ne hızlı dönüyor bu saat, içinde zaman yokmuş gibi... bozulmuş olabilir mi?
vızır vızır dönüyor tepemde dünya, içinde ben yokmuşum gibi... bozulmuş olabilir mi?
önceden içimde güne benden önce başlayan ve sabahları çok seven bir ben daha vardı sanki. güçlüydü. o gücün bir sureti olduğuna dahi inanırdım. yola benden önce düşerdi. karşısına bir kavak çıksa, güzelliğinden başı dönerdi. ete kemiğe bürünseydi eğer, kainatın ta kendisi olan bilge bir kocakarıya benzerdi. epeydir yok. sabahlardan nefret ediyorum. o heybetli kadın gelsin, beni zehir zemberek rüyalardan ve cenaze elbiseleri biriktirmekten kurtarsın istiyorum fakat gelmiyor.
böyle bir şey mümkün olabilir mi? biz aynı gök kubbenin altında, aynı rüyayı vardiyalı bir şekilde görmüş olabilir miyiz? insanın hiç değilse rüyalarının, yalnızca ve yalnızca kendisine ait olması gerekmez mi? bu ihlal, insanı uykuyla yeniden iyiye papaz ettirmez mi?