Hayatın sıradanlığından bıkmış, hiçbir şeyi elde etmek için uğraşmayan birinin hayatındaki içsel boşluğu dolduracak bir olay yaşaması ve almaktan daha çok vermenin hazzını tatması, kendini bulmasını anlatıyor.
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.