• Neyin acısını yaşıyorum diye
    Aylarca soruyorum kendime,
    Sevgimin karşılik bulmamasına mi?
    Hayır hayır!!
    Bunun acısını daha önce yaşadim
    Bu sefer ki başka
    Yeryüzunde ki en güzel dostumu
    Kaybettim, ve bunun acını yaşiyorum.
    Nasıl bir acı bilirsin
    Hiç bir insanı dost olarak gorememek
    Bir telefon kadar yakinken
    Uzak,konusmak istemediğim bir kac dost var
    Zaman usul usul onlari ve anilarini unutturuyor.
    Ama sen unutulmuyorsun
    Kaybettigim dostum.
    Uzgunum çok üzgunum
    Yollarimizin bir daha kesişmeyeceğinden
    Son sözlerin sevgide tahammül sinirimda
    Oysa dostlukta tahammül sınırının dişinda
    çok ağir sözler...
    Hala aklındayim biliyorum.
    Ruyalarda goruyorum seni.
    Ahh elden bir sey gelse
    Sana o kadar ihtiyacim var ki
    Kimseye bir şey anlatmak istediği yok
    Kaplumbağaya değil kabuğuna dönüştum.

    Kalbim hala sana sevgi besliyor.
    Ama suyunu kesmişim
    İlla ki bir gun kuruyacak o sevgi
    Yanlis kalplerde kuruyacağiz
    Ama unutmayacağiz
    Sahi sana anlatmadim
    Memleketten
    Hemşire bir kadın
    Benden hoşlanmiş ve
    bunu ablama soylemis.
    Bunlari yazarken guluyorum.
    Olacak gibi değil.
    Benden hoşlanmiş 😂😂
    Neyse bir görusme ayarlandi.
    Görüştüm senden kaçmak için
    Kadın,duruşumdan sözlerimden etkilendigini soyledi...
    Ama takintili bir tipti.Ve ciddiydi
    Benle evlenmeyi düşunecek kadar ciddi;
    Olacak gibi degil 😊
    Emek vermeden hissetmeden ve dahasi sen varken..
    Takintili bir tipti,geçmişi didiklemeler falan
    Ki bende olanca dürüstlugumle anlattim bir çok şeyi.Sonrasi mi? Uzak durdu.Uzak durmasi beni hiç rahatsiz etmedi hatta bu sacmaligin kisa surmesi hoşuma gitmedi degil.O insana daha çok zarar vermeden....
    Gecen memleketten istanbula geldi.
    Gorusmek istedi.Görüşmedim
    Bak başima yine ne olaylar geliyor.
    Seni unutmak icin ne sacmaliklara katlandigimi.
    Ama seni unutamayacağim bu gidişle
    Sen de unutamayacaksin
    Boylesine yaşayip
    Kum saatinde ki kumlarimiz
    Bitene kadar boyle yaşayacagiz...
  • “Umulmadık bir gün olabilir bugün.
    Bir çay söyle yağmurların kokusunda.”

    Unutmayacağız seni daha nice 30 yılda.
    Cemal Süreya yı anmak. Anlamak.
  • Biz genelde olumsuz kalıplar kullanan bir milletiz. Yabancılar ölenin ardından seni daima hatırlayacağız derken biz seni asla unutmayacağız deriz. Bu kalıplar dilimize o kadar yerleşmiş durumdadır ki kendimizi olumlu düşüncelere ve konuşma diline alıştırmak biraz zaman alacaktır.
  • 488 syf.
    ·3 günde·Beğendi
    OSMAN Balcıoğlu okumaya biraz geç kalmışım gibi hissediyorum. Bir ablamın tasiyesiyle edinmiştim bu eseri, iyi ki daha fazla bekletmeden okuma listeme almışım. Bir biyografi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Cumhuriyetimizin ilk yıllarınada ışık tutan her yönden dolu dolu bir kitap. 
    Sayfaların arasında kaybolduğumu hissettim. Afife ile mutlu oldum, yeri geldi gözyaşı döktüm. 
    Ah Afife! Sen ne zorluklar çekmişsin öyle.
    İçim sitem dolu. 

    Gelelim Afife Jale'nin hayatına;

    Afife Jale'nin çocukluk hayallerinde hep tiyatro vardı. Sanat aşığı dedesi Doktor Sait Paşa ile tiyatrolar gitmek en büyük mutluluktu onun için. Dedesinin ve ev halkına piyesler düzenleyerek büyür. Gelecek hayallerinde hep sahnede olmak vardır. Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu dönemlerde atmıştır ilk adımını Afife Jale. İlk müslüman kadın oyun olarak yazdırır adını tarihe. Bu hiç kolay değildi o dönemde. Babası bile bu sevdasını anlamayıp annesiyle, Afife'ye sırt çevirmiştir. Her sahnesinde Polis tarafından baskın yedi, yeri geldi yaka paça karakola götürüldü. Bu yaşadıkları yüzünden bir hançer gibi saplanan baş ağrıları çekmeye başladı. Ne yapsa iyi olmadı. Bu illet yüzünden morfinman oldu ama yine de vazgeçmedi tiyatro sevdasından. Tüm zorlukları Afife çektiği halde yeni Türkiye kurulurken Afife Jale ikinci planda kaldı. Tüm cefasını o çekti ama sefasını başka kadın oyuncular sürdü. Her şey düzeldiği  halde gel bizimle çalış diyen olmadı. Gurur meselesi yaptı hiçbir zaman bana da bir rol verin diye kimsenin kapısını çalmadı. Teyzesinin oğlu Ziya'nın evlilik teklifini morfin ve morfin belasının başına açtığı dertler yüzünden geri çevirdi. Onunda hayatını zehir etmek istemedi. Çok sevdim dediği Selahaddın Pınar ile evlendi. İkisi de büyük acılar çekmiş bu iki yaralı kalp mutluluğu birbirinde aradı ama çektikleri yetmemiş demek ki aradıkları mutluluğu bulamadılar. 

    'Tiyatro varsa ben varım' diyen Afife Jale sahneden uzak kalmaya dayanamadı. İçine kapanık, mutsuz bir kadın oldu ve her seferinde morfine sarıldı. En sonunda eşi Selahaddin Bey'e de zarar verdiğini düşünmeye başlar ve eşinin kendisini terk etmesini ister. Bir bavul ile vurur kendini yollara. Annesi ve dadisini daha fazla üzmemek için onlardan uzak durur. Sokaklarda kalır, bir kriz geçirip kendinden geçtiğinde gözlerini akıl hastanesinde açar. Orada kimseye adını söylemez, ailesine haber verilirse onlara yük olurum diye düşünür. Akıl hastanesindeki son aylarında kendisine yapılan vefasızlığın, haksızlığın içine daha fazla dert olduğunu düşünmeye başlar. Orada akıl hastanesinde yalnız başına can verir ve cenazesinde tabutunu taşıyacak dördüncü kişi şofördür. 
    Ben okurken bile kahroldum. Bir de bunları Afife Jale'nin yaşamış olduğunu düşünmek beni çok etkiledi. 
    Gerçekten bu yapılan vefasızlık değil de nedir?
    Hatta haksızlık değil midir? 

    Bir şeylerin değişmesi için ailesinden, hayatından vazgeçen bu insanın, her şey düzelip yeni tiyatrolar kurulunca neden aranıp sorulmadığını aklım almıyor. Hala boğazımdaki düğüm geçmedi. 

    Seni saygı ve minnetle anıyoruz. 

    En büyük korkun, üzüntün unutulmaktı.

    Seni unutmayacağız...

    Buraya da eşi Selahaddin Pınar'ın, Afife Jale'ye yaptığı bestenin sözlerini bırakıyorum...

    "Bir bahar akşamı rastladım size
    Sevinçli bir telaş içindeydiniz 
    Derinden bakınca gözlerinize 
    Neden başınızı öne eğdiniz?

    İçimde uyanan eski bir arzu
    Dedi ki yıllardır aradığım bu
    Şimdi soruyorum büküp boynumu 
    Daha önceleri nerelerdeydiniz ?"

    Keyifli okumalar diyeceğim ama bu kitabı okuyanlar lütfen keyifli olmayın...
  • Oğuz Atay seni asla j unutmayacağız olriçç
  • 208 syf.
    ·9/10
    -BUĞU -
    Neden mi buğu?Çünkü gerçeklik ve hayal bulanıktır.

    Psikanaliz üzerine yüksek lisans yapan Nihan Kaya, hasta hikayelerine bayılır hele de şizoflern diyologlarını okumak onda bilinmedik fikirler düşünmesine yol açarmış.Bir gün tezin de Bakırköy Ruh Ve Sinir Hastalıkları Hastanesin'deki insanların şizofren damgaları vuruldukları gerçekten mi-romandan mı ibaret olduğunu merak eder ve oraya temizlik görevlisi olarak başvuruda bulunur.Başvurusu kabul edilip"Ferda"kimliğinde yeni bir sürü hayata açar kapılarını.İnsanların neden orada olduklarını,hikayelerini okumaya başlar."Yasef" adında yaşlı bir ihtiyarın hikayesine rastlar. Hikayesini ondan dinlemek ister.Hem dinleyici, hem karakter, hem de yazar olarak kaleme almaya koyulur.

    Yasef:"Ömrümde becerebildiğim tek şey bir kadını sevmekti,"diyor.Çocukluğundan beri sevdiği kadını,onu gözünden sakındığı,sevmeye kıyamadığı,en masum sevdalı.

    Nur:Savaşın ortasında dünyaya gelen,sevdiklerini, yakınlarını o savaşta kaybeden.Sevmek-sevilmek kavramlarını sevdiklerinin kanını verdiği toprağa adayan,ölümününde orada olmasını isteyen Filistinli bir kadın.

    Roman-Gerçek bölümleri nedir?Diyor ki (s.124)
    "Tarih,gerçekmiş gibi gösterilen kurmacayı resmeder.Diğer yandan,hikaye,kurmacaymış gibi gösterilen gerçekleri resmetmektedir."
    Eğer yazar yazdıklarında veya karakter olduğu romanında kendinden çok bağımsız hareket etseydi şayet "roman" kavramı yıpranabilirdi.Biz okurlar Romanın kendi gerçekliğine saygı duyarak okumayı severiz.

    Kabul ediyorum ki diğer roman kitaplarından farklı kurgu ve amacı var.Bunun olması da alışmışlığın ötesine çıkmaktır.Güzel bir eser olduğunu düşünüyorum.Zevkle okuduğumu söyleyebilirim.

    Şöyle bitirmek isterim ki :
    Her kitapta gönüller de taht kuran ve seni unutmayacağız A kişisi dediğimiz bir karakter vardır.Bu kitapta da benim gönlüme taht kuran Yasef'in masum sevdası oldu.
    Teşekkürler :)
  • ''Doğum günümde beni unutmayın, hediye almayın, kutlayın yeter'' demişti.
    Ve bugün senin doğum günün sen yoksun ama biz seni unutmadık doğum günün kutlu olsun melek Ceren seni asla unutmayacağız 🙏🏼🖤
    #CerenÖzdemir 🎈