1000Kitap Logosu
serdar şahin
serdar şahin
serdar şahin
TAKİP ET
serdar şahin
@serdarsahin
Yüksek Lisans
istanbul
168 okur puanı
15 Eki 2015 tarihinde katıldı.
257
Kitap
107
İnceleme
105
Alıntı
2
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
serdar şahin
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk'u inceledi.
456 syf.
·
18 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Bebektir, çocuktur anlamaz deyip geçmeyin. Bu kitaptan anladığım şu: bebekleri daha anne karnından itibaren sevgiyle, şefkatle sarmamız gerekiyor. Bebeklerin o sevgi ve şefkat, dokunma eksikliği ile nörolojik olarak nasıl bazı sinirlerin gelişmediği, çocukta psikolojik ve ruhsal sıkıntılara yol açtığını oldukça güzel bir şekilde gerçek vakalar üzerinden örneklendirerek anlatıyor kitap. Etrafımızda kötülük yapan, birilerini öldüren, öfkesini kontrol edemeyen ya da başkasına duyarsız olan, merhametsiz kişilerin aslında geçmişte maruz kaldıkları bazı durumlardan bu hale geldiklerini hepimiz çok duyduk. İşte bu kitap bunu adeta kanıtlayan örneklerle dolu. Bu kitabı çocuk sahibi olanlara, çocuk sahibi olmaya aday çiftlere, yeni evlenecek olanlara, gençlere, herkese çok tavsiye ediyorum. Sevginin, şefkatin ne kadar önemli olduğunu, özellikle çocukların bu ihtiyaçlarını çok iyi tatmin etmemiz gerektiğini göreceksiniz. İnsan bazen düşünmeden edemiyor: Her ebeveyn ve çocukları büyüten diğer akrabaları sevgi ve şefkat konusunda çocukları doyursalardı, onlara iyi örnek olsalardı, gerçekten bu kadar kötülük olur muydu dünyada?
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
11
serdar şahin
Hikayesini Arayan Gelecek'i inceledi.
384 syf.
·
41 günde
·
Puan vermedi
Başından sonuna altını çize çize okuduğum harika bir kitap. Bekir Ağırdır'ı Youtube'da çok seyrettim. Gerçekten bilgiyle konuşan, güzel tespitleri olan ve toplumun her kesimini anlamaya çalışan birisi. Kitabı hakkında çeşitli Youtube kanallarında söyleşi yaptığında, kitaptan haberim oldu ve gecikmeden siparişi verdim. Kitabı bir aya yaygın bir şekilde okuyabildim. Çünkü okuyup beğendiğim yerlerin altını çizerek tekrar okuduğum için kitabı neredeyse iki defa okumuş olduğumu söyleyebilirim. Ülkemizdeki kutuplaşmayı, nedenlerini, kimseye hakaret etmeden güzelce anlatıyor Ağırdır. Neden ülke olarak geride olduğumuzu ve bunun nasıl aşılabileceğine dair de gerçekçi tespit ve önerilerde bulunuyor. Açıkçası kitabı okudukça ülkemizin makul bir demokrasiye ve gelişmişliğe sahip olması için kat etmemiz gereken onlarca yılın olduğunu anlayarak biraz umutsuzluğa kapılmadım da değil. Gerçi okuyan, akleden, günümüzü anlamaya çalışan bir çoğumuzun da benzer tespit ve önerileri yapabileceğini düşünüyorum. Ama burada kıymetli olan Ağırdır'ın bunları derlemesi toplaması ve bunları gerçekten onlarca yıldır yapmış oldukları anketlere, verilere ve gözlemlere dayandırması. Kitabın ana noktalarından biri de bence önce insan demesi. Ülkemizdeki temel açmazlardan birisi de zaten devletin kutsallaştırılması ve devlet uğruna bireylerin ikinci plana atılması. Bunu da sadece iktidar partisi ve ortağı yapmıyor. Maalesef muhalefet de benzer bir beka sarmalına saplanmış durumda. Evet, devlet hepimiz için önemli ama adaletli, insana dayanan bir devlet anlayışı için devletin kutsallaştırılmaması gerekiyor. Her gelen iktidar kendi ideolojisi çerçevesinde bir insan yetiştirme derdinde. Bu ideolojik baskı sebebiyle mağdur olanlar şimdi Siyasal İslam ile aydın, münevver, dinine bağlı gençlik diye imam-hatipleri mantar gibi çoğaltıyor. Ve maalesef istediklerinin aksine gençleri dinden uzaklaştırıyorlar. Hele bir de Osmanlı rüyası görenler yok mu, hangi Osmanlı, hangi zamanın Osmanlısı diye sorsan bilmez belki çoğu. Anlayacağınız ülke olarak toplum mühendisliği üzerine oldukça önemli hatalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Oysaki insanı öne koyan ve insanın din, dil, ırk, görüş, cinsel tercih gibi tercihlerine karışmayan, hukukun üstünlüğünün olduğu ve devletin şeffaf olduğu, hesap verdiği bir ülke olmamız gerekiyor. Hasretiz gerçekten, ama o kadar uzun bir yol ki gidilmesi gereken. Düşünün bir bakan çıkıp lgbt için sapkın diyor. Ya sen devletin bakanısın hani her görüşe eşit mesafede olması gerektiği yazılan anayasası olan devletin bakanısın. Ya mümkün mü Avrupa'da bir bakanın gidip toplumun bir kesimine nefret söylemlerinde bulunması. Bunun gibi her gün onlarca kötü örneğini yaşadığımız canım ülkemin buralara nasıl geldiğini, siyasetin oy için ülkeyi nasıl çıkmaza soktuğunu, bunun sosyolojik ve kültürel alt yapısını Ağırdır çok güzel anlatıyor hem de kimseyi incitmeden, kimseye cahil demeden. Birbirimizi anlamamız gerektiğini belirtiyor. Evet anlamalıyız, birbirimizle konuşmalıyız. Belki de o kadar zor değildir değişim. İnsanların medya aracılığı ile manipüle edilmeden birbirlerinin sesine kulak vermesi mümkündür. Velhasıl bütün siyasilere, akademisyenlere, öğretmenlere, öğrencilere, velilere kısacası ülkemizdeki her bir bireye bu kitabı okutabilseydik keşke.
Hikayesini Arayan Gelecek
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
serdar şahin
Bülbülü Öldürmek'i inceledi.
360 syf.
·
14 günde
·
Puan vermedi
Böyle belirli bir yerleşim yerinin ya da topluluğun gündelik hayatlarını oradaki insanların duygularını, düşüncelerini, gündelik yaşam ritüellerini, birbirlerine bakışlarını anlatan kitapları seviyorum. Evet, kitabın siyahi bir kişinin ölüm cezası almasını gerektirecek bir suçla suçlanması, onu savunmaya çalışan beyaz bir avukat ve bütün bunların 1930lı yıllarda hem Ekonomik Buhran'ın hem de ırkçılığın olduğu bir dönemde olması gibi bir hikayesi var. Ama bütün bu basit olay örgüsünün yanında beni asıl çeken 1930lardaki ABD'nin kırsal kesimlerinde ya da küçük şehirlerindeki toplumun halini, bağnazlığını, yaşadıkları akıl tutulmasını çok iyi resmetmesi. İşte kitapların güzelliği de burada. Gerçekten, tarih kitapları okuyarak öğrenemeyeceğimiz bir çok hadiseyi, yaşantıyı, kültürü romanlar sayesinde adeta o zamandaymış gibi yaşadığımızı düşünüyorum. Bülbülü Öldürmek kitabı da bunu fazlasıyla yapıyor.
Bülbülü Öldürmek
8.5/10
· 44,7bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
serdar şahin
Kuşlar da Gitti'yi inceledi.
79 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Yaşarım Kemalim benim. Seni ne çok sevdiğimi biliyorsun. Malum en çok kitabını okuduğum yazar sensin. Belki bir çok okurun kolayca içine giremeyeceği ya da sıkılacağı betimlemelerinin aşığıyım ben. Her bir kitabın ayrı bir kültür ayrı bir folklör hazinesi. Ama şunu söyleyim bu kitabın birazcık diğerlerine göre sönük kaldı bende. Ama bu şu demek değil, bu kitap kötü. Yok, ne haddime. Aksine yine güzel bir kitap. İnsanlığın geldiği noktayı anlatman, İstanbul'un betonlaşmayla birlikte özünü de insanlığını da kaybettiğini anlatman, bize yine bilmediğimiz, toplumun bir kesiminin hayatlarını sunman yine takdire şayan. Dağın Öteki Yüzü gibi efsane bir üçlemenle, İnce Mehmed gibi kült bir eserinle kıyasladığım için bazen beklenti kaynaklı hafif bir memnuniyetsizlik oluyor bende.
Kuşlar da Gitti
8.2/10
· 7,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
serdar şahin
Huzursuzluk'u inceledi.
160 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Adı gibi insanı huzursuz eden bir kitap. Zülfücüm seni seviyoruz. Yine güzel, etkileyici, akıcı ve insana yaşadıklarını sorgulatan bir kitap yazmışsın. Sen kitap yazmaya devam et. Tamam belki bazıları seni çok edebi bulmayabilir. Biz de zaten o kadar edebi inceliklerden anlayan bir okur değiliz ki! İstanbul'un o ışıltılı, plazalı hayatlar dünyasında bir gazeteci olan İbrahim'in çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölümü üzerine doğduğu şehir Mardin'e gitmesiyle hikaye başlıyor. Hüseyin güzel, zengin, iyi bir ailenin kızı olan sözlüsünü bile geride bırakarak mülteci kampındaki bir Ezidi kıza gönlünü kaptırıyor. İşte buradan Hüseyin'in ABD'de ölmesine kadar olan süreçte savaştan kaçan insanların ve özellikle dini inançlarından dolayı IŞİD tarafından katliamlara ve tecavüzlere uğrayan Ezidilerin trajik hayatlarına tanık oluyoruz. Evet biz kendi halimizdeyiz ama insanlar ölüyor, hayatlar mahvoluyor. Bunlar sadece savaştan kaçanların yaşadığı bir şey değil. Ülkemizde de oluyor, binlerce insan, yüzlerce gazeteci hapislere atılıyor, psikolojik eziyet görüyor. Ve kulaklarımızı tıkasak da maalesef işkence iddiaları artık üstü örtülemeyecek noktaya geliyor. Bırakın ülkemizden olmayanları düşmanlaştırdıklarımızı, birbirimizi bile teröristlikle, vatan hainliği ile itham ediyoruz, mafya babaları parti liderlerini, öğrencileri tehdit ediyor ama bir savcı başını kaldırıp da bu ne ya kardeşim diye üstüne gidemiyor. Gitmek istese de gidemiyor, herkes kendi akıbetinden korkuyor. Zülfücüm ne gerek vardı böyle bizi ilave huzursuzluklara sevk etmeye. Zaten huzurlu olduğumuz yok.
Huzursuzluk
8.5/10
· 63,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
serdar şahin
Savaş Atı'ı inceledi.
160 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Michael Morpurgo'nun Kayıp Zamanlar kitabını okumuştum. Çok beğenmiştim ve hakkında da inceleme yapmıştım. Bu kitap da bende benzer duygular uyandıran güzel bir kitap. Yine bir savaşın gölgesinde insanların durumu anlatılıyor. Bu kez bir atın gözünden hikaye anlatılıyor. I. Dünya Savaşı zamanında geçiyor olaylar. Joey ismindeki atımız da savaşta kullanılmak üzere genç sahibinden, Albert'ten alınıyor. Allah'tan atın kıymetini bilen bir komutana düşüyor. Albert de yaşı tuttuğu ilk fırsatta cepheye giderek atını bulmak istiyor. Ordu adına olağanüstü performans sergileyen at bir savaş anında Alman saflarına düşüyor. Neyse daha fazla spoiler olmadan şunu söylemek istiyorum. Bu kitap bana tekrardan savaşlarda birbirine düşman olarak bakan her iki tarafın insanlarının da aslında birer insan olduğunu, oraya çok da isteyerek gelmediklerini ve mecbur kaldıkları için birbirlerini öldürdüklerini yüzüme vurdu. Özellikle atımız Joey'in (bu arada Bon Jovi'nin Joey isminde çok sevdiğim bir şarkısı vardır, tavsiye ederim dinlemenizi) iki hat arasında kalıp İngiliz ve Alman askerlerinin ortada at için bir araya gelmesi ve birbirlerine centilmence ve iyi niyetli bir şekilde davranmaları ve hangi tarafa gideceğini atın tercihine bırakmaları benim için romanın en can alıcı kısmıydı. Hepimiz insanız ve maalesef yönetenler, aç gözlüler ve makam hırsları olan insanlar yüzünden birbirimizi öldürüyoruz. Herkes bize düşman tek biz doğruyuz görüşünü bırakıp tüm insanlığı anlamak için okunması gerekli bir kitap olduğunu düşünüyorum Savaş Atı'nın.
Savaş Atı
8.4/10
· 597 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6