Çıplak gövdelerimize baktığımda bir zamanlar insan formunu kasıklardaki özden fışkıran bir çiçek olarak hayal etmiş olmama inanmak olanaksız geliyor. Onun ve benim gövdelerimiz yayık, gazlı, merkezsiz; bir an bir yerde bir anafor beliriyor, sonrakindeyse başka bir yer kalınlaşıyor; ama çoğunlukla da düz, boş. Gökteki bir bulut diğeriyle ne yapacağını ne kadar biliyorsa ben de onunla ne yapacağımı o kadar biliyorum.