Bu günün 3. Konusunu ele alıyorum umarım size destek olabiliriyorumdur kendimi eski zamanlarda radyodan konusan kadın gibi hissediyorum dinlemeye bayılırdım bu arada!! Hergün özlü sözler her neyse konumuza geçelim
Aşkın iki türlü ölümü vardır ve her ikisi de ruhu derinden sarsar ilki ansızın gelen o fiziki vedadır sevdiğini bu dünyada kaybeden insan amansız bir sessizlikle baş başa kalır geride sadece yarım bırakılmış cümleler yaşanmamış anlar ve asla tamamlanamayacak bir sevda kalır ölüm o büyük hikayeyi en güzel yerinde bıçak gibi keser ve insan o yokluğun karşısında çaresizce baka kalır. İkinci ölüm ise nefes alırken yaşanan o sessiz trajedidir mecazi anlamda ölen aşıklar hala aynı dünyadadır belki yan yanadır ama içlerindeki o bağ çoktan ruhunu teslim etmiştir birbirinin gözünde eski ışığı arayıp da bulamamak yaşayan bir bedenin içinde kendi sevdana mezar kazmak gibidir bedenler oradadır ama ruh çoktan gitmiştir.
Her iki son da felsefi bir sancıyla insana aynı gerçeği fısıldar sen ne kadar çırpınırsan çırpın hayatın kendi akışı karşısında bazen durmak gerekir zorladığın o kapı artık açılmıyorsa kader sessizce devreye girer ve fısıldar olduğu kadar olmadığı kader.
Lütfen kızlarım, ve erkekler hayatınızı kapatmayın.