Aşk şüphesiz mutluluk getirir. Ama unutulmamalıdır ki sıkıntı da getirir. Aşk dediğin bir tutkudur, zamanın sildiği bir tutku. İlk günkü gibi kalanı, devam edeni çok azdır. Devam eden aşk bir piyango gibidir, nadir insanlara isabet eder.
Hayatta bilinen ve istenen; insanların işini zevkle yapmaları, şöhret ve parayı ikinci plana atmalarıdır. "Parasız çalışın, enayi olun, projelerinizi kaptırın." demiyorum ama kafanızda sürekli kendinize dair hesaplar ve başkalarına dair şüphelerle yaşarsanız inkıtaya (kesintiye) uğrar ve verimli olamazsınız.
İnsan çevresinden çıkar. Kişileri, içinde yaşadıkları şehirler üretir. Kendine has çevreler ortadan kalktığından herkes her yerde aynı şekilde yaşadığından birbirine benzer, kendine özgü renkleri olmayan kişilerle doluyor etraf. Seri üretimdir bu.
Güzellik sadece fiziki bir mesele değildir. Huzurla çalışırsanız insanlarla ve kendinizle huzurlu, dingin bir ilişki kurarsanız bu zaten bir güzellik getirir, görünümünüze siner, kendinizden memnuniyet duymaya başlarsınız. Ruhunuz bir esenlik kazanır. İşte hayatta önemli olan da bu esenlik, bu ferahlıktır.