Yazarın kalemi her kitapta daha iyileşiyor. Bu kitapta karakterler daha olgun davranıyordu (genelde). Yine de Çarpık Oyunlar’ı ve Bridget ile Rhys’ı daha çok sevmiştim. Ama bu kitap da güzeldi. Aralarındaki nefret ilişkisi iyiydi, diyalogları eğlenceliydi. Josh’ı da sevdim ama Jules bir ayrıydı. Karakteri derindi ve onu sevdim. Yine de yazarın böyle karmaşık ve kötü geçmişler yazma isteğini anlayamıyorum. Kaostan besleniyor sanki. Kitabın sonlarına doğru olanlarda Josh’ı anladım ama çok kötü tepki gösterdi. Bu kısım hoşuma gitmedi. Ama genel anlamda iyi bir kitaptı.
“Geçmişte pek çok hata yaptım, gelecekte de kaçınılmaz olarak yapacağım. Fakat seni bırakmak gibi bir hataya asla düşmeyeceğim. Bizim için en ufak bir şans bile kalmışsa, bunu yapmam mümkün değil. Çünkü senin yanımda olma olasılığın, başka birinin gerçekliğinden bin kat daha iyidir.”