Ne parıltıları kalır ne sıcaklıkları.
Ateş sanma sen bunları! Ve bundan böyle Daha cimrilikle sakla körpe yüzünü Kolay olmamalı seninle görüşmek; Haydi deyince elde edilecek
bir şey; Hamlet efendimize gelince, şunu unutma; Bir delikanlıdır o ve daha serbesttir senden Dilediği gibi at oynatmakta. Kısacası, Ophelia, inanma yeminlerine. Kılıkları başka, kendileri başka Çöpçatanlar gibidir bu yeminler, Aslında çirkin istekler peşindedirler. Kutsal biçimlere bürünmeleri Daha iyi aldatmak içindir insanı.
OPHELIA
Güzel öğütlerin kulağımda küpe kalacak, Ama kardeşim, sen de pek benzeme sakın Şu ikiyüzlü papazlara
Bizi dikenli, sarp cennet yollarında sürerler Kendileriyse, aldırmayıp verdikleri talkına Göbekli, gamsız, kaygısız çapkınlar gibi Zevkin gül bahçelerinde gezerler.
Evet, tabiatından ya da bahtından gelen Bir tek kusurla damgalandı mı insan Başka değerleriyle bir melek olsa, Bir insanın olabileceği kadar büyük olsa, Yalnız o kusurundan ötürü Düşer insanların gözünden. Bir damla kötülük en soylu varlığı Lekeler ve yıkar bile bazen.
Oysa, devlet iyinin ve kötünün tüm dilleriyle yalan söyler; her söylediği de yalandır ve her ne varsa elinde onu çalarak elde etmiştir.
Her şey sahtedir onda; çalıntı dişlerle ısırır o ısırgan. Sahtedir iç organları bile.