Sanat, müzik, edebiyat, resim işten sayılmıyor, ne garip. Çalışmak için illa tarlada, bağda bahçede, fabrikada olmak mı lazım? İlla sabah kalkıp gidecek, akşam çıkıp gelecek bir işimiz mi olmalı?
Bir üçgen oluşturacak şekilde oturup onun soyut, aciz bir biçimde ortamızda olduğunu, toza dönüşmesinin ritmini titizlikle ölçen sayısız saatlere kulak verdiğini gözümüzün önüne getirdik. "En azından ona ölmesini dileyecek kadar değer verdik," diye düşündük hep birlikte.