İsmail Polat

İsmail Polat
çekdar
52 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Bana kötülük etmeye kalkan "alır karşılığını" kuşku yok bunda: bir olanak bulurum çok geçmeden "kötülüğü yapana" (Missethäter) (hatta bazen yaptığı kötülüğü için) minnetimi gösteririm ya da bir şey dilerim ki bu bir şey vermekten daha nazik olabilir... En kaba sözcük, en kaba mektup bile daha iyi yüreklicedir, daha inceliklidir susmaktan sanırım. Böyleleri, şu susanlar gönül inceliğinden, sevecenliğinden yoksundurlar hep: bir karşı çıkıştır susmak, söz yutmak karakteri basitleştirir. mideyi bile bozar. Susanlar hep sindirim bozukluğuna uğra- yanlardır. Görülüyor, kabalığı değerden düşürmek iste-mem insancıl bir karşı çıkışın biçimidir o, şu yaşadığımız çıtkırıldım çağda, birincil erdemlerimizden biridir bizim. İnsan bunun için yeterince zenginse, haksız olmak bir şanstır. Bir Tanrı gelseydi yeryüzüne haksızlıktan başka yapabileceği bir şey de olmazdı: cezalandırmayı değil suçu üstlenmek ancak bu Tanrısal olurdu.
Sayfa 21·Kitabı okudu
..bugün çok kötüyüm. galiba ölüyorum. yeni çıkan güneşin altında dağ parıldıyor. ah şu güneşin altında bir saat daha yaşamak...ama ben neden bu kadar çok tutunmuştum yaşama? bu dünyada binlerce insan benim kutsadığım yaşamın ağırlığına dayanmayarak kendi elleriyle canlarına kıymıyor muydu?
"Artık inançlar insanlara hizmet etmiyor,insanlar inançlara hizmet ediyordu. Tersi olsaydı insanlar İnançları yüzünden birbirini öldürmezdi."
İnsanlar yoksul olduğunda çok konuşurmuş. Yoksunluk konuştururmuş insani. duyduğuma göre zenginler az kelimelerle yetinirmiş. Mala-mülke sahip olanın, daha çok kazanmak isteyenin kelimelerle işi olmazmış. Kelimeler yoksulların eldeki tek hazinesiymiş. Bu yüzden ortalığa saçıp dururlarmış. Kendi yoksulluğunu yamasın diye. Kelimelerden yama yapmak!
ölüm mutlak bir şekilde geri dönüşsüzdür. iyileştirici bir yanı bulunmadığından karanlıktır... zamansız ölümler; hesabı sorulmamış, kıyımı aratmayan, kıyımdan yana ölümler en büyük kötülükmüş.