Serhat Çam

Serhat Çam
@serhatthebeast
12 Kasım
28 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
7/10
·404 syf.··
2026 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 17:07
Madeline Miller’ın Ben, Kirke kitabını bitirdim. Kitap, dışlanan ve “farklı” bulunan bir tanrıçanın kendini keşfetme, güçlenme ve yalnızlıkla baş etme hikâyesini kendi ağzından anlatıyor.İç dünyası çok derin ve samimi işlenmiş, empati kurmak çok kolay. Doğa, bitkiler ve büyüyle ilgili betimlemeler gerçekten harika. Yazım akıcı ve şiirsel.Hızlı bir macera kitabı değil; daha sakin, duygusal ve düşündürücü bir tempo var. Bazı bölümlerde iç monologlar biraz uzasa da genel olarak keyifle okudum.En sevdiğim alıntılardan biri de şuydu: “Kafeste beslenen bir kuş gibi olmayacağım, diye düşündüm. Kafesin kapısı açıkken bile uçmayacak kadar aptal olmayacağım.” Güçlü kadın karakterleri ve mitolojiyi sevenler için çok tatmin edici bir kitap.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Reklam
10/10
·152 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 17:54
Hayvan Çiftliği’ni bitirdim. Kısa bir kitap ama içindeki tekme çok sert. Orwell, “devrim” diye başlayan şeyin nasıl hızla yeni bir diktatörlüğe dönüştüğünü, hem de orijinalinden daha iğrenç bir hale geldiğini, 100 sayfada suratımıza vuruyor. Eşitlik diye yola çıkıp “Bazı hayvanlar daha eşittir”e varmak, aslında tarihin en acımasız özeti. En sinir bozucu tarafı şu: Domuzlar iktidarı ele geçirirken hayvanlar bunu izliyor ve hâlâ “devrim devam ediyor” diye kandırılıyor. Boxer gibi aptalca sadık kalanlar çalışırken ölüyor, geri kalanlar da hafızası silinmiş gibi her şeyi yutuyor. Bu kitap sadece Stalin dönemi değil, bugün hâlâ her yerde tekrarlanan o klasik oyunun ta kendisi. Kısacası: İdealizmle başlayan her hareketin sonunda bir avuç domuzun lüks içinde yaşayıp geriye kalanların “daha çok çalışacağız” diye slogan atarak sömürülmesi... Orwell bunu o kadar net göstermiş ki, insan kitabı kapatınca içinden “ulan yine mi aynı hikaye” diye geçiriyor. Kısaca: Okunması zorunlu, kısa, acı ve çok etkili bir tokat. 10/10.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296bin okunma
7/10
·80 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 16:20
Can çıkar huy çıkmaz. Stefan Zweig’in Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat kitabını bitirince aklıma ilk gelen cümle bu oldu. Öykü, Fransız Rivierası’ndaki bir pansiyonda başlar. Evli bir kadın aniden yabancı bir adamla kaçınca herkes onu yargılar. Yaşlı İngiliz dul Mrs. C. ise sessiz kalır ve kendi sırrını anlatır: Yıllar önce o da benzer bir 24 saat yaşamış. Mrs.C., kumarhanede intihara kalkışan genç bir adama acır, borçlarını öder. Ama bu acıma kısa sürede güçlü bir tutkuya dönüşür. Kadın her şeyini riske atar. Ancak adamın kumar bağımlılığı o kadar derindir ki hiçbir şey onu değiştiremez. Zweig, tutkunun akıl dışı gücünü ve “can çıkar huy çıkmaz” gerçeğini ustalıkla gösteriyor. Kısa ama derin bir öykü. Okuduktan sonra uzun süre aklınızdan çıkmıyor. Tavsiye ederim.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,8bin okunma
8/10
·280 syf.··
2026 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 21:00
Dorian Gray’in Portresi’ni sonunda bitirdim ya, vallahi uzun sürdü bu kitap bende. Normalde böyle klasikleri bir çırpıda bitiririm ama bu ara zamanım o kadar kısıtlı ki, sayfaları açıp okumaya fırsat bulamıyordum. İş, hayat, her şey üst üste geldi, kitabı elime aldığımda bile “biraz okuyayım” diyordum ama sonra yine bir şeyler araya giriyordu. Neyse ki pes etmedim ve bitirdim, iyi ki de bitirmişim. Oscar Wilde’ın kalemi inanılmaz. Adamın her cümlesi ayrı bir zeka patlaması gibi. Özellikle Lord Henry’nin o zehir gibi diyalogları, aforizmaları… Okurken durup “vay be, bunu nasıl düşünmüş” diyorsunuz sürekli. Dorian’ın o masum güzellikten yavaş yavaş çürüyen bir karaktere dönüşümü de çok iyi işlenmiş. Portrenin giderek korkunçlaşması fikri zaten başlı başına ürpertici ve düşündürücü. Güzellik, gençlik, haz peşinde koşma, vicdan… Hepsi o kadar derin işlenmiş ki. Ama dürüst olayım, bazı yerlerde tempo biraz ağır geldi bana. Wilde’ın betimlemeleri muhteşem olsa da, uzun uzun estetik detaylara girince “hadi ama, ana konuya dönelim” dediğim anlar oldu. Yine de o detaylar kitabı klasik yapan şeylerden biri tabii. Sonu da beklediğim gibi trajik ve vurucu, tam Wilde’a yakışır şekilde. Kısacası: Kesinlikle okunması gereken bir eser, 10 üzerinden 7,5-8 veririm. Estetizm ve ahlak üzerine düşünmek isteyen herkesin okuması lazım. Ama benim gibi zamanı kısıtlı olanlara tavsiyem: Acele etmeyin, tadını çıkarın. Çünkü bu kitap aceleye gelmiyor. Şu ara bir sonraki kitaba ne zaman başlayacağım, vallahi hiç fikrim yok. Zaman sorunum fena, belki bir-iki ay sonra ancak kafam rahatlar da yeni bir şeye başlarım.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201898,9bin okunma
9/10
·704 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 02:28
Suç ve Ceza, resmen beynime kazındı ya – 10 günde bitirdim, son gece 02:20’da noktayı koydum. Başta “700 küsur sayfa, klasik, ağır olur herhalde” diye düşünüyordum ama Dostoyevski öyle bir içine
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025193,9bin okunma
Reklam