Bazen insan, hayatın gürültüsünden değil, içindeki sessizlikten yorulur. Her şey çok fazla gelir: yüzlerdeki yapmacık gülüşler, sahte iyilikler, boş sözler… Sanki herkes bir rol oynuyor ve sen bu oyunun seyircisi değil, mecburi oyuncususun. İçin daralır, kaçacak yer ararsın ama kaçtığın her yer yine insanla doludur. Belki de en büyük huzur, hiçbir şey yapmadan, kimseyi dinlemeden, sadece kendinle kalabildiğin o kısa anlarda gizlidir.