Serra

Serra
@serossko
İstanbul Üniversitesi
Kocaeli
38 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
9/10
·216 syf.··
2025 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 21:02
Okuduğuma çok çok memnun oldum Barbarları Beklerken'i. Onunla ilgili içime oturan şeyleri bir yerlere yazmadan da yeni şeyler tüketemediğimi fark ettim. Çapraşık cümlelerimi buraya bırakacağım. Eğer okursanız size zahmet düzeltiverin. İsmini bilmediğimiz bir imparatorluğun ismini bilmediğimiz bir sınır kasabasında, bilmediğimiz bir yılda geçiyor ve evet, kahramanımızın da ismi yok, biz ona Sivil Hakim diyoruz. Kitap geçen aylarda okuduğum Tatar Çölü ile fena halde benzerliğe sahip ki ilk önce onu okuduğum için de ayrıca mutluyum. Barbarları Beklerkenin yazarı Coetzee Tatar Çölünden etkilenmişse de her ikisinin de Kavafis'in yine Barbarları Beklerken isimli şiirinden etkilenmişler (kaynak @naime_erkovan ). Her iki kitap da oldukça sert ama Coetzee dozunu biraz fazla kaçırmış. İşkenceler, sert iç hesaplaşmalar, ırkçılık, sömürgecilik. Bi de bunlar haricinde de ufak tefek anlatılarda hep rahatsız edici anlara, rahatsız edici ifadeler kullanılarak odaklanılmış (cümleyi toplayamadım aaa). Fakat buna rağmen çok büyük bir okuma zevki veriyor, iyi işlenmiş bir dil kullanılmış. Kitabı bitirdikten sonra filminin de olduğunu gördüm. Uyarlama filmlere göre bence çok iyi olmuş ama tabii ki eksik. Bu kadar içsel hesaplaşmaların, bir nevi bilinç akışının olduğubir eseri filme uyarlamak kimin fikriydi sorarım size. Sinematografik olarak gerçekten güzel olsa da sahnelerde "hakim burda içinden şöyle düşünüyo" filan diye kendimce doldurmalar yaptım durdum. Neyse, filmi izlemeyin bence. Ama kitabı okuyun. Ya da daha iyisi önce Tatar Çölünü okuyun. Ama önce şiiri okuyun. Belki de okumazsınız. Tşkler.
1000Kitap
Barbarları BeklerkenJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20192,049 okunma
O hep faydasız üzüntüler duyar, hep sırasız arzularla varlıklar içinde yoksulluklar çekerdi. Hep başka bir âlemde olmak, bulunmayan bir şeyden yemek, uzak kalan bir yerde gezinmek isterdi.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Gittikçe emin oluyorum ki dünya manzaralarının tatlarını ruhumuza işleyen seneler daha çocukluktan yeni çıkmaya başladığımız ve ilk gençliğe girdiğimiz zamanlar oluyor. Sonra bütün hislerimiz bize ilk gelen bu ışık etrafına tutunarak aydınlanıyor ve yaşıyor ve biz artık hep onların uğultularını duyuyor ve hep onları sayıklıyoruz.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Bugünlerde hangimiz bir diğerinin ruhunu biliyor?
Bu evin bütün odalarını en samimi dostların ruhları gibi bilirdim.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Bir yolda ihtiyar bir kadın, zahmetle, yavaşça gider. Yabancılar onu zavallı bir harabe halinde görürler. Giydiklerini modasız, gözlerini manasız, gönüllerini sevgisiz, varlığını tatsız duyarlar. Yabancılar böyle bulurlar. Fakat onun torunu koşarak yanına gelir, yüzünü, gözlerini öper. Onun çamaşırlarındaki lavanta çiçeğinin kokusunu duyar. Eski şakalarının neşesiyle çağıldar. Nazarlarındaki dasitanları, divanları anlar. Ruhunun iyiliklerine hayran olur.