Bir insanın yalnızlığı, yalnızlığın boşluğuna ve ürkütücüğüne karşı geliştirdiği savunma mekanizmalarıyla da anlaşılabilir. Sürekli ve aşırı yemek yeme, anlamsızca ve sürekli bir şeyler satın alma, seçim yapmaksızın art arda film ya da TV seyretme, amaçsızca vitrinleri izlemeyi alışkanlık haline getirme bunlar arasında sayılabilir.
Basitçe, güvenli insanlar yakınlık konusunda rahattır, çoğunlukla sevecen ve sevgi doludur. Kaygılı insanlar yakınlık ihtiyacındadır, kafaları çoğunlukla ilişkileriyle meşguldür ve partnerinin sevgisine karşılık verip veremeyeceği konusunda endişe duyma eğilimindedir. Kaçıngan insanlar yakınlığı özgürlüğün kaybedilmesiyle eş tutar ve sürekli asgari düzeyde tutma çabasındadır.
“Aşk özlemi giderilmeyen insanın içsel dünyası ıssızdır. Kişi ruhsal olarak hala bakir ve el değmemiştir. Birçokları aşk özleminin duyurulacağı o yücelmişlik halinin, yani aşkın kendisinin özlemini çektiğini bilmez bile. “
Ama aptal olduğunuza inanıyorsanız, birisi daha zihninize aptal olduğunuza dair bir çapa atarsa ve “Evet, sen gerçekten tanıdığım en aptal insansın” derse anlaşma daha kuvvetli ve güçlü hale gelecektir.