• - Ne sormuştum? Yalnızca basit sorular. "Neden bir daha doğmak istemiyorsun?" diye sormuştum. Bu Jainizm'de çok basit bir sorudur, çünkü Jainizm bir daha doğmamak için çaba göstermekten başka bir şey değildir. Tekrar doğumu önleme bilimidir. Bu yüzden ona temel soruyu sordum, "Bir daha doğmak istemiyor musun?"
"Hayır, asla." dedi.
    Sonra sordum, "Neden intihar etmiyorsun? Neden hâlâ nefes alıyorsun? Neden yemek yiyorsun? Neden su içiyorsun? İntihar et ve yok ol. Neden basit bir şey için bu kadar gürültü yapıyorsun?" Kırk yaşından fazla değildi... Ona şöyle dedim, "Bu şekilde devam edersen, belki kırk yıl, hatta daha fazla yaşamak zorunda kalabilirsin." Az yiyen insanların daha uzun yaşadığı bilimsel bir gerçektir...
Bu yüzden rahibe şöyle dedim -o zaman bu gerçekleri bilmiyordum- "Bir daha doğmak istemiyorsan, neden yaşıyorsun? Öl gitsin! Neden intihar etmiyorsun?" O zamana kadar kimsenin ona böyle bir soru sorduğunu sanmıyorum. Görgülü bir toplumda kimse gerçek sorular sormaz ve intihar sorusu hepsinden daha gerçektir.
    Marcel şöyle der: İntihar var olan tek felsefi sorudur. O zamanlar Marcel'i tanımazdım. Belki o zamanlar Marcel yoktu bile ve kitabı henüz yazılmamıştı. Ama Jaina rahibine şunu söyledim: "Bir daha doğmak istemiyorsan, ki arzunun bu olduğunu söylüyorsun, neden yaşıyorsun? Ne için? İntihar et! Ben sana bir yol gösterebilirim. Dünyanın yolları hakkında çok şey bilmesem de, intihar söz konusu olduğunda sana tavsiyede bulunabilirim. Köyün kıyısındaki tepeden atlayabilirsin ya da kendini ırmağa atabilirsin."
Jaina rahibine şöyle söyledim; "Yağmurlu mevsimde benimle beraber ırmağa atlayabilirsin. Bir süre yoldaş oluruz, sonra sen ölürsün, ben karşı kıyıya ulaşırım. Ben yeterince iyi yüzebilirim."
Bana öyle şiddetle, öyle bir öfkeyle baktı ki, ona şunu söylemek zorunda kaldım: "Unutma, hâlâ öfke dolu olduğun için bir daha doğman gerekecek. Dertler dünyasından kurtulmanın yolu bu değil. Neden bana öyle öfkeyle bakıyorsun? Sorumu huzurlu ve sessiz bir şekilde yanıtla. Coşkuyla yanıtla! Yanıt veremiyorsan, basitçe, 'Bilmiyorum.' de. Ama öfkelenme."
Adam şöyle dedi: "İntihar günahtır. Ben intihar edemem. Ama bir daha asla doğmak istemiyorum. O duruma yavaş yavaş, sahip olduğum her şeyden vazgeçerek ulaşacağım."
Dedim ki: "Lütfen, bana sahip olduğun bir şey göster çünkü görebildiğim kadarıyla çıplaksın ve hiçbir şeye sahip değilsin. Nelerin var?
    ...
    Aslında dedem meditasyon yaparmış gibi gözlerini kapatmıştı. Ona dedim ki, "Nana, harika! Öfkelisin, köpürüyorsun, içinde ateş var, ama sen meditasyon yapıyormuş gibi gözlerini kapatmış, oturuyorsun. Senin gurun öfkeli, çünkü sorularım onu rahatsız ediyor. Sen öfkelisin, çünkü gurun yanıt veremiyor. Ama ben diyorum ki, burada vaaz veren bu adam yalnızca bir embesil." Bunları söylediğimde dört, beş yaşından daha büyük değildim.
  • - Neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun ?
    + Sen ne yapıyorsun ki ?
    - Kimseden hiç birşey beklemiyorum .Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum .
  • Araştırmalarımda öğrendiğim birşey vardı, "Kendinle Konuşmak."
    Kendinle konuşup ne diyeceksin ki bu delilik demiştim daha okumadan ve böylesine etkili bir yöntem olduğunu bilmeden.
    Hayattaki herkesle konuşup kendimle hiç konuşmamıştım. Hayattaki herkese önem verip kendimi kâle bile almamıştım. Hayatımdaki herkesin derdini dinlemiştim de kendi derdime kulak vermemiştim. Öncelikle aldım kendimi karşıma ve bolca sustum. Içimdeki benin söyleyeceklerini kusmasını bekledim. Yılların verdiği susturulmuş sesin buna hakkı vardı.
    Anlattı bana karşımdaki ben;

    1. En son ne zaman kendin için şahane bir yemek hazırladın?
    2. Dostların evine geldiğinde özene bözene hazırladığın yemek masanı ne zaman kendin için de hazırladın?
    3. Hazırlamadın hiçbir zaman. Kendini hep geçiştirdin. Misafir yoksa önemli bir yemekte yoktu önemli bir masa da. Peki sen kendine değer vermezken, başkalarının sana değer vermesini nasıl bekliyorsun?

    4. Dışarı çıkarken bakımlı oluyorsun, evdeyken sözde rahat kıyafetler başlığı altında aynaya bakılmayacak şekilde giyiniyorsun, saçlarını dışarı çıkarsan bir şekle sokuyorsun. Sen bu hareketinle zaten sinyali gönderiyorsun evrene "Ben başkaları için yaşıyorum diye" kendin için yaptığına kendini inandırıp bir yalan içinde yaşıyorsun. Burada da yine başkalarına değer veriyorsun kendine değer verdiğini zannedip.

    5. Saçlarımı şu renge boyarsam elalem ne der, bunu giymeyi çok istiyorum ama insanlar ne der derkende başkalarına değer verip kendi değerinden uzaklaşıyorsun.

    6. Hayır diyemediğin için gitmek istemediğin yerlere çağırdığında gidiyorsun, hayır diyemediğin için senden istenilen birseyi kalbin acıya acıya veriyorsun, sırf onları kaybetme korkusu yaşadığın için yapıyorsun bunu. Ve yine kaybediyorsun çünkü o insanlar sana hayır demeyi öğretmek için varlar. Hayır diyemedigin için sana düşman oluyorlar. Evrenin yasası bu anlamıyorsun.

    7. Sağlıklı beslenmiyor,düzenli su içmiyorsun, spor yapmıyorsun, bedenine iyi bakmıyorsun, bedenin senin en değerli varlıklarından biri, şükranını ona özen göstererek yapman gerekir yapmıyorsun. Bedeninin çirkin bir görüntü aldığında şikayetçi oluyorsun, ancak onu o hale senin getirdiğini unutuyorsun.

    8. Düzenli uyumuyorsun. Gece uykunu kaliteli almak için birşey yapmıyorsun.

    9. Başkaları hakkında herzaman bir yorumda bulunuyorsun. Dedikodu değil bu deyip insanların hakkında konuşuyorsun, evrende o sözlerin o insana ulaştığını bilmiyorsun, sana bir anda düşman olmasını yadırgıyorsun. Ben ne yaptım ki diyorsun.

    10. Başkalarını yaşantılarından dolayı yargılıyorsun. Insanları yargılama hakkını kendinde bulmak yerine, kendi yolunda yürümeyi kendi önüne bakmayı, kendini geliştirmeye çalışmayı, kendin için evren için birşeyler üretmeyi başarılı olmayı unutuyorsun.

    11. Beni ne mutlu eder diye düşünmek yerine başkalarının mutluluklarını yada mutsuzluklarını konuşuyorsun.

    Bu maddeler çoğaltılır.

    Kendini iyi biri zannediyorsun. Bu iyi biri olmak değil. Herkes kendini iyi zanneder. Senin iyilik dediğin sırf daha çok sevgi gör yada terk edilme diye kendinden verdiğin ödünler. Fedakarlık iyi biri olmak demek değil.

    Oysa net olman gerekir. Net olmak.. yani bir karakter sahibi olmak. Yani insanlar şunu diyebilmeli. Bu kadın, bunu yapmaktan hoşlanır, bunu hiç sevmez, sen sevmediğin şeyleri de yapıyorsun başkaları için, insanlar senin neyi sevip neyi sevmediğini bilmiyorlar ki, sana nasıl davranmalarını bekliyorsun, kendileri nasıl isterse o kivama sokuyorsun kendini, onlarda canları ne isterse onu istiyorlar senden. Sevmeye sevmeye yaptığını bilmiyorlar. Sonra kızıyorsun neden bana böyle şeylerle geliyorlar diye.

    Net olmam gerekir hepsi bu.
  • -" Öyle mi diyorsun? Yanılıyorsun. Herkesin bir işi gücü var ,bu güne kadar bellediği bir usul var .Herkesin bir yataktan kalkışı, bir yemek yiyişi var. Senden akılları var, senden yaşlıları var, senden tecrübeleri var .Bu kadar adamın düşünemediğini sen mi buldun? Dur bakalım, dur bakalım hele .İki satır öğrendin diye herkesi cahil mi sanıyorsun? Bağırıp çağırarak gözümüzü mü korkutmaya çalışıyorsun? Ben bilmesem de bir bilen vardır elbette.Bu kadar atılışı, saldırışı, yıkışı sana bırakırlar mı? Dur bakalım, dur hele. Nereden geldin, nereye gidiyorsun? Belgelerini,izinlerini, tanıklarını, yeteneklerini göster bakalım. Seni buraya kim soktu, kim izin verdi sana bütün bunları söylemen için? Bir yanlışlık olacak . Kapıcıyı çağırın. Nasıl boş bulunmuş? Dışarı çıkarın şunu : etrafa bu kadar saldırmasına göz yummayın.Herkese, ne yaptın? ne yapıyorsun? neye yarar bunlar? demesine fırsat vermeyin.Saldırın ona: o ne yapmış? Ne yapıyormuş? Gördün mü? Dur bakalım, dur hele. Öyle kolay değilmiş, değil mi? Kolay olsaydı biz yapardık. Yapmadığımıza göre, bizimde kendimize göre bir bildiğimiz var.Biz de okuduk onları.Onlardan, dediğin anlam çıkmaz.Çıksaydı, biz bilirdik senden önce. Hepimiz birbirimize tanıklık ederiz. Sana kim tanıklık edecek? Kim koruyacak seni? Ne demişler : el elden üstündür.Biz de geleneklere, saplantılara karşıyız elbette.Fakat, bütün bunları bilmiyormuş gibi bize yeniden öğretmeye kalkmana da karşıyız.Bunun bir yolu yordamı var.Önce kendini tanıtmalısın, yaptıklarınla ispat etmelisin kendini.Başkaları nasıl yapmışsa , nasıl yapıyorsa öyle davranmalısın.Kendini önce başkalarına kabul ettirmelisin ki bizde kabul edelim.Bunun için de belki önce ölmelisin..."
  • "Neden benim gibi yapmayı ögrenmiyorsun?"
    "Sen ne yapıyorsun ki?"
    "Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum..."
  • ┏╋━━━━━━◥◣◆◢◤━━━━━━╋┓
    Bunu okuyan arkadaşım
    ┗╋━━━━━━◥◣◆◢◤━━━━━━╋┛

    ┌──────────────────────────────────────┐
    Belki seni tanımıyorum, şu an kiminle nerede neler yapıyorsun bilmiyorum ama,
    Tek bildiğim bu dünyada yaşayan herkes gibi seninde canını sıkan bazı şeyler oldu.
    Şimdi, canını sıkan her ne ise, geçeceğini unutma.
    Ve sen her zaman çok değerlisin.
    Son olarak şunu unutma! Sen neleri atlatmadın ki ¿
    İnşallah rabbimin izniyle bunu da atlatırsın.
    Kendine iyi bak, gülümse. ☺ ♥
    └──────────────────────────────────────┘
  • - Neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?

    - Sen ne yapıyorsun ki ?

    - Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum .

    Şeker Portakalı