Döndüm işte... Ne ben eski benim ne de sen eski sen. Zaman öyle değiştirmiş ki her şeyi.. Hiçbir şey bıraktığımız gibi de değil. Saçlarının rengi de değişmiş. Hatta gözlerin bile değişmiş. Teninin kokusu bile farklı.. Beni sorma. Ben bile tanıyamıyorum artık kendimi. Saçlarıma hafiften kar yağdı. Gözlerimin altına da birkaç kırışıklık kondu ve ayrılmaya da niyetleri yok galiba. Ellerim de titriyor hafiften artık. Daha bir inatçı ve aksi de oldum. Artık kalbimle olan bağlantımı da kaybettim. Beynim artık hükmediyor kalbime. Bu durumdan pek memnun da sayılmam doğrusu. Her şey çok değişti biliyorum. Bir bankta oturup, seyrettiğimiz deniz bile değişti. Hatta artık eskisi gibi balık da kokmuyor. Balıklar da terketti belki de bizi. Ama en çok zamana yenik düşmek üzüyor beni.
Sen değiştin, ben değiştim bir de yalnızlığıma ortak olan kafesteki kanaryam.. Kanaryam da terketti beni. Bir gün kafesin kapısını açık bırakmıştım. Unutkanlık işte, yaşlılığın etkileri. O da bundan faydalanarak kaçıp gitmiş ilk fırsatta. Oysa sırdaşımdı ve tek dostumdu. Bırakıp gitmek pek de zor olmadı galiba onun için. Sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi, ardına bile bakmadan çekip gitti..
Tıpkı sen gibi.. Sen de bırakıp gitmiştin, ardına bile bakmadan. Ve hiç acımadan.. Kimsesizliğin ve çaresizliğin kucağına terk ederek beni. Şimdi ne ben eskisi gibiyim, ne de sen. Artık gitmeli. Bir yatak, küçük bir radyo ve boş bir kafesin olduğu yalnızlık rıhtımıma geri dönmeli. Hoşçakal

Gitmeye karar verip de henüz ayaklarım kalmak için direnirken, kafamı çevirip umutlarıma attığım son bir bakış gibiydin...ve gözlerin yerine, sırtındı tek görebildiğim. Sen çoktan gitmiştin . . ..

Sen gitmiştin ,
Yokluğuna kaldırdım başımı , dik durma telaşıydı bilirsin.
Masallar bozuldu , Sayfalar yırtıldı..
Anliyacağın herşeyin üzerine bir el dokundu.
Sonra sensiz yaşayamayacağımı anladım.

Züleyha AKSANGUR

Gözlerimi her kapatışımda
Aklımda sen

Gözlerimi hep açacak olsam
Görmeyi istediğim sen

Ama yoksun...

Sahi neden gitmiştin beni birine benzetip
Seni şuna benzetiyorum diyip

Kalbimi yaralayıp

Ve Sen Benden Çekip Gittin
Ve sen benden çekip gittin
Beni yalnız bırakıp
Deli gönlümü yakıp
Seni seviyorum der misin
Bir gün karşıma çıkıp

Hayallerim aşka susadı
Sensizlik yaktı canımı
Gidişinle hazırladın sonumu
Bırakmadın tutar yanımı
Duygularımı diyemedim
Güzel gözlerine bakıp

Hani hiç gitmem diyordun
Hani umut veriyordun
Hani nerde senin aşkın
Gönül sensiz viran düşkün
Hani yuva kuracaktık
Hani mutlu olacaktık
Hani sende seviyordun

Vay vay vay ki vay
Elinden demlenmeliydi
Ve senin elinden içilmeliydi çay
Sonra gözlerine bakıp
Işığını senden yani gülüşlerinden almalıydı
Güneş yıldızlar hasılı dolunay

Ama sen benden gitmiştin
Beni yalnız çaresiz bırakıp
Yani beni terk etmiştin
Seni seven gönlümü yakıp

--------HOŞÇA KAL----------

Muhterem Taş 2

...../....../2017

Hissizleştirebildiklerinizdenim -,-, bir alıntı ekledi.
10 Nis 00:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

- İki kere geldim; ama sen... gitmiştin,
görüşemedik...

Yemen Ah Yemen, Mehmed Niyazi (Sayfa 222 - Ötüken)Yemen Ah Yemen, Mehmed Niyazi (Sayfa 222 - Ötüken)
Mürekkep Yürek, bir alıntı ekledi.
04 Nis 23:33 · Kitabı okuyor

Belki farkında değildin ama ben seni severken, sen benden çoktan gitmiştin.

Bukre, Kahraman Tazeoğlu (Sayfa 125 - Destek Yayınları)Bukre, Kahraman Tazeoğlu (Sayfa 125 - Destek Yayınları)

Sendin yüreğimden çekip giden
Bir duygu, bir anı bile bırakmadan
Sonra ne oldu da geri döndün?
Neydi sana beni hatırlatan.
Yüreğimdeki izlerini sildim çoktan
Anıları zaten alıp gitmiştin
Geriye dönecek ne yüzün,var ne izin
Beni benimle bırak, sen gittiğin yerde kal
Bu yürek artık sana DAR

G Kırmızıgül

Döndüm işte. Ne ben eski benim ne de sen eski sensin. Zaman öyle değiştirmiş ki her şeyi.. Hiçbir şey bıraktığımız gibi de değil. Mesela yatağın bile eskisi gibi değil. Saçlarının rengi de değişmiş. Hatta gözlerin bile değişmiş. Teninin kokusu bile farklı.. Beni sorma. Ben bile tanıyamıyorum artık kendimi. Saçlarıma hafiften kar yağdı. Gözlerimin altına da birkaç kırışıklık kondu ve ayrılmaya da niyetleri yok galiba. Ellerim de titriyor hafiften artık. Daha bir inatçı ve aksi de oldum. Artık kalbimle olan bağlantımı da kaybettim. Beynim artık hükmediyor kalbime. Bu durumdan pek memnun da sayılmam doğrusu. Her şey çok değişti biliyorum. Bir bankta oturup da izlediğimiz deniz bile değişti. Hatta artık eskisi gibi balık da kokmuyor deniz. Balıklar da terketti belki de bizi. Ama en çok zamana yenik düşmek üzüyor beni. Sen değiştin, ben değiştim bir de yalnızlığıma ortak olan kafesteki kanaryam.. Kanaryam da terketti beni. Birgün kafesin kapısını açık bırakmıştım. Unutkanlık işte.. Yaşlılığın etkileri. O da bundan faydalanarak kaçıp gitmiş. Oysa sırdaşımdı ve tek dostumdu. Bırakıp gitmek pek de zor olmadı galiba onun için. Sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi, ardına bile bakmadan çekip gitti.. Tıpkı sen gibi.. Sen de bırakıp gitmiştin ardına bile bakmadan. Ve hiç acımadan.. Kimsesizliğin ve çaresizliğin kucağına terkederek beni. Şimdi ne ben eskisi gibiyim, ne de sen. Artık gitmeli. Bir yatak, küçük bir radyo ve boş bir kafesin olduğu yalnızlık rıhtımıma geri dönmeli. Hoşçakal