Doğanın bir parçası olmak yaşama isteğinin de parçası olmaktı. Bir yerde uzun zaman kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük be uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. O enlem ve boylamların uzunluğunu anlayamıyordunuz. Kendi içinizdeki uçsuz bucaksızlığı da algılayamadığınız gibi. Ama o uçsuz bucaksızlığı hissettiğiniz, bir şey onu ortaya çıkardığı anda umut beliriyor ve isteseniz de, istemeseniz de, kayalara yapışan likenlerin inatcılığıyla size yapışıyordu.