• "Sabret! Çünkü Allah'ın iyi kulları için mutlaka güzel planları vardır."
    "Kaybediyoruz çünkü iyi olmaktan vazgeçemiyoruz. "
    "Derdini sev. Çünkü Allah'tan ikramdır. Sakın 'of' bile deme. Bil ki imtihandır. "
    .
    .
    Çizdiğim yerlerden birkaç alıntı bırakayım dedim. Aslında epey bir yer çizdim. Elimde kalem sürekli çizip durdum. Okurken kendinizden illâ ki bir şeyler buluyorsunuz. "Aaa evet benim de hayatımda böyle şeyler oldu, ben de bu şekilde davrandım veya evet hatalar yaptım ve böyle davranmak gerekmiş vs" diyorsunuz. Hayatımızda olan şeyleri güzel bir dil ile anlatmış yazar. Yazarın tavsiyelerine uyup uymamak herkesin bileceği iş tabii ki ama bizler doğru olanı yapıp o güzel tavsiyelere kulak verelim derim. #parlakmeltemkitapligi #olimposyayınları #nebiyıldız
  • Beni hiç tanımayacak, hiç tanıyamayacak olan sana. Benden sana bir sitem mektubu. Ne yazık ki benim mektubum seninki kadar ince değil.

    Bugün sana bu satırları yazmak için doldurdum kalemime mürekkebi. Senin için ışıkları söndürüp mumumu yaktım ve sözsüz bir şeyler dinliyorum. Şu an sadece seni anlamaya çalışıyorum ve evet, sen beni hiç tanımayacak, tanıyamayacaksın. Ben ise seni derinlerde bir yerlerde saklayacağım. Sevgiyle, kızgınlıkla ve hayranlıkla.

    Gözümün önüne geliyor hayalin, genç kızlığın, güzelliğin.. Bir şeyleri ilk defa hissediyor olmanın toyluğunu yaşıyorsun daha on üçsün. Heyecanını anlıyor yine de biraz fazla buluyorum. Fazla meraklısın pek bana benzemiyorsun diye düşünüyorum. Sonrasında daha birçok konuda ayrı düşeceğiz.

    Merdivenleri hızlı hızlı inip çıkıyorsun. İster miydin bilmiyorum kalbin sadece bunun için bu kadar hızlı atsaydı. Çok çekilmez bir düşünce, boşver bunu. Her şeye rağmen yaşadıklarına pişman olmadığını biliyorum. Olma!

    Aşk neydi sana göre? Kimleydi? Kimsesiz miydi senin tanımında aşk? Bu karşılıksız yaşadığın, birkaç gece yaşadığın o bedensel tatminler dışında yapayalnız kaldığın bu hayatta ben aşk yaşadım diyebiliyor musun? Sana ayıp etmek istemem ama biraz saplantılı bir aşk değil mi seninki? Bu söylediklerimden dolayı kızma bana. Seni genç kızlığında anlayabilirdim. Ama şimdi yıllar geçmiş ve sen ölü oğlunun başucunda o mektubu yazarken seni asla anlayamayacağım. Zaten tek başına yaşadığın bu aşkı neden hiç açığa vurmadın? Neden ben varım, ben burdayım, ben buyum demedin ? Beni tanımadın derken kendine de sor lütfen hiç "beni tanı" dedim mi diye. Neden karşılaşmamız rastgele değil demedin? Neden o da diğerleriymiş gibi davrandın? Kızıyorum sana onun gözlerine bakmadığın için, gözlerime bak demediğin için. Gerçi söylemeye gerek mi vardı onca yaşanan şeyden sonra Johann kadar bile dikkatli olamamış mıydı? Neden kendini ona sattın ya da böyle zannetmesine izin verdin? Bedeninde hissettiğin hazlar sana kısa süreli tatmin sağladı ve bu tatmini uzatacağını sandığın oğlunu verdi sana o uzun geceler. Şimdi o son kaleni de son umudunu da kaybettin. Böyle düşünmemeni yürekten isterdim.

    Senin gibi olamadım ben değil mi ? Suçlayıcı sorular yönelttim hep. Sen ise aşkının bedelini ölürken bile tek başına yüklendin kimseye tek sitem etmeden.

    Belki üzdüm seni ama yaşayamadığın ve kendine imkansızlaştırdığın her şey için sana kızgınım. Isterdim ki o aşkla olgunlaş, o aşkla büyü, sevildikçe sevil, sevildikçe sev. Ben aşkın karşılıksızını kabullenebilmiş değilim. Bence aşk, sorduğu sorulara cevap almak ister, bazen tıklatmadığı kapıların açılmasını beklerse de orada ömrünü de tüketmez.Aşk senden kaçarsa da beklenmedik anlarda elbet çıkacaktır karşına. Aşk bacaklarda titreme, midede kramp. Tek taraflı aşk olur mu? Evet olur, ama insana karşı değil. Insana karşı duyulan tek taraflı aşk zamanla şekil değiştirir. Saplantı olur, alışkanlık olur, hastalık olur, aşk olur ama aşk kalamaz tek taraflı aşk. Bu aşkın diğer tarafının oluşmasına sen yanaşmadın, bu aşkın yaşanabilecek yanlarını sen öldürdün. Katılmıyorsun bana değil mi? Peki. Peki şimdi gidişinle neyi hedefliyorsun, varlığında da zaten senin için yaprak kıpırdamamıştı.

    Her şeyi geride bırakarak tekrar döndüğünde bir şeylerin güzel olacağına inanmış ve sana hayran kalmıştım. Vazgeçmeyişine, tek başına geri gelişine.

    Ömrün boyunca fark edilmemiş değilsin ve bu da teselli olabilir belki. Ben senin en çok anneliğini sevdim galiba. Akıllıca yaptığın en güzel şey buydu. Her ne kadar oğlunu R'den esirgedin diye kızacak gibi olsam da sebeplerini duyduğumda bir şey diyemedim. Öngörünü hayretle izledim. Ama bu adamı hala sevebiliyor olman garip, onun sana diyeceklerini tahmin ederken nasıl sakin kalabiliyordun bilmiyorum. Ama hep kendine yettin. R'nin olmadığı zamanlarda o kadar güçlü bir kadındın ki. Şimdi mektubumun sonlarına gelirken bu kölece bağlandığın aşkı kabul etmek üzereyim. Çünkü..

    Çünkü aşk sadece yaşayana aittir. Şartlarıyla, heyecanı, korkusu, anıları ve acılarıyla. Bu da senin aşkındı, senin aşk tanımında buydu işte. Artık seni tanımadığına üzülme ve ölerek onu cezalandırdığını düşünerek kendini de kandırma. Çünkü bu sade ve tek başına senin aşkındı. Sen onu da kendinle birlikte götürdün.

    Onu unutacağız ama seni ve aşkını içimizde saklayacağız, unutmayacağız. Bir beyaz gülde canlanacak yüzün. Vazoya konulduklarında canlanacak aşkın tekrar tekrar. Kimden geldiğini bilmeyenler dokunamayacak artık onlara, doğum günlerinde boş kalacak vazoları, kıymet verecek ellerde solacak o beyaz güller. Bizden sana on bir tane beyaz gül. Hoşçakal.
  • yazarin aile dramini, lise yillarindaki aska tutulusunu anlatan bir kitap. Yetiskinler okuyunca onlari lise yillarina goturuyor. Lise yillarindaki Duygulari hissetmek istiyorsan okunabilir. Yetiskinseniz belki biraz slkllabilirsiniz. Yada artik asik olamiyoruz belki de ondandir
  • "...
    Dema tu bi asansorê ber bi cihê dirankêş ve hildikişîyayî qatê pêncemîn, êşa te ya ji
    ber diranan a sê rojbûn li serê te bûbû bela, ji nû ve dest pê kiribû.
    ...
    Gelo ez çîroka Leyla Qasimê b'çi hawî bihonim? Ez wê d'salên heftêyî'd vebêjim, an ez d'hişê mirovekî de çîroka wê saz bikim? Ne'j vê êşa dirên bûya!... Tew min duh b'şev ti tiştek ji xwendina xwe fêm nekir. Min digot qey Leyla û hevalên xwe kemîn l'pêşîya Saddam Husên danîne û ji bêşensîyê ketine destên pastarên wî, lê'd jînenîgarîya wê de tiştekî dîtir dihat gotin...
    ..."
    Ji pirtûka "Pizdank" -a birêz Yaqob Tilermenî- yek ji çîrokên ku min herî ecibandî "Stewr" e. Pêşî mekan û cihê çîrokê bala min kişand. Çîrok li ber asansorekê dest pê dike, li klînîka dirankêşekî didome, dû re li nexweşxaneyê û dawî dîsa li klînîka dirankêş tê.
    Divê ez mikur bêm, di dilê min de derbasbû; gelo çîroknûsê me li mekaneke wisa çawa Leyla Qasimê bîne bîra me? Lê, mamoste Yaqob Tilermenî pir bi hostayî çîroka xwe sazkirî ye ku, du bûyerên paralel bi hevdû re dimeşin. Yek êşa didanê lehengê me Cemal e, yek jî nûçeyên derheqê S.Husênbûn(ji bilî beşa sêyem ku behsa darizandina S.Husên dibe.) Li gorî dilê min, ew agahî wek mînak; ji televîzyona klînîkê bihata dayîn baştirbû.
    Birêz Yaqob Tilermenî wek fîlm an şanoyekê him mekan û him jî bûyerê li ber me radixe. Çîrok mîna senaryoyeke sînemayê an dîka şanoyê li ber çavên me xûya dibe. Çîrok bi hostayî hatîye sazkirin. Û xwîner dikare çîrokê bi kêf bixwîne.
    Axir, divê ez bêjim ku, mamoste gelek bi serkeftî wek metaforek "didan" bikaranîye. Didanê kufikî êş û azarê dide mirov. Divê ew didan bê kişandin ku mirov ji wê êşê xilas bibe.
    Çîroknûs bi dawîbûneke surprîz çîroka xwe diqedîne.
    https://youtu.be/21fnm6-3aA4
  • Kitap boş zamanda okunmalı kafa dağıtmalık bir kitap.Kitabi okurken insan sıkılmıyor güldüğüm yerler bile oldu.Yazarin diğer kitapları da okumuştum ama en çok bu kitabı beğendim
  • "Edebiyatın mustafa cecelisi olayım" diye yola çıkan bir ergenin biraz aşk biraz hüzün bir ayrılık araya da Allah sevgisi, şükür vs. Sıkıştırması sonucu ortaya çıkan yeşil arabesk bir zırvalık. Biz diyoruz kafka, zweig, coelho bunlar neyin kafasında ya. Yalnızlığımdan Sev Beni 'ymiş. Yeşil arabesk bunlar gördüğünüz yerde kaçınız...
  • İçten samimi duyguların şiirle dile geldiği bir kitaptır..
    Çok süslü kelimelerle ve kelime oyunlarına hiç girmeden en sade şekilde duyguların sıcaklığını okuyucuya hissettiriyor yazar..
    Okuduğunuzda yaşadığınız bir çok ani,bir çok duyguyu kelimelerde bulacaksınız.Bende böyle düşünmüş böyle yaşamıştım diyeceksiniz mısralarda...
    Ellerine sağlık sayın Emre Şeyda...
    İyi okumalar..