• Eskişehir'de okuma hayalleri kurarken kısmetime Konya Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi düşmüştü. Rize Otogarı’ndan kalkan Ankara aktarmalı otobüs, beni adın yalnizca haritadan bildiğim uçsuz bucaksız bir bozkıra bırakmıştı. Rize, dağa çıkan yeşil yokuşların ve denize varan masmavi inişlerin şehriydi. Konya ise içinde kaybolduğum, kaybola kaybola öğrendiğim pürüzsüz bir düzlük ...
  • KAYNAKÇA
    AKGÜNDÜZ, Ahmet, İslam Hukukunda Kölelik-Cariyelik M üessesesi
    ve OsmanlI'da Harem, 5. basım, Osmanlı Araştırmaları Vakfı Ya-
    yını, 2000.
    AKKAYA, Mustafa, "17. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar'da Köle Ti-
    careti, Kölelerin Ticaretle Uğraşması",/dergi/
    makaleler/hakem/TARIH137_1105.doc (erişim tarihi 19.10.2016).
    AYDEMİR, Yaşar, "Ravzî'nin Edincik Şehrengizi", Gazi Türkiyat,
    2007/1.
    AYDEMİR, Yaşar, B ehişâ Dîvânı, MEB Yayınları, Ankara, 2000.
    Aynî, Sâkîname, haz. Mehmet Arslan, 1. basım, Kitabevi Yayınları,
    İstanbul, 2003.
    B alâ ve Divanından Seçmeler, haz. Sabahattin Küçük, Kültür ve Tu-
    rizm Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1988.
    Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey, Bir Zamanlar İstanbul, haz. Niyazi
    Ahmet Banoğlu, Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul, ty.
    Baron de Tott, 18. Yüzyılda Türkler, (Türkler ve Tatarlara Dair Hatı-
    ralar, 1784), Tercüman 1001 Temel Eser dizisinden, İstanbul, ty.
    COŞKUN, Ali Osman, "Sakinameler ve Kafzade Faizi'nin Sakiname-
    si", Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, sayı 9,
    Samsun, Aralık 1994.
    ÇAVUŞOĞLU, Mehmed, "Taşlıcalı Dukakin-zâde Yahya Bey'in /iutded/article/
    download/1023017641/1023016884.pdf (erişim tarihi 19.10.2016).
    ÇETİNKAYA, Ülkü, "Bir Kadın Şehrengizi: Azîzî'nin İstanbul Şeh-
    rengizi", Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Der-
    gisi, 54,1 (2014
    Deli Birader (Mehmed Gazali), Kitab-ı Dâfi-ü'l Gumûm, yay. haz. Fi-
    liz Bingölçe, 1. basım, Alt Üst Yayınevi, Ankara, 2007.
    Derviş Abdullah, Risale-i Teberdariye fi Ahval-i Darüssaade, İnkılap
    Kitabevi, İstanbul, 2011.
    DURGUNAY, Banu, Sektiler Hayatla Tasavvuf Arasındaki İlişkide
    Köprü Metinler: Sâkinâmeler, Yüksek Lisans Tezi, İhsan Doğra-
    macı Bilkent Üniversitesi, Ankara, 2013,
    kent/0008002.pdf (erişim tarihi 19.10.2016).
    DURSUN, Turan, Din ve Seks, 3. basım, Berfin Yayınevi, İstanbul,
    2010.
    EREN, Aysun, Defterdâr-zâde Ahmed Cemâlî'nin Metali- Cemâlî ve
    Şehr-Engiz-i İstanbul Adlı Eserleri (İnceleme Metin), Yüksek Lisans
    Tezi, Selçuk Ü8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/1311/325876.
    pdf?sequence=l (erişim tarihi 19.10.2016).
    Evliya Çelebi Seyahatnamesi, c.l, der. Seyit Ali Kahraman&Yücel
    Dağlı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2014.
    Evliya Çelebi Seyahatnamesi, c.l, der. Seyit Ali Kahraman&Yücel
    Dağlı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2014.
    Fâtih Dîvânı ve Şerhi, haz. Muhammet Nur Doğan, Türkiye Yazma
    Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, İstanbul, 2014.
    Gelibolulu Mustafa Âli, Görgü ve Toplum Kuralları Üzerinde Ziyafet
    Sofraları (Mevâidü'n Nefais fi Kavâidi'l Mecâlis), c.l, çev. Orhan
    Şaik Gökyay, Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul, 1978.
    GERLACH, Stephan, Türkiye Günlüğü (1573-1576), c.1-2, çev. Türkis
    Noyan, 1. basım, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2007.
    GÖLPINARLI, Abdülbaki, Divan Edebiyatı Beyamndadır, Marmara
    Kitabevi, İstanbul, 1945.
    İbn Kesir, El-Bidaye ve"n-Nihaye (Büyük İslam Tarihi), 15 cilt, çev.
    Mehmet Keskin, Çağrı Yayınları, İstanbul, 2000.
    İNALCIK, Halil, H as-bağçede Ayş ü Tarab (Nedimler Şâirler Mutrîb-
    ler), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1. basım, İstanbul, 2011.
    KAÇAR, Mücahit, “Divan Şiirinde 'Erkek Sevgili Tipi' ve Şehrengiz-
    lerdeki
    iutded/article/viewFile/1023018334/1023017560 (erişim tarihi
    19.10.2016).
    "Kapitalizm ve Eşcinsellik", Teori, Aralık 2015.
    KAPLAN, Yunus, "Seyrî ve Halep Şehrengizi", Divan Edebiyatı Araş-
    tırmaları Dergisi, sayı 14, İstanbul, 2015,
    com/Makaleler/1851729446_4.pdf (erişim tarihi 19.10.2016).

    Kecia Ali, Cinsel Ahlak ve İslam, çev. Adnan Bülent Baloğlu, İletişim
    Yayınları, İstanbul, 2015.
    KESKİN, Neslihan İlknur, "Fazıl'ın Çengileri: Çengînâme Üzerine", /Makaleler/350464995_18keskinilkn
    ur%20neslihan-329-371.pdf (erişim tarihi 19.10.2016).
    Keykavus, Kâbusnâme, çev. Mercimek Ahmet, der. Orhan Şaik Gök-
    yay, 3. basım, Devlet Kitapları, İstanbul, 1974.
    Mesudî, Murûc ez-Zeheb (Altın Bozkırlar), çev. Ahsen Batur, Selenge
    Yayınları, İstanbul, 2004.
    Mevdudi, Meseleler ve Çözümleri, c.3, çev. Yusuf Karaca, Risale Ya-
    yınları, 1990.
    Müneccimbaşı Ahmed Dede, Müneccimbaşı Tarihi, çev. İsmail Erün-
    sal, Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul, 1974.
    Necati Beg Divanı, haz. Ali Nihad Tarlan, Milli Eğitim Basımevi, İs-
    edu/otap/archive/data/
    arch_txt/texts/a_necatil.html
    Nedim Divânı, haz. Muhsin Macit, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın-
    ları, Ankara, 2012,/nedimdivani.pdf
    (erişim tarihi 19.10.2016).
    OKSAÇAN, Halit Erdem, Sultanlar Devrinde Oğlanlar, 1. basım, Ago-
    ra Kitaplığı, İstanbul, 2014.
    ORTAYLI, İlber, Osmanlı Sarayında Hayat, 2. basım, Yitik Hazine Ya-
    yınları, İstanbul, 2011.
    Oruç Beğ Tarihi, haz. Hüseyin Nihal Atsız, Tercüman 1001 Temel
    Eser, İstanbul, 1972.
    OsmanlIda Bir Köle: Brettenli Michael Heberer'in Anıları (1585-1588),
    çev. Türkis Noyan, 1. basım, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2003.
    RÂLAMB, Claes, İstanbul'a Bir Yolculuk (1657-1658), çev. Ayda Arel,
    2. basım, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013.
    Ricaut, Türklerin Siyasi Düsturları, haz. M. Reşat Üzmen, Tercüman
    110 Temel Eser, İstanbul, ty.
    SAKAOĞLU, Necdet, Tarihi, Mekânları, Kitabeleri ve Anıları ile Saray-
    ı Hümayun/Topkapı Sarayı, 1. basım, Denizbank Yayını, 2002.
    SANZ, Manuel Serrano Y., Türkiye'nin Dört Yılı (1552-1556), çev. Aysel
    Kurutluoğlu, Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul, 1977.
    SCHWEİGGER, Salomon, Sultanlar Kentine Yolculuk (1578-1581), 1.
    basım, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2014.
    Sehî Bey, Tezkire (Heşt Behişt), çev. Mustafa İsen, Tercüman 1001
    Temel Eser, İstanbul, 1980.
    SÜRELLİ, Bahadır, 18. Yüzyıl Osmanlı Şiirinde Değişim ve Sümbülza-
    de Vehbî'nin Şevk-Engiz'i, Yüksek Lisans Tezi, Bilkent Üniversite

    si, 0003268.pdf
    (erişim tarihi 19.10.2016).
    Şeyh Sadî-î Şirazî, Bostan ve Gülistan, çev. Kilisli Rıfat Bilge, Meral
    Yayınevi (İstanbul) ve Can Kitabevi (Konya), İstanbul, 1980.
    TEZCAN, Nuran, "Güzele Bir Şehrengizden Bakış",/dergiler/12/849/10746.pdf (erişim tarihi
    19.10.2016) .
    THĞVENOT, Jean de, 1655-1656'da Türkiye, çev. Nuray Yıldız, Tercü-
    man 1001 Temel Eser, İstanbul, 1978.
    TIĞLI, Fatih, "Klâsik Türk Edebiyatında Şehrengizler ve Câ-
    miTnin Manisa Şehrengiziutded/article/view/1023018306/1023017532 (erişim tarihi
    19.10.2016) .
    Topkapı Sarayı'nda Yaşam/Albertus Bobovius ya da Santuri Ali Ufki
    Bey'in Anıları, çev. Ali Berktay, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2012.
    TUĞCU, Emine, Şehrengizler ve Âyîne-i Hûbân-ı Bursa: Bursa Şeh-
    rengizlerinde Güzeller, Yüksek Lisans Tezi, Bilkent Ür/0003309.pdf
    (erişim tarihi 19.10.2016).
    UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı, OsmanlI Devleti'nin Saray Teşkilatı, 4.
    basım, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2014.
    UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi, c.l, Türk Tarih Kurumu
    Yayınları, Ankara, 2015.
    ÜNVER, İsmail,dergiler/12/844/10679.pdf (erişim tarihi 19.10.2016).
    XVIII. Yüzyıl İstanbul'a Dair Risale- Garibe, haz. Hayati Develi, Kita-
    bevi Yayınları, İstanbul, 1998.
    YAZAR, İlyas, "Dürri'nin Şehrengizinden Gümülcine'i/ciltl/sayi4/yazarilyas.pdf
    (erişim tarihi 19.10.2016).
    YENİKALE, Ahmet, Sünbül-zâde Vehbî Dîvânı, Kültür ve Turizm
    Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2012
    Eklenti/10651,sunbul-zade-vehbipdf.pdf?0
    ZE’EVİ, Dror, Müslüman Osmanlı ToplumundaArzu ve Aşk, çev. Fethi
    Aytuna, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2009.
    ZELYUT, Rıza, OsmanlI'da Karşı Düşünce ve İdam Edilenler, 5. basım,
    Tarihçi Kitabevi, İstanbul, 2015.
    ZELYUT, Rıza, Seçkinler Kitabı (Kitab-ı Ekâbir), 1. basım, Kripto Ya-
    yınları, Ankara, 2013.
    ZELYUT, Rıza, Türk Aleviliği/Anadolu Aleviliğinin Kültürel Kökeni,
    Kripto Yayınları, Ankara, 2016.
  • Sınav haftası kantinde yer kalmayınca bulduğum boş masaya oturdum diye masa sahipleri (!) tarafından zorla kaldırılmak istendim.

    Kimse kimseden üstün değil ve saçma sapan kurallarını insanlara dayatma hakkına da sahip değil. Üniversite kantinlerinde kendilerine masa ayırıp ve bu masalara kendilerinden başka hiçbir öğrencinin oturmasına izin vermeyip içi boş milliyetçilik taslamanın bu vatan için hiçbir faydası yoktur ve olmayacaktır. Polat Alemdar taklitçiliği yapıp insanlara korku vermek, ve bunu "dava" uğruna yaptıklarını öne sürmek, bahsettikleri davanın adını lekelemek ve aynı zamanda milliyetçilik kavramının içini boşaltmaktan başka bir şey değildir. Kantinlerdeki masalara el koyup, o masalarda goy goy yaparak bu dava yürümez! Hiçbir vasfı olmayan insanları saçma sapan yerlere getirip kimsenin başını ağrıtmaya kimsenin hakkı yok. Ben bir öğrenciyim ve hiçbir öğrenci benden üstün değil. Kimse beni kendi uydurduğu kurallarına uymaya zorlayamaz. Kendimi ifade etmeme de engel olamaz!

    Tüm bu saçmalıklara kim izin veriyor? Buna nasıl müsaade ediliyor?
  • 97 syf.
    ·2 günde·8/10
    Kaleminin cevheri derinlerde saklı bazı yazarlar vardır. Öyle ki o cevheri ilk bakışta, yüzeyde göremezsiniz. Anlaşılması güçtür. Görünenin ardında saklı olanı, alabildiğine uzanan o uçsuz bucaksız coğrafyanın her bir karışını keşfetmek için derinlere inmek, "Neden?" perdesini aralamak gerekir bazen.
    İşte, sevgili Leylâ Erbil böylesi bir yazar. O, ilk bakışta anlaşılması güç fakat, "Neden?" perdesini araladığınızda karşınızda uzanan coğrafyanın her bir karışına hayran olunası, kalemi karakterli türden bir yazardır. Eserlerini kaleme alırken kullandığı üslubundan ele aldığı konuları aktarışında kullandığı tekniğe kadar çarpıcı, özgün ve sıradışı!
    Toplumsal düzene, ataerkil bir toplumda kadının konumuna bir başkaldırıdır onunkisi, ama öyle böyle bir başkaldırı değildir. Alışılmışın dışında bir çıplaklıkla döker kalemindeki taşları Leylâ Erbil; toplumsal tabuların kadınların ve kız çocuklarının omuzlarına yüklediği ağırlıkla, hem bireylerin kendi iç hesaplaşmalarını, hem de toplumla hesaplaşmalarını, toplumun değişen dinamiklerinin beraberinde cinsiyet ayrımı çerçevesinde varoluşçu, psikanalitik ve sosyalist yaklaşımlarla okurlarının gözleri önüne serer. Leylâ Erbil bu yaklaşımlarla kaleme aldığı eserlerinde görüşleri, okura sosyal bir mesaj verme kaygısıyla sunmaktan ziyade yarattığı kurmaca metindeki karakterler vasıtasıyla eleştirel bir dille yapar (Kandemir 2013: 119). Onun kalemini özel ve özgün kılan bir diğer nokta ise eserlerini bu şekilde kaleme alırken kullandığı teknikler, kendine has "Leylâ işaretleri"(bilinen yazım işaretlerinin yetmediği yerde yazarın kendi uydurduğu virgüllü ünlem, yan yana üç virgül vb. işaretler) ve bunları yaparken derinde okura tüm çıplaklığıyla sunmak istedikleridir. Zira Leylâ Erbil'in başkaldırısı sadece ele aldığı konularla değil, aynı zamanda dilde de kendini açıkça gösterir. Eserlerinde imla kurallarını ihlâl etmesi,"Leylâ işaretleri" olarak adlandırdığı ve tamamen kendi uydurduğu işaretleri kullanması, söz diziminin bozulması, hatta kimi zaman noktalama işaretlerini kullanmaması onun oyunbozan dilinin çarpıcı göstergesidir (Aydın 2015: 275). Öte yandan bu dil kullanımının beraberinde eserlerinde kullandığı bazı teknikler, her ne kadar eser bazında kusursuz bir bütünleştiricilik taşısa da okur için yazarı anlaşılması güç bir duruma getirir. Zira Leylâ Erbil eserlerini kaleme alırken bilinç akışı, iç monolog ve iç çözümleme gibi çeşitli teknikler kullanır. ve onun kullandığı bu teknikler akıl ve akıl dışı olanın iç içe geçmesiyle birlikte kuralsız, düzensiz ve parçalı bir anlatıyı ortaya koyar (Akbulak 2019: 42). Yazarın böyle tekniklerle kaleme aldığı eserleri zenginleştirmesinin 'nedenini' anlamak, onun derine sakladığı cevheri ortaya çıkarmak ve görünenin ardında alabildiğine uzanan coğrafyayı keşfetmek için "Neden?" perdesinin aralanmasını sağlar. Leylâ Erbil'in eserlerindeki karakterlerin hepsi yaralı, ruhsal yönden sakat, delilik halindeki insanlardır ve bu insanları en öz ve çıplak halleriyle aktarmak için bu teknikler biçilmiş birer kaftandır. Bu nedenledir ki Leylâ Erbil'in kalemi kendine has karakteri olan bir kalemdir, es geçilmemeli, derinlerine inilmelidir diye düşünüyorum.

    Gecede, yukarıda değindiğim tüm noktaları içinde barındıran, incecik hacminin aksine içine her bir karışı keşfedilesi kocaman ve derin bir dünyayı sığdıran altı öykülük bir eser. Leylâ Erbil, kaleme aldığı bu eserde her bir öykünün temeline yine kadını oturtmuş. Bu kadınların her biri toplumun dayattığı kalıplara sıkışmış, ikinci planda kalmış, varoluş sancısı çeken kadınlardır. Kitabın içinde yer alan Vapur ve Tanrı öykülerinin temelinde baba figürünün yokluğu ya da diğer bir değişle evin direği olarak tabir edilen, geçimi sağlayan baba figürünün yokluğu dikkat çeken ortak paydadır. Her iki öyküde tüm yük annenin omuzlarına yüklenmiştir. Oysa kadın bugüne kadar ikinci plana atılmış olan değil midir? Evin geçimini erkek sağlar denilip her anlamda ikinci plana atılan bu kadınların hikâyesi kâh küçük bir çocuğun gözünden, kâh kocası Almanya'ya gidince deliren bir kadının gözünden okurlara sunulur. Ölü ve Gece eserlerinin ortak paydası ise varoluş sancısıdır. Cinsellik konu ekseninde kaleme alınan öykülerde, kadının toplumun dayattığı kalıplar içinde sıkışmasına karşı verdiği varoluş sancısı ve hesaplaşmalar karakterler üzerinden eleştirel bir dille okura aktarılır. Bilhassa Ayna öyküsü ise salt bilinç akışı tekniğiyle yazılmış, içinde noktalama işaretleri olmayan ve tüm bunların bir sonucu olarak bağlantısız, düzensiz bir öykü olmasına karşın, derinde aslında çok şeyi barındıran bir öyküdür. Toplumsal sınıf farklarını, otoriter anne figürünü, Freud etkisini bu öyküde çarpıcı bir biçimde hissetmek mümkündür. Kitabın içerisinde yer alan Çekmece ve Hokkabazın Çağrısı öyküleri ise doğrudan kadın karakterler üzerinden ele alınmasa da ataerkil toplumda kadının konumuna değinmesiyle ortak paydada buluşur. Velhasılı kelam, her bir sayfa topluma, düzene, cinsiyet ayrımına baş kaldırarak karşımızda tüm canlılığıyla durur.

    Her bir satırında bambaşka lezzetler alacağınız,derinlere indikçe kim bilir daha neler neler bulacağınız, yazarın kalemini keşfettikçe hayran olacağınız bu güzel esere şans vermenizi fakat, şans vermeden evvel yazara dair araştırma yaparak zihninizi doyurmanızı tavsiye ederim. Aksi takdirde anlaşılması oldukça güç gelecek bir kalem olduğunu yeniden dile getirmeliyim. Elimden geldiğince, bir okur gözüyle ve merakıyla araştırdığım ve toparlayıp aktarmaya çalıştığım bu minik yorumun yazara dair bilgi bakımından faydalı olmasını umut ediyor ve bu yorumu kaleme alırken yararlandığım kaynakları da yorumun sonuna iliştiriyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun

    Yorumu Kaleme Alırken Yararlandığım Kaynaklar:

    Akbulak, Esra Nur (2019). Leylâ Erbil Edebiyatında Felaket, Tanıklık ve Anti Edebî Direnç. Monograf , (11), 40-55.

    Aydın, Hilâl. (2015). Türk Edebiyatındaki "Direnme Noktası": Leylâ Erbil. Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Kültürel Çalışmalar Dergisi, 2(2), 272-288.

    Kandemir, Gülşah. (2013). Leylâ Erbil’in Öykülerinde Kadınlar ve Çocuklar. Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırma Dergisi, 2458-9071 (34), 117-132.