İnsanların çoğunun kendi yaşamlarıyla ne yaptıklarını, zekalarını nasıl kullandıklarını gördükçe, beni kendileri gibi sevmelerini istemek gelmiyor içimden.
Her günün, her saatin, her dakikanın kendince bir mânâsı vardı. Genç ve hayallerle dolu ruhum, hayatın sert ve ince kumaşını bitmek bilmeyen motiflerle işler; bu hayalleri, bir düzeni veya sonu olmaksızın birbiri ardına göz önüne sererek kendini eğlendirirdi.