her ilmeğini
planlayarak ördüğünüzü sandığınız atkı, gün gelir boynunuza dolanıverirdi. ölüm diye bir şey vardı çünkü. o varken
yarın ne demekti, planlar neye yarardı!
ormanlar ve korularda halklar ve aileler halinde yaşayan ağaçlara hayranım ben. tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. yalnız insanlar gibidir onlar.
artık anlıyorum, insan görkemli güzelliğini ölene
dek bilemiyor. ne dünyanın, ne kendisinin.
kalbin terazisi, yitirilmemiş
hiçbir şeyin kıymetini hakkıyla ölçemiyor. oysa bir
bilseniz, ah bir bilseniz...