Andy sandalyesini geri itip Kavik'in başını ellerinin arasına aldı. Alçak, candan bir sesle konuştu. "Keşke başına gelenlerin hepsini bilseydim. Nerelerdeydin, kimlerle karşılaştın? O yaralar nasıl oldu? Tasmayı kim taktı? Keşke cesaretine nasıl kavuştuğunu bilseydim. Keşke onca yolu nasıl atığını, bize nasıl geri döndüğünü bilseydim. Ama aslında önemli değil. Artık evdesin. Bu sefer temelli. Ama keşke bilseydim. Keşke
Kavik başını kaldırıp çocuğun sesini dinledi. Sonra yüzünü yaladı. Söylediği her kelimeyi anlamış gibi gülümsedi.