''o zaman neden işe aldınız beni?''
yüzünü bana çevirdi.''çünkü içeriye girdiğin an, hayatımda bundan daha güzel birini görmedim, diye düşündüm.''
gözlerimi aşağıya, satranç tahtasına indirdim.
''seninle tanıştığımda bizim, seninle benim denk olmadığımızı, istediğim şeyin imkansız olduğunu biliyordum. yine de, sabah yürüyüşlerimiz, araba gezintilerimiz vardı; bunların bana yettiğini iddia etmeyeceğim, ama hiç yoktan, sensiz olmaktan iyiydi. yakınında olmakla yetinmeyi öğrendim.''
hüngür hüngür ağlıyorum