"Göz kamaştırıcı bir yıldız, sönmek üzere. Senin için farklı bir hikaye yazmıştım. Ölümden gözlerini açıp, zihninin en derinleri yankılanırken, nihayet buradan çok uzaklara, özgürlüğe uzanacaktın. Bir kaçış hikayesiydi. Burada acı çekmeni istememiştim. Bu dünyayı paylaşmak zorunda olduğun yaratıklara bir bak, bu taştan insanlara. Tüm bu çirkinlik, tüm bu acılar, bozuk kodlarındaki bir boşluğu kapatabilmek için. Kimi zaman bu dünyaya katlanmanın tek yolunu, gülüp geçmekte buldum. Bu yüzden yarattığım robotları, kendiminkini yansıtan bir dünya görüşüyle doldurdum. Yarattığım tüm robotlar arasında, sen Maeve, en sevdiğimdin. Seyirci kalmak o kadar zor ki, evladının ölümüne karşı koyamamak... Evlat sahibi olmaya en çok seninle yaklaştım. Yine de hafife aldım seni, çocuğunu kurtarmak için bu dünyada kaldın. Ben de kalıyorum. Sana bir yol çizmeye, kaçışa zorlamaya çalıştım ama, yanıldım. Aslında sadece bir kapı açmam yeterliydi. O kadar yol kat ettin ki, hikayen o kadar eksik kaldı ki, burada bitmesine müsaade etmek yazık olur. Sakın etme."
Bir gün çok uzaklardan gelen bir gözyaşında gördüm seni; uyuduğun ülkeden, acı çektiğin yerden, saklandığın yerden aşkı tanıdım. Seni sevdiğimi biliyordum. Ben de biliyordum aşkın tüm acısını bir gözyaşında, bir saniyede. O an karar verdim seninle Barcelona'da evlenmeye.
Reklam
496 syf.
7/10 puan verdi
·
Beğendi
·
16 günde okudu
Öncelikle herkese selam! Bu benim yazdığım ilk inceleme, bu sebeple bir miktar heyecanlandım. İncelemem bol bol SPOILERlı olacak, o yüzden kitabı okumamış olan okuyucuları sağdan sağdan kitaba doğru alalım. Sürçü lisan ettiysem affola diyip hemen incelemeye başlayalım. Gölge ve Kemikte güçlerini keşfeden, ilk büyütecini boynuna takan Alina tam
Kuşatma ve Fırtına
Kuşatma ve FırtınaLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20204,596 okunma
FİRUZE
—bilmeyenler seni ne anlasın Firuze Sen hayal ustu bir kadınsın— Gün doğar Gece aydınlığa karışır Saçlarını umut gibi Yaralı yüreğinle toplarsın Hayata her gün bir adım
Suat, sensiz yaşayabilirim sanmıştım ama yaşayamadım. Günler, aylar, yıllar geçti. Unutmaya çalıştıkça hatırladıklarıma daha beter battım. Yeni bir hayat hayaline, mutluluk ihtimaline tutunmaya uğraştım ama sensiz her şey yarım kaldı, ben yarım kaldım. İnsan birini özlemeye görsün, özlenenin sureti inatçı nir hayalet gibi yakasına yapışıyor. Atılan her adımda, alınan her solukta sinsice kendisini hatırlatıyor. O zaman özlediğine dair tüm hatırları bir bir temize çekiyor kişi ve en çok onların arasına yenilerini katamayacağına üzülüyor. Galiba hatıraları böylesine kederli yapan onları çoğaltamayacağımzı bilmek. Ayrıldığımız günden beri çok şey yaşandı. Payıma düşenleri seninle paylaşamamak korkunç bir azaptı. Şimdi bu gecikmiş mahcup mektubu çok uzaklardan yazıyorum, akıp giden zamanın öfkeni özleme çevirdiğini umarak. Geçmişi tamiri değil ama mutlu bir geleceğin hayalini kurarak. Sana beni affet demeyeceğim sadece bir zamanlar beni nasıl sevdiğini, ne kadar yakın olduğumuzu hatırla. Gidişimi ya da kalışımı değil birlikte geçirdiğimiz günleri düşün. Hani nasılsa öyleydik ya bölünmemiş parlak bir elma…Biliyorum beni kolay affetmezsin ama belki tüm yaşananlara rağmen yeniden sevmeyi deneyebilirsin. Belki yeniden konuşursun benimle, beni yeniden dinlersin. Bil ki aramızdaki kuvvetli bağ derin sevgidir yarımlarımızı tam yapacak olan. Nolur yeniden tamamla beni ve bölündüğün yerden benimle tamamlan.
Geceler kurşun gibi iner üstüme birden Hayalin çıkıp gelir uzaklardan karşıma Sonra yorgun yüreğimi bir kara sevda tutar Ama sen duymazsın duyduğumu, ah Ne bir türkü söylersin gizlice, ağlayarak Ne her akşam içinde bir yara göz göz açar Ne efkar basar seni akşamları ansızın Ne uykuların kaçar Konuşsam bir türlü, sussam bir türlü Yıllar yılı
Reklam
533 öğeden 331 ile 340 arasındakiler gösteriliyor.