Sesimizi yer, gök, su dinlesin; sert adımlarla her yer inlesin! alıntıları

  • "Mustafa Kemal arabadan indi ve iki arkadaşıyla birlikte
    yola yaya olarak devam etti. Dağların temiz havasını ciğerlerine dolduruyor,
    bereketli toprağın kokusunu ciğerlerine çekiyorlardı. Çevrelerindeki özgürlük
    havasına uyan subaylar bir şarkı mırıldanmaya başlamışlardı. “Başını duman
    almış dağlardan, ağaçlardan, kuşlardan, gümüş derelerden” söz eden
    romantik bir İsveç şarkısı.

    “... Yürüyelim, arkadaşlar!
    Sesimizi yer, gök, su dinlesin
    Sert adımlarla her yer inlesin, inlesin!”

    Bu şarkı, sonradan genişleyerek bütün Anadolu’yu kaplayan “arkadaş”
    gruplarının ağzında ihtilal şarkısı olacak ve sonraları –yabancı bir kaynaktan
    geldiği bile unutulup– genç Cumhuriyet çocuklarının okul marşı olarak
    kutsal bir emanet gibi saklanacaktı."
  • 25 Mayısta Samsun'dan ayılırken, Albay Refet'den (Bele), İstanbul'dan kalıcı bir atama yapılıncaya dek bölge valisi olarak hareket etmesini istedi. Askeri depoda bulunan üstü açık bir Benz arabayla yola çıkmıştı. Araba sık sık arızalanıp yolcular yaya olarak devam etmek zorunda kaldıkları zaman, Mustafa Kemal'in İsveççe orijinalinden uyarlanmış bir marşı yanındakilere öğrettiği söylenir. Marşın sözlerinin yalınlığı son derece çekiciydi: "Dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar, güneş ufukta şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar. Sesimizi yer, gök, su dinlesin. Sert adımlarla her yer inlesin." Bu sözler İstiklal Savaşında çarpışan genç subayların marşı oldu.
  • Dağ başını duman almış
    Gümüş dere durmaz akar
    Güneş ufuktan şimdi doğar
    Yürüyelim arkadaşlar!
    . . .
    Bu gök, deniz nerede var
    Nerede bu dağlar taşlar
    Bu ağaçlar güzel kuşlar
    Yürüyelim arkadaşlar!
    . . .
    Her geceyi güneş boğar
    Ülkemizin günü doğar
    Yol uzun da olsa ne var
    Yürüyelim arkadaşlar!
    Yılmaz Özdil
    Sayfa 87 - Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Yıl 1919... Ülke işgal altındaydı!
    19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, İngilizlerin
    istediği gibi çalışmasına izin vermeyeceklerini gördü...
    Anadolu içlerine doğru ilerlemeye karar verdi.
    İlk durak Havza olacaktı.
    Yâverinden, hemen bir otomobil bulunmasını istedi.
    Araştırıldı, soruşturuldu...
    Sonunda, Benz marka, çok eski bir otomobil bulunabildi.
    Mustafa Kemal,“Tamam,” dedi.
    Arkadaşları,“Ama çok eski,” diyerek kuşkularını belirttiler.
    Mustafa Kemal,“Olsun,” dedi.
    Arkadaşları,
    “Her an arıza çıkarıp bizi yolda bırakabilir!” diye uyarmak istediler.
    Bunun üzerine Mustafa Kemal,
    “Başka otomobil var mı?” diye sordu.
    Arkadaşları,
    “Yok,” dediler.“
    Öyleyse bununla yola çıkacağız!”
    Samsun’dan çıkıp Havza’ya doğru gecenin karanlığında yol almaya başladılar...

    Korkulan sabaha karşı başlarına geldi:
    Motor su kaynatmaya başladı...
    Suyun soğutulması ve değiştirilmesi beklenirken,
    Mustafa Kemal, otomobilden indi.
    Şafak yeni sökmekte...
    Dağların bulutlara değen tepeleri yeni yeni pembeleşmekteydi.
    O anda, Mustafa Kemal, daha önce kimsenin
    duymadığı bir marşı söylemeye başladı:

    Dağ başını duman almış,
    Gümüş dere durmaz akar.
    Güneş ufuktan şimdi doğar,
    Yürüyelim arkadaşlar...

    Sesimizi yer, gök, su dinlesin,
    Sert adımlarla her yer inlesin!

    Bu gök, deniz nerede var?
    Nerede bu dağlar taşlar?
    Bu ağaçlar, güzel kuşlar,
    Yürüyelim arkadaşlar...


    Falih Rıfkı Atay,
    Babanız Atatürk,
    Bateş Yay., İstanbul, 1980, s. 60
    Süleyman Bulut
    Sayfa 11 - Can Çocuk-Can Sanat Yayınları / Çağdaş Türk Edebiyatı - Belgesel Öyküler / 1.Basım:2009 27.Basım:2014
  • "Yıl 1919… Ülke işgal altındaydı!
    19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, İngilizlerin
    istediği gibi çalışmasına izin vermeyeceklerini gördü…
    Anadolu içlerine doğru ilerlemeye karar verdi.
    İlk durak Havza olacaktı.
    Yâverinden, hemen bir otomobil bulunmasını istedi.
    Araştırıldı, soruşturuldu…
    Sonunda, Benz marka, çok eski bir otomobil bulunabildi.
    Mustafa Kemal,
    “Tamam,” dedi.
    Arkadaşları,
    “Ama çok eski,” diyerek kuşkularını belirttiler.
    Mustafa Kemal,
    “Olsun,” dedi.
    Arkadaşları, “Her an arıza çıkarıp bizi yolda bırakabilir!” diye uyarmak istediler.
    Bunun üzerine Mustafa Kemal, “Başka otomobil var mı?” diye sordu.
    Arkadaşları, “Yok,” dediler.
    “Öyleyse bununla yola çıkacağız!”
    Samsun’dan çıkıp Havza’ya doğru gecenin karanlığında yol almaya başladılar…

    Korkulan sabaha karşı başlarına geldi. Motor su kaynatmaya başladı…
    Suyun soğutulması ve değiştirilmesi beklenirken,
    Mustafa Kemal, otomobilden indi.
    Şafak yeni sökmekte…
    Dağların bulutlara değen tepeleri yeni yeni pembeleşmekteydi.
    O anda, Mustafa Kemal, daha önce kimsenin duymadığı bir marşı söylemeye başladı:

    Dağ başını duman almış,
    Gümüş dere durmaz akar.
    Güneş ufuktan şimdi doğar,
    Yürüyelim arkadaşlar…
    Sesimizi yer, gök, su dinlesin,
    Sert adımlarla her yer inlesin!
    Bu gök, deniz nerede var?
    Nerede bu dağlar taşlar?
    Bu ağaçlar, güzel kuşlar,
    Yürüyelim arkadaşlar…"
    Falih Rıfkı Atay
    Sayfa 60 - Bateş Yayınları - 1980
  • Dağ başını duman almış
    Gümüş dere durmaz akar
    Güneş ufuktan şimdi doğar
    Yürüyelim arkadaşlar

    Sesimizi yer, gök, su dinlesin
    Sert adımlarla her yer inlesin

    Bu gök, deniz nerede var
    Nerede bu dağlar, taşlar
    Bu ağaçlar, dağlar kuşlar
    Yürüyelim arkadaşlar

    Sesimizi yer, gök, su dinlesin
    Sert adımlarla her yer inlesin
    Turgut Özakman
    Sayfa 538 - Bilgi Yayınevi
  • Dağ Başını Duman Almış!

    Yıl 1919… Ülke işgal altındaydı!

    19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, İngilizlerin istediği gibi çalışmasına izin vermeyeceklerini gördü… Anadolu içlerine doğru ilerlemeye karar verdi.

    İlk durak Havza olacaktı.

    Yâverinden, hemen bir otomobil bulunmasını istedi.

    Araştırıldı, soruşturuldu… Sonunda, Benz marka, çok eski bir otomobil bulunabildi.

    Mustafa Kemal,

    “Tamam,” dedi.

    Arkadaşları,

    “Ama çok eski,” diyerek kuşkularını belirttiler.

    Mustafa Kemal,

    “Olsun,” dedi.

    Arkadaşları,

    “Her an arıza çıkarıp bizi yolda bırakabilir!” diye uyarmak istediler.

    Bunun üzerine Mustafa Kemal,

    “Başka otomobil var mı?” diye sordu.

    Arkadaşları,

    “Yok,” dediler.

    “Öyleyse bununla yola çıkacağız!”

    Samsun’dan çıkıp Havza’ya doğru gecenin karanlığında yol almaya başladılar…

    Korkulan sabaha karşı başlarına geldi. Motor su kaynatmaya başladı… Suyun soğutulması ve değiştirilmesi beklenirken, Mustafa Kemal, otomobilden indi.

    Şafak yeni sökmekte… Dağların bulutlara değen tepeleri yeni yeni pembeleşmekteydi.

    O anda, Mustafa Kemal, daha önce kimsenin duymadığı bir marşı söylemeye başladı:

    Dağ başını duman almış,
    Gümüş dere durmaz akar.
    Güneş ufuktan şimdi doğar,
    Yürüyelim arkadaşlar…

    Sesimizi yer, gök, su dinlesin,
    Sert adımlarla her yer inlesin!

    Bu gök, deniz nerede var?
    Nerede bu dağlar taşlar?
    Bu ağaçlar, güzel kuşlar,
    Yürüyelim arkadaşlar…
    Falih Rıfkı Atay
    http://www.ataturkdevrimleri.com/yazi-1334-dag-basini-duman-almis.html