• 378 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Zehir ustası, seni çok merak ediyordum ve beni cidden şaşırtmayı başardın! Sen ne kadar da güzel bir kitaptın öyle. Ne kadar da sürükleyici ve güzeldin... valek, sen ne kadar da kaliteli bir karakterdin.

    Çok severek okudum. Kitabın karakterleri oldukça orijinal ve olaylar da güzel, kaliteli idi. Çok keyif aldım ve kitap da zaten çok sürükleyici olduğu için sizi yormuyor. Kolayca okuyabilirsiniz. Kafanız boşken veya doluyken,ne zaman isterseniz okuyabileceğiniz ve anlayabileceğiniz türde harika bir kitaptı. Seriye devam edeceğim.
  • 384 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Bitti ..
    Harcanmış günlerden insana kalan yalnızca yaşadıklarıdır. Bu yaşadıkları kayda değerse onun ruhunda, belleğinde unutulmaz izler bırakır. Günler aynı tonda geçiyorsa hayat çekilmez olmaya başlayacaktır.Kimden mi bahsediyorum,tabiki Martin Eden..  
    Martin Eden Bey, O nasıl bir azim sabırdı ve seni öyle iyi anladım ki, sen güzel bir dosttun. Hiçbir zaman unutmayacağım kitaplar ve karakterler arasina girdin.
    Ne güzel bir kitaptın sen,  finalinle hüzünlendirsende..
    Ah! Sonunun biraktigi etki kolay aşılamayacak.
  • 116 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Insanın sevdiği adam tarafından sevilmesi, kendisini seven adamı sevmesi ne büyük şey!
    .
    .
    Ah sen nasıl bir kitaptın öyle ya! Yüreğimi dağladı. Öyle güzel bir kitap ki. Cemile'den sonra okuduğum en güzel aşk hikâyesi idi.
    .
    .
    Ilk görüşte birbirine âşık olan Talat ve Fitnat'ın hazin öyküsü. Talat sevdiği uğruna neler yapıyor. Kitabın sonu ise felâket. Keşke öyle olmasa idi.
    .
    .
    Kitapta aslında çok da güzel konulara değinmiş. Birbirini görmeden yapılan evlilikler ve o dönemlerde 15 yaşına gelmiş kızların erkeklerle konuşmaması, onlarla aynı okullarda okumaması gibi konular işlenmiş. Bu durumu çok da desteklemiyorum açıkçası ama dönemin şartlarını da göz önüne getirince elden bir şey gelmiyor. Günümüzde de hâlen küçük yaşta evlilikler ve küçük kızlarımızın fikri alınmaksızın babası, dedesi yaşındaki kişilerle evlendirilmeleri ne yazık ki bitmiş değil. Umarım bir gün sonlanır ve görürüz o günleri.
    #parlakmeltemkitapligi #türkiyeişbankasıkültüryayınları
  • 128 syf.
    ·2 günde·Beğendi·8/10
    Ne güzel, ne akıcı ve ne dokunaklı bir kitaptın sen..

    Bir kitap düşünün ki içersinde bir çok konuyu ele alsın. Umut etmenin, hayallerin insanı nasıl ayakta tuttuğunu, Yalnız kalmanın insanı nasılda kahrettiğini, ne kadar iyi olursak olalım hata yapabileceğimizi ve daha bir çoğunu.

    Lennie ! Bu karakteri okurken aklıma hep yeşil yol filmindeki dev siyahi adam geldi. Saf, iyimser, iyi kalpli, karşılıksız sevgiye, çocuksu bir ruha sahip fakat görünüşü ise iri yarı, güçlü ve heybetli. Lennie, yoldaşı George'a olan güveni ile sarsıyor insanı. Böyle bir güven.. Karşılıksız ve hayallerini onunla sürdürecek kadar iyimser. Aslına bakarsanız George'da onu koruyup kollardı hep. Fakat Lennie'nin sevgisi çok daha farklı bir düzeydeydi. George'unki ise aslında insanın yalnız kalmama ve acıma güdüsüyle karışık, fakat yinede çok güçlü bir sevgiydi. Lennie var ise hayal kurmak güzeldi. Öyle ya ? İnsan neye sahip olursa olsun yanında ona herşeyini anlatabileceği ve hayallerini yaşayabileceği bir yoldaş isterdi..

    Kitapta gördüğüm en yoğun duygu bu yoldaşlık duygusuydu. Bu yoldaş hepimizin hayatında da bir ihtiyaç değil mi ? Kimi zaman eş, kimi zaman gerçek bir dost, kimi zaman kedi köpek.. Ne olursa olsun bir yoldaş olmalı.. Hayatımıza devam ederken yaşadıklarımızı anlatabileceğimiz, beraber hayal kurup o hayaller için mücadele edeceğimiz bir yoldaş..

    Spoiler içerir :

    Kitabın sonunda George'un , yoldaşı Lennie'yi kendi eliyle öldürmesini ise kitabın ortalarında yer alan bir hikaye ile alıntıladım. Bir köpek vardı. Yaşlı, kokan, hiçbir işe yaramayan bir köpek.. Ve bir gün çiftlik sahibinin oğlu gelip o köpeğin sahibine : '' Ne işe yarar bu it ? Öldür gitsin. Nası olsa şurada yavrular var. Birtane veririz sana onu büyütürsün. '' der. Fakat köpeğin sahibi buna yanaşmaz. '' Benim yanımda büyüdü, yapamam! '' der. Ve yakınır : '' Bana bir zorluğu yokki. Neden öldürmemi istiyorlar anlamıyorum. '' Çiftlik sahibi : '' Senin elin öldürmeye yanaşmıyorsa bırak ben öldüreyim. '' der ve köpeği bir dere kenarında tam ensesinden öldürür. Bu durum köpeğin sahibini öylesine üzerki, '' Keşke bunca senedir yanımda olan yaşlı köpeğimi başkasının eline bırakmasaydım. Ölüceksede benim ellerimde ölseydi '' der. İşte George, Lennie'nin yaptığı bu çok büyük hatadan sonra aynı şeyi düşünür. Lennie' nin bu insanlar tarafından vahşice öldürüleceğini anlayınca onu yakalamak için çıktıkları zaman Lennie'nin nerede saklandığını bildiği için onun yanına gider ve hiçbirşey olmamış gibi yanına oturup hayallerine devam eder.. Yoldaşı ile son kez güzel hayallerinden bahsederek hiç olmadık bir anda kendi elleriyle yoldaşının yaşamına son verir. Uzun süre bakar o vuran eline, sesi kısılır.. Fakat Lennie hep onla yaşamıştır ve onu başkasının kesin olarak bulup öldüreceğini anlayınca, o başkalarının katletmesine izin vermeyerek bunu dahi kendi elleriyle yapar. İçi yansada..
  • 196 syf.
    ·Beğendi·9/10
    Son Ada...Ne güzel bi kitaptın sen öyle..Hayran kaldım..Dört dörtlük, sakin, denizi mavi, yeşili bol, martı sesleri eksik olmayan,icinde yaşayan sımsıcak komsulukları olan, 40 hanelik huzurlu bir ada vardır..Bir gün bir devlet başkanı bu adaya gelir..Onun gelmesiyle birlikte  adada var olan hic bir sey eskisi gibi olmayacaktır..Bir kişinin bu güzelim adayı ve insanların hayatını nasıl mahvettigini sinirleriniz gerilerek okuyacaksınız...
    Livaneli'ye bir kez daha hayran oldum.O hep yazsın biz okuyalım
    Kitap cok kısa,  180 sayfa civarı..Hemen bitmesin diye yavaş yavaş ve sindire sindire okudum.Ama bitti malesef, ileride dönüp tekrar tekrar okuyacağım kitaplar arasında yerini aldı..Okuyun, okutturun...Ba-yıl-dım
  • 373 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    Ah sen ne güzel bir kitaptın öyle. O kadar içten bir anlatımı vardı ve o kadar bizdendi ki karakterler... Onların yaşadığı zorlukları içinde hissediyor insan okurken.
  • 176 syf.
    ·3 günde·Beğendi·8/10
    Ahhh hayat ahhh
    Sen ne derin bir kitaptın öyle arkadaş? İnceleme yazmak için bitirmeyi zor bekledim. Her hikaye böyle güzel mi olur? Hacenne mi dersin fotoğrafçı mı? Bu kadar güzel yaşamdan hikayeler okumak çok mu iyi geliyor bana anlamadım. Ama kitap hiç bitmesin istedim. Öyle güzel hikayeler ki insanı hem hüzün denizine hem mutluluk pınarına götürüyor. Yazara buradan teşekkür ediyor size de en yakın zamanda bu kitabı okumanızı tavsiye ederim sevgili okurlar