• 115 syf.
    ·3 günde·7/10
    Bahsi geçen etkinlikler
    Öykü okuma= #34011871
    Mustafa kutlu= #34672712

    Hiç inceleme yazasım yok bu aralar lakin yazmasam ayıp etmiş olurum gibi hissettim nede olsa iki etkinliğe katılmışım ve kitap ikisine de uygun. Elimde olmadığından youtube da sesli kitap olarak gördüm ve dinlemeye başladım baktım güzel gidiyor pdf indirdim hiç sevmem ama ne yapim dayanamadım neyse hem dinledim hem okudum ve çok beğendim şayet etkinlik olmasa okumazdım o nedenle sevgili Erhan abime ve Hatciş'e teşekkür ederim.

    Gel gelelim kitap için düşüncelerime. Sevgili Kutlu hikaye için seçtiği ana karakterleri, mekanları ve yan karakterleri muazzam bir akıcılıkta anlatmış. Kısa bir kitap uzun bir hikaye ancak bitmesin istiyordum ve benden hayatımdan bir şeyler ile tevafuklar olunca daha bir hoşuma gitti 🤗

    Şimdi ben biraz bişiler yazim okuyanlar anlayacak ortak noktaları:))
    Bilenler bilir ki yaşadığım köy Bulgaristan sınırına çok yakın henüz köye taşınmış iken köylüleri tanımada ve isimleri aklımda tutmada hiç zorlanmadım çünkü hepsinin bir lakabı vardı bunlardan biri de SÜLÜMAN YENGE idi. Bu teyzelerin bazılarının isimleri aynı olunca kaçak Ayşe, kaçak Huriye diye ayırmışlar. Neden kaçak die sorduğum da ise "Mari bunların hepisi kaçarak evlendiler bea, hatta sana kaçmadan evlileri sayak daha azlar" die bir cevap aldım şimdi bu uzarda gider daha bir çok benzeri şeyler beni daha bi hevesle okumaya sevk etti.

    Filmi nasıl bilmem, kitabı çok beğendim 🤗
  • Baştan söylesem daha iyi olacak. Yazdığım her mektupta hep aynı şeyleri tekrar tekrar okumaktan sıkılacak olabilirsin Sevgili Mari. Sana hak vereceğim ama bu, hep aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamaktan daha sıkıcı bir şey olamaz.
  • 484 syf.
    BİTTİ... O kadar üzgünüm ki bittiği içim, şuan kendimi eksik hissediyorum. Nasıl başlasam, nerden başlasam.. İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk 100 sayfasında sıkıldım. Tereddüte düştüm devam edip etmeme konusunda ama sonra Max geldi.. Ah Max nasıl bişeydin sen öyle aşkınla, düşüncelerinle ve bestenle.. Sonra 3 kadın farklı kültürler, farklı dinler, farklı ülkeler… Kendi isimlerini kullanmalarına izin verilmeyen Maya(Ayşe), Mari(Semahat) ve Nadia(Deborah)… Ve bunların bileşkesi MAYA DURAN. Beni en çok etkileyen Max ve Nadia’nın hikayesi oldu.. Ermeni soykırımını, Mavi alayı en önemlisi Struma’yı içim acıyarak okudum.. Türkiye nasıl sessiz kalmıştı bu duruma. Onca insanı nasıl terk etmişti ölüme.. O kadar çok söylenecek söz var ki aslında bu kitap hakkında.. Şuan sadece duygularımla baş başa kalmak istiyorum. :( Ve buraya Max’ın sevgili Nadia için yazdığı ‘Serenade für nadja’ bestesini bulamasam da onu hatırlatacak bir beste bırakıyorum. Kitabı da muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum..
    https://www.youtube.com/watch?v=ZpA0l2WB86E
  • 201 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    Paulo Coelho hakkında iyi ve kötü yorumların uçları mevcut. Ben ise bu kitabı elimden geldiğince iyi bir şekilde incelemeye çalışacağım.İnceleme okumayı düşünenler için ve okuyanlar için iki aşamadan oluşsun dedim.Böylelikle kimseye kitap hakkında ipucu vermemiş olurum diye düşündüm. Şimdi başlayalım.
    Okumayı düşünenler için , kitabın karakterlerinin hikayeleri kesinlikle çarpıcı. Bu hikayelere tanık olmak çok ama çok güzel bir hayat vizyonu kazandırabilir. İnsanları anlama çabası içinde iseniz ve bu çabanızın da büyük bir kısmını insanlığın acılarını anlamak oluşturuyor ise bu kitabın karakterleri kesinlikle okumaya değer.
    Fakat gelgelelim kitabın dili edebi yönden bana oldukça yavan geldi. Yahu bu kadar güzel bir hikaye nasıl olur da bu kadar yavan anlatılır dedim.Yazar bazı aralarda klişelere takılmış gibi geldi bana.Bu da bazı sayfalarda bitsin diye kitabın gözünün içine bakmama neden oldu. Bazı sayfalarda da ne diyecek şimdi diye merakla devirdim sayfaları zaten bir gece ve bir günümün birkaç saatinde bitmesinin nedenleri de bunlar.
    Daha iyi örnekler var mı kesinlikle var.O kadar çok kitap var ki artık elemeye başladım. Şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap değil. Bence okumasanız da olur. Tabi bu yaklaşımımın nedeni bir süredir deli gibi okumam da olabilir.
    Buradan sonrası da okuyanlar için.Okumamışlara spoiler olacaktır devam etmeyiniz.

    Veronica karakterinden başlayalım. Bu karakter bana çok ikircikli geldi açıkçası. Yahu ben bu ''ıssız adam - kadın'' rolunu kendine biçen insanlardan bıktım usandım. Kimseyi hiçbir görüşü yargılamıyorum kesinlikle ama birilerini sevmemeyi tercih etmek demek insanları umursamamak onların hayatında da kendine pay biçmemek demek ki , birileri iyi olmayı deneyen birileri zarar görmesin.Bu yapı beni gerçekten bütün hücrelerime kadar irrite etti.Bu da yazarın başarısı mı kişisel geçmişim mi bilemedim.
    Zedka biraz Mrç.Nobody 'deki mavi bence. O mavili kadın.Fakat zaman içinde gerçek sevginin ne olduğunu anladı. O eski sevgili aslında bir tutkudan başka bir şey değildi bence. O ise tutkunun aşk olmadığını anladı.
    Mari 'ye diyecek sözüm pek yok.Ama mizahını çok beğendim. Okurken metroda kahkaha attım.
    Bizler bu toplumun bireyleri olarak nelere itildik nelere gerdik göğsümüzü bilmiyorum.Ama şu satır aralarında ya birilerini , ya bir sorunun cevabını yada kaybettiğimiz bir şeyleri arıyoruz işte. Ondan Veronica bizi bazen kızdırdı, bazen üzdü çokça da düşündürdü bu nedenle.
    Kitap 10 üzerinden 5.5 bence. Buraya kadar sabırla okuyanlar varsa da bir teşekkürü borç bilirim.
    NOT: bir doktor adayı olarak belirtmek isterim ki kitap baştan aşağı tıbbi yanlışlar ile dolu.
  • Sevgili Erkekler,

    Kadın olduğum kadar insanım. Daha fazlasını bekleme güzel kardeşim.

    Vicdanım bir annenin vicdanı ne kadar olabilirse o kadar, bunun sınırlarını senin bilebilmen de mümkün değil zorlama kendini.

    Cesaretimin ölçüsü de kadınlığımla orantılı, hiç aklına gelmeyecek şeylere cesaret edebilirim de küçücük böcekten ölesiye korkabilirim.

    Gücüm kuvvetim seninkiyle karşılaştırılmaz belki ama bir kadının sınırlarından içeri girmeye kalktığında karşılaşacaklarından korkmalısın.

    Aynı anda hasta aynı anda sağlıklı olabilirim mesela, kendi başıma hastayken etrafta sevdiklerim varsa sağlıklı görünebilirim aradaki farkı anlamazsın bile.

    Yeri geldiğinde çok düşünceli biriyken tam bir öküze dönüşebilirim ama bunun sebebinin sen olduğunu fark edebilir misin bilmem?

    Kadın olduğum kadar insanım evet ve kucaklayabileceğim varlığın haddi hesabı yok ama senin sıran her zaman ilk olmayabilir önceliği hayvanlara vermeyi tercih ettiğim doğrudur.

    Değişiklik yapmayı severim, bunun sana anlamsız geldiğini de biliyorum ama benim yaradılışımda doğurganlık var, tarifsiz bir yaratma isteği var o yüzden neden diye sorma bana kalırsa çünkü verdiğim hiçbir cevap seni tatmin etmeyecek ama yaptığım küçük değişiklikler benim ruhuma iyi gelecek.

    Her şeye rağmen, merdivenleri hiçbir yere tutunmadan çıkabilsem de zaman zaman tırabzana tutunmak isteyebilirim işte sen o tırabzansın, arada asansör olabilen hemcinslerin de var ama inan sayıları yok denecek kadar az, asansör olamasan da en azından tırabzan olarak kalmaya çalış.

    Sevgilerimle..
    Mari PUDRA