Orada bir teyze vardı, bacağının şişmesinden şikayetçi. Önceliği bana verip beni bir odaya kapadılar. Polis ellerimi yatağa kelepçeledi. Sanırım kapıdan içeriye girerken kapının camlarını da kendimle götürmüşüm. Teyze bir tarafta sessiz şekilde inlerken ben, avazım çıktığı kadar bağırıyordum. Başımdaki polis sakin olmam için yalvarıyordu ama ruhumun acısını ses tellerimi koparmak istercesine dışarıya yansıtıyordum. Sonunda hekim geldi ve sakinleştirici eşliğinde bilmediğim bir ilaç verdi seruma. Suskunlaştım. Bir kez daha öldüm o yatakta ben. Kimse beni duymadı.