"Gerçeklik" dediğimiz, her birimiz için, imgelerimizden başka bir şey değildir bir bakıma. İmgelerimizi sürekli olarak bozup düzelterek, yeniden kurarak, onlara bu özümleme ile uyarlanma işlemlerini uygulayarak, kendimizi, kendimizin dışında kalanı, anlamlı tutmağa çalışırız.
Ne kadar okuduysam, ne kadar dinlediysem, yaşamım boyunca, hepimizin yaşamları boyunca büyük ve gizli bir gösterinin oynandığına, fakat birçoğumuzun başımızı kaldırıp onu izleyemeyecek kadar cahil ya da korku içinde olduğumuza o kadar ikna oldum. Çünkü bunu izlemek gösterinin bizim için sergilenmediğini anlamak demektir. Oyuncular için zerre kadar önemimizin olmadığını öğrenmek.