Çok değerli bir insanın bahsetmesiyle bu kitaptan haberdar oldum. Sonrasında doğum günümde bana hediye etmesiyle de başladım. Onun hediyesi olduğu için ayrı bir özenle ve dikkatle okudum. Kitabı okurken bildigimin farkında bile olmadığım, ama okuyunca 'evet bu o' dediğim bana tanıdık gelen bir sürü hisle karşılaştım. Evet bunu en iyi karşılayan kelime 'his' çünkü kitap başından itibaren mitlerle kadınlara içindeki hisleri tanımaya,fark ettirmeye,onlara güven duydurmaya çalışıyor. Aslında çok iyi bildiğim ama düşüncelerimde bile katlanamadığım görmezden geldiğim birçok durumu da bu kitapta görüp yüzleştim. Dünyanın çeşitli yerlerindeki kadınlardan toplanmış hikayelerden oluşan bu kitapla, altında ezildigim kendime dert ettiğim hislerimi başkalarının da paylaştığını görmek bana güç verdi. Adanadaki küçük odamda otururken dünyanın öbür ucundaki hiç bilmediğim bir kadına kendimi yakın gördüm. Kitabı asla sindirebildiğimi söyleyemem, hiç anlamadığım, neyden bahsettiğini bilmediğim bölümler de oldu. Bunu yaşıma ve tecrübesizliğime daha yaşanacak çok şeyim olmasına bağlıyorum. Yine de yaşanacak diğer şeyler için kendimi hazır ve cesur hissediyorum. Hayatı yaşarken içimizdeki sesle yaşamaya hislerimizi görmemize kılavuzluk etmeyi amaçlayan bu kitap bana bu noktada yardim etti. Kurtlarla koşan kadınlarla işim henüz bitmedi. Artık benim için bir başucu kitabı oldu. Yaşadıkça,gördükçe dönüp dönüp tekrar okuyacağım. Beni bu kitapla tanıştıran arkadaşıma çok teşekkür ediyorum. Böyle bir seçim zaten ondan başkasından beklenemezdi.