• Kitabın adı Saraydan Sürgüne yazarı ise Kenize Murat’tır.Kitabı 1999 yılında okumuştum.Bilinçli hayatım boyunca en kısa sürede okuduğum kitap diyebilirim.Hani derler ya trajik bir olay karşısında birisindeki değişimi anlatmak için ‘bir gecede saçları ağardı’diye..işte bir gecede ve bir solukta okudum ben bu kitabı..Aradan nerdeyse 20 yıl geçmiş ve beynimin dehlizlerinde halâ yaşamaya devam eden bir kitap..Kitabın yazarı Kenize Murat,Osmanlı padişahlarından V.Murat ın torunudur. Türk topraklarında hiç büyümemiş bir ziyaretçi gibi arkadaşlarını, kuzenlerini ziyarete İstanbul a gelip gitmiştir.Kitab’a hayatı konu olan Osmanlı prensesi Selma Sultan ile Hint Racasının kızıdır Kenize Murat.Selma Sultan ,Osmanlı hanedanlığı yurtdışına sürgün edilirken henüz 8 yaşındaydı ve bir gün vatanlarına dönecekleri ümidiyle çok uzaklaşmadılar Fransız mandasındaki Lübnan a gittiler..20 yıl içinde kitaba dair insanın hafızasında ne kalır ki ..Hatırımda kalan bazı anlatımlar şöyle;Selma küçük bir prenses iken annesi Hatice Sultan ve dedesi 5.Muratla beraber Çırağan Sarayında sürgün hayatı yaşarlar.Abdülhamid onları saraya hapsetmiştir çünkü muhaliflere her dönemde davranıldığı üzere ..Bir gün saray faytonuyla Halide Edip in Sultanahmet Mitingini izlemeye gider.Ve sarayın entrika kokan, siyasetsiz geçmeyen koridorlarında yürüyen her kadın gibi namı diğer ‘Gül’diye bahsedilen Mustafa Kemal’ e O da aşıktır.Selma Sultan sefil bir hayatı sürgün yıllarında Ortadoğu’da yaşarken yazgısını değiştiren bir kararla Hint racası ile evlenir ve İki koldan prenses oluverir.Hindistan ‘ın kapalı kültürüne dayanamaz karnındaki Kenize yi doğurmak bahanesiyle Paris’e gitmeye karar verir ardından raca eşi de gelecektir.II.Dünya Savaş’ ı patlak verince Selma Sultan Çırağan’dan beri yanında sadık hizmetkarı Zeynel ile Paris ‘te bir otel odasında yoksul günler yaşamaya başlar.Kenize’ yi dünyaya getirir ve bir yıl sonra ateşli bir hastalık yüzünden otel odasında ölür..Ölüm sebebi daha doğrusu tedavisinin basit bir antibiyotik bulunamadığı için olması benim içimde yer etmiş, o zamandan sonra aile hekimine her gittiğimde doktor un iki dakika da bir kalem darbesiyle olur olmaz her şeye antibiyotik yazmasıyla çoğu zaman içimde bir üzüntüyle Selma nın ölüm şeklini yeniden yeniden yaşamışımdır.(inanın abartmıyorum ciddiyim)Kitap dünyaca bilinen bir romandır.Yazar Kenize Murat ın bir yerdeki söyleşisinde söylediği önemli bir düşüncesini de buraya yazarak incelememi noktalamak niyetindeyim.Kenize Murat 20’ sinden sonra köklerini araştırmaya başlamış ,aksanlı konuşmayı kendine yediremediği için türkçe öğrenmemiş,Atatürk ün reformlarının Türkiye için çok iyi ve etkili olduğunu düşünürken kendi ailesine sert davranılmasını tasvip etmediğini söyler.Bir kültüre aidiyetten önce her şey’ in üstünde en önemli olanın ‘ insan olmak’ olduğunu söyler.İleri sürdüğü bir sav ‘a göre de eğer Mustafa Kemal Vahdettin’e damat olmayı başarabilseydi hanedanlığa bu kadar sert davranmaz ve monarşiye dayalı bir Cumhuriyet kurardı diye düşünür zatiâlileri..