiydi. Ben bu kitabı özellikle de Labirent: Ölümcül Kaçış kitabına ve delicesine sevdiğim Suç Dehaları serisine birazda serinin ikinci kitabı olan Suç Dehaları - Kaçaklar kitabına benzetim. Kısacası bu tarz gizem kitaplarını seviyorsanız kesinlikle okuyun derim.
Evlenip aynı çatı altında yaşıyorlar diye karı koca olur mu insanlar?
Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olur mu çocuklar?
Yıllar kalbini dağlasa da içlerindeki o kor söner mi âşıkların?
Her şeyi aşikâr olanların sakladıkları sırlar daha mı çoktur?
Bu kitabı okurken kimi yerde kahkahalarla güldüm kimi yerde gözyaşlarım sel oldu. Dışarıdan baktığınızda sıradan ve birbirine bağlı görünen bir aile. Ama ne sırlar saklı içlerinde, ne günahlar yer etmiş de yük olmuş gönüllerine. Okudukça, karakterleri dinledikçe yavaş yavaş çözülüyor ilmek, yanıt buluyor kafanızdaki sorular.
Herkesin bir hikayesi var, açıp baktığında herkesin yaraları var. Dışarıdan baktığınız binaların her penceresinde ayrı ayrı hikayeler, hayaller, umutlar, sırlar, acılar var ve bu kitapta bu evlerden birinin hikayesine, acılarına bir psikolog edasıyla şahit oluyorsunuz...
"İnsan yaşamı alaya alınmayacak kadar hüzünlü ve ciddidir."der Fernando Pessoa.
Başlangıçta ısınamadığım, kötü gördüğüm, sevemediğim karakterlere, kitabın devamında kendi hikayelerini dinleyince hak verdim. Hayat herkese iyi davranmıyor. Bazen hayat insanı kötü olmaya itiyor. Kimseyi yargılamamalı, yadırgamamalı...
Şermin Yaşar'ın okuyup da sevmediğim hiçbir kitabı olmadı şu ana kadar. Genç edebiyat alanındaki bu ilk romanını da öyle sevdim ki kitaplığımda favoriler arasında yerini aldı. Herkese tavsiye ederim ve keyifli okumalar dilerim...
music.youtube.com/watch?v=uxIq9mL...
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular