• Ziya Gökalp'de dahil olmak üzere, kimi Türk aydınları tarafından Türkiye'de demokrasinin başlangıcı olarak selamlandı. Buna karşın aydınların büyük çoğunluğuna göre Sened'i İttifak devleti yok sayıp ona meydan okuyarak kendi kişisel çıkarlarını devletin ve toplumun üzerine çıkarmayı amaçlayan aç gözlü mütegallibenin küstah bir girişimiydi. Birinci yorum mu? İkinci yorum mu? Açıklamasıyla lütfen.
  • "Sened'te ayrıca, Sened hükümlerine aykırı hareket etmedikleri müddetçe merkezin yerel eşrafa karşı bir gieişimde bulunmayacağı belirtilmektedir. Sened-i İttifak'ın Magna Carta'dan farkı bu noktada da ortaya çıkmaktadır:Merkez, kendi elini güçlendirdiği müddetçe yerel eşrafta karşı neden karşı tavır alsın?"
  • İttifak hüdadadır, heva ve heveste değil. İnsanlar hür oldular amma yine abdullahtırlar. Herşey hür oldu. Başkasının kusuru, insanın kusuruna sened ve özür olamaz. Yeis, mani'-i herkemaldir. "Neme lâzım, başkası düşünsün" istibdadın yadigârıdır.
  • Türkiye'de 1808 Sened-i İttifak'tan 1876 I.Meşrutiyet'e kadar 68 yılda padişahın yetkileri sınırlandırıldı.1878-1908 arasında Padişah II.Abdülhamit bu 68 yıllık değişimi,30 yıllık ''mutlak egemenliği'' ile durdurmaya çalıştı.
  • İmam Evzai'den İmam Ahmed'e kadar '' 20 '' Ehl-i Sünnet aliminin istiva ve uluvv hakkındaki sözleri.

    1- İmam Evzai ( vefatı :157) ; '' Bizler - Tabiin nesli - şöyle derdik : Şüphesiz Aziz ve Celil olan Allah, Arş'ının üstündedir. Biz sünnette O'nun sıfatlarına dair gelmiş şeylere iman ederiz '' [1]

    2- İmam Malik : '' Allah semadadır. İlmi heryerdedir. Hiç bir şey O'nun ilminin dışında değildir ''[2]

    3- İmam Hammad b. Zeyd : '' Onlar ( cehmiyye ) bu sözleri ile semada bir ilah yoktur demek istiyorlar '' [3]

    4- İmam Muhammed b. İshak : '' Arşın üzerinde celal ve ikram sahibi olan vardı. O yüceliği ile mahlukatı üzerinde zahir olandır. Onun üstünde hiçbir şey yoktur.'' [4]

    5-İmam Cerir ed-Dabbi ( vefatı 188): Cehmiyyenin söyledikleri sözün başı bal sonu zehirdir. Onlar semada bir ilah yok demeye çalışıyorlar. '' [5]

    6- İmam Abdullah bin Mübarek ( 181): O ( Allah ) yedinci semada Arş'ın üzerindedir. '' / '' Cehmiyenin dediği gibi o işte burada yerdedir demeyiz '' Başka rivayette '' Biz Cehmiyye'nin dediği gibi O işte burada yerdedir demeyiz. Bilakis Arşına istiva etmiştir '' [6]

    7-İmam Abbad el Avvam ( 185 ) : '' Ben Bişr el-Mersi ve onun ashabı ile konuştum. Onların nihayetinde sözlerinin: 'Semada bir şey yoktur ' demeye vardığını gördüm. Görüşüme göre onlarla nikahlanılmaz onlarla mirasçı da olunmaz ''[7]

    8-Hafız Bişr b. Ömer ez- Zehrani ( 207 ) : '' Ben müfessirlerden bir çok kimseyi şöyle derken dinlemişimdir : '' Rahman Arş'a istiva etti '' Arş'ın üzerine yükseldi demektir ''[8]

    9-Şeyh Ebu Muaz el-Belhi : Cehmin sözlerine karşılık şöyle demiştir '' Allah'ın düşmanı yalan söylüyor. aksine Aziz ve Celil olan Allah, kendisini vasfettiği gibi Arşın üstündedir ''[9]

    10-Şeyh Şaz b. Yahya dedi ki : Yezid b. Harun'a Cehmiyye kimlerdir diye sorulurken şu cevabı verirken dinledim: '' Rahman'ın Arşa istiva ettiğini genel olarak herkesin kalbinde yer ettiği şekilden farklı bir şekilde iddia edip açıklayan bir kimse Cehmi'dir '' [10]

    11-İmam Amr b. Ed-Dabbai ( 208 ) : '' Onlar ( cehmiyye ) Yahudilerden ve Hristyanlardan daha kötü sözler söylediler. Yahudiler ve Hristyanlar ve diğer din sahipleri Müslümanlar ile birlikte ittifakla Aziz ve Celil olan Allah'ın Arş'ının üzerinde olduğu konusunda ittifak etmiştir''[11]

    12-Cerh ve Ta'dil İmamı İbn Mehdi ( 198 ) : '' Cehmiyyeciler Allah'ın Musa ile konuşmuş olduğunu ve Arş'ın üzerinde olduğunu red etmek istemişlerdir. Görüşüme göre Tevbe etmeleri istenir, yoksa boyunları vurulur '' [12]

    13-İmam Vehb b. Cerir ( 206 ): '' Cehm'in görüşünü kabul etmeyin. Çünkü onlar semada bir şey olmadığını söylemeye çalışıyorlar. Oysa bu ancak iblisin fısıldamasıdır. Bu küfürden başka bir şey olamaz '' [13]

    14-İmam Abdullah b. Cafer er-Razi : Akrabalarından Cehmin görüşünü benimsemiş birisinin başına vurmaya başladı. Ayakkabısyla o kişinin başına vuruyor ve aynı zamanda ' '' Rahman Arşa istiva etti '' ve yaratıklarından ayrıdır demediğin müddetçe seni bırakmam ' diyordu ''[14]

    15-İmam Şafii : ''Benim izlediğim ve Süfyan, Malik ve buna benzer gördüğüm kimselerin izledikleri sünnete göre, Allahtan başka bir ilah yoktur....Allah seması ve Arş'ının üstündedir... Yaratıklarına dilediği şekilde yaklaşır...''[15]

    16-İmam Ubeydullah er-Razi (221 ) : Bir adamı Cehmin görüşlerine uyması dolayısıyla hapsetmiş sonra adam tevbe etmişti. Adamı sınamak için ona '' Allah'ın mahlukatından ayrı olarak Arşı üzerinde olduğuna şahitlik eder misin '' dedi. Adam: '' Ben mahlukatından ayrı olarak ne demek bilmiyorum '' diyince ; '' Bunu götürün, hala tevbe etmemiş '' dedi. [16]

    17-İmam Muhammed b. Mus'ab el-Abid ( 228 ) : ( dua ederek ) '' Senin konuşmadığını, ahirette görülmeyeceğini iddia eden bir kimse, Senin zatını inkar eden biridir. Şehadet ederim ki Sen Arşın üstündesin. Yedi semanın üstündesin. Allah'ın düşmanı zındıkların söyledikleri gibi değilsin. '' [17]

    18- Zahid Şeyh Bişr el-Hafi şöyle dua etmiştir '' Allah'ım sen Arşının üstünde biliyorsun ki .... '' [18]

    19- İmam İshak b. Rahuye (238) : İbn Mübarek'ten O arşı üzerindedir yaratıklarından ayrıdır sözünü nakletti ve sonra dedi ki : '' Bu hususta en üstün ve en açık şey yüce Allah'ın '' Rahman Arşa istiva etti ( taha:5) sözüdür.[19]

    20- Ve İmam Ahmed '' Ebubekir Hallal'ın hocası Yusuf b. Musa el-Kattan dedi ki : Ebu Abdillah'a ( İmam Ahmed ) '' Allah yedinci semanın üstünde, Arşı üzerinde yaratıklarından ayrı ama kudreti ve ilmi her yerdedir, öyle mi diye sorulunca , şu cevabı verdi '' Evet , O arşı üzerindedir ve hiç bir şey onun ilminin dışında değildir. . Bunu el-Hallal nakletmiştir. [20]

    Yukarıda ki rivayetlerde geçen '' Semadadır '' sözü arapça ifade ile '' yüksektektedir/ üsttedir '' anlamına gelmektedir. Yani herşeyin üstündedir demektir. Yoksa şu gördüğümüz gökyüzündedir anlamında değildir. Bunu hadis alimleri defalarca kez açıklamıştır.

    Zehebi'nin el-Uluvv kitabı ümmülkura yayıınevi tarafından , M. Beşir Eryarsoy hocanın tercümesi ile Türkçeye tercüme edilmştir.
    el-Elbani'nin tahkiki ile.
    -------

    [1] Bunu Beyhaki el-Esma'da nakletmiş. İbn Teymiyye, İbn Kayyim ve Zehebi senedinin sahih olduğunu söylemiş. İbn Hacer ceyiddir demiştir.

    [2] Abdullah es-Sünne'de, Ebu Davud el-Mesail'de, Acurri eş-şeriat 'ta, Lalekai Şerhu İtikadi Ehl'is-Sünne'de , İbn Teymiyye Hamaviyye'de, Zehebi el-Uluvv'da senedi ile nakletmiştir. el-Elbani senedinin sahih olduğunu söylemiştir.

    [3]İbn ebi Hatim er-Razi, Kitabu er-Red ala'l-Cehmiyye'de; Abdullah es-Sünne'de ;İbn Teymiyye Hamaviyye'de nakletmiştir. İbn Teymiyye ve el-Elbani senedinin sahih olduğunu söylemiştir.

    [4] Zehebi el-Uluvv
    [5] Zehebi el-Uluv , el-Elbani senedi ceyyiddir dedi
    [6] Bunu Darimi er-Red ala'l-Mersi de , Abdullah es- Sünne'de, Buhari Halku ef-alil ibad 'da, İbn Teymiyye Hamaviyye'de, İbn Kayyim ictimau Cuyuş 'ta, sahih olarak nakletmiştir. Zehebi ve el-Elbani'de sahih olduğunu söylemektedir. İbn Kayyim bu sözün tevatüren geldiğini söylemektedir.

    [7] Abdullah es-Sünne'de nakletmiştir.
    [8] İshak b. Rahuye'den sahih olarak nakledilmiştir. Zehebi el-Uluvv'da
    [9]İbn Ebi Hatim nakletmiş olup ; Zehebi el-Uluvv'da kaydetmiş,el-Elbani senedinin sahih olduğunu söylemiştir.
    [10] Abdullah es- sünne'de, Ebu Davud es-Sicistani el-Mesailde, Buhari talik yoluyla Halku Ef'ailil İbad'da nakletmiştir. el-Elbani senedi Ceyyid demiştir.
    [11]İbn Ebi Hatim'den naklen, Zehebi el-Uluvv, İbn Kayyim ictimau Cuyuş, Buhari Halku Ef'alil İbad'da nakletmiştir.
    [12]Abdullah es-Sünne'de nakletmiş, İbn Kayyim ictimau cüyuş'da Zehebi el-uluvv'da sahih olduğunu söylemiştir.
    [13]Zehebi el-Uluvv'da kendi senedi ile nakleder.
    [14]Zehebi el-Uluvv da nakletmiştir, el-Elbani senedinde beis olmadğını söylemiştir.
    [15]Ebu Muhammed el-Makdisi, 'den Zehebi nakletmiştir.
    [16]el-Heravi Zemmu'l-Kelam, Zehebi el-Uluvv ibn Ebi Hatim'den naklen
    [17]Abdullah es- Sünne'de, Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdat'ta, Darekutni 'den nakletmiştir. Zehebi ve el-Elbani sahih demiştir.
    [18]Zehebi el-Uluvv
    [19] Bunu Hallal e Sünne'de nakletmiştir. Heravi Zemmu'l-Kelam'da Harb. el-Kermani'den nakletmiştir. el-Elbani der ki Harb el Kermani İmam Ahmed'in ashabından hafız ve fakihtir.Zehebi el-Uluvv'da Hallal'dan nakletmiştir.

    [20] el-Elbani der ki buradaki el-Kattan Buharinin hocalarından sika birisidir. Ondan da Hallal dinlemiştir ( Hallal zaten sika olduğuna göre ) sened sahihtir.

    | Alıntıdır!
  • 1808 yılında, Anadolu ve Rumeli âyanı ile Padişah arasında imzalanan “Sened-i İttifak” hükümdarın yetkilerini sınırlamaya kalkar. Bazılarının -İngiltere’deki bir örneğe benzeterek- ileri bir hamle, demokratik gelişmenin başlangıcı diye gösterdikleri bu belge, tersine, merkezî otoritenin zayıflamasıyla feodaliteye doğru çözülmenin bir simgesidir.
  • Eğer Osmanlılarda, İngilizlerde olduğu gibi, bir Magna Carta aranacaksa, bu Tanzimat Fermanı'nfa değil, olsa olsa Sened-i İttifak'da bulunabilir.