Arz ve semavatı bina eden Allah
Sübhanehu'nun koyduğu sır, onlara
bakıldığında ölmüş kalplerde tecelli eder.
Gözlerin görmesiyle göğüsler genişlenir. Taze güzelliği nefisleri canlandırır. Allah Sübhanehu içlerine sayısız menfaatler ve çeşitli tesirler koymuştur.
Şayet kitaplar Allah'ın sanatındaki acayip
hikmetlerle doldurulmak istenilse tek bir
yaratılıştaki incelikler bütün kitapları doldurur, insanlar bunu tamamlamakta aciz kalırlardı.
Mahlükatında yarattığı hikmetlerle onları
bereketlendiren Allah ne yücedir! Her varlığa yaratılışında ihtiyaç duyulan şeyleri vermiş ve
hayatlarını sürdürmek imkanı ihsan etmiştir.
Birşeyi hatırlamak ister ama unutur, unutmak ister hatırlar. Sevinmek ister, hüzünlenir;
unutulmak ister, hatırlanır. Uyarmak, ikaz
etmek ister, uyarılır, görmezden gelinir. Bütün bunlar onun mağlup ve aciz olduğunu gösterir.
Akıl ilmiyle beraber bildiği şeylerin
hakikatinden cahildir. Tedbir almakla beraber, bunun ne kadar işe yarayacağını bilmez.
Konuşur ancak ağzından harflerin düzgün bir şekilde nasıl çıktığını bilmez. Nazarının nereye kadar ulaştığını, basiretin nasıl oluştuğundan habersizdir.
İnsanı nasıl idrak ettiğini bilmez, kuvvetinin sınırlarını, iradesinin ve himmetinin nasıl oluştuğunu bilmez. İlmiyle delil getirir, bilmediği şeyin hakikatini inkar eder.
Mükemmel bir sanatla masnu ve parlak bir hikmet olmakla, ilim, irade sahibi, Aziz ve Celil bir Allah'ın sanatı olduğunu gösterir.