Dünyaya karşı koyma konusunda karşılaşılan güçlükler, yalnızca çocuğun organizmasındaki kusurlardan ileri gelmez. Akılsız bir çevrenin çocuğa yüklemiş olduğu akla uygun olmayan istekler(ya da bu isteklerin çocuğa kötü bir şekilde iletilmiş olması), çevrede bulunan gerçek güçlükler kadar önemlidir. Kendini çevresine uydurmak isteyen bir çocuk, özellikle cesaretini yitirmiş ve kendi kötümserliğini çarçabuk çocuğa da geçirmiş bir çevre içerisinde büyüyorsa, birdenbire çeşitli güçlüklerle karşılaşacaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her tip, ancak çevre ile olan ilişkisini kavradığımız zaman anlam kazanmaktadır. Herhangi bir çocuğun davranışında genellikle çevrenin yankılarını bulmak mümkündür.
Tek tek insanları, ideal bir insan fikri ile karşılaştırırız; yani karşısına çıkan güçlükleri ve kendisine verilen görevleri genellikle topluma yararlı olacak şekilde çözümleyebilen ve yoluna koyabilen, sosyal duygusunu üstün bir dereceye ulaştırabilmiş olan bir insanla... Furtnüller'in deyişi ile söyleyecek olursak, böyle bir insan "hayat oyununu, toplumun kurallarına göre oynamaktadır".
İradeye dayanan her hareket, bir yetersizlik duygusu ile başlamakta ve bu duygunun giderilmesi tatmin, huzur ve bütünlük sağlayacak bir duruma doğru atılan adımlarla mümkün olmaktadır.
Darwin, uzun zaman önce, zayıf hayvanların hiçbir zaman yalnız başlarına yaşayamadıkları gerçeğine dikkati çekmişti; insanı bu zayıf hayvanlar arasında saymak zorundayız; çünkü o da yalnız başına yaşayacak kadar kuvvetli değildir.