• Demeter (Lat. Ceres): Kronos'la Rheia'nın kızıdır. Zeus, canlıları doyuran bu tarlalar tanrıçasının yatağına girer. Bu birleşmeden ak kollu Persephone doğar. Kimi zaman 'Kore' (Genç Kız) diye de anılan Persephone, bir gün çayırda çiçek toplarken, yeraltı dünyasının kralı Hades tarafından kaçırılır. O an yer yarılır ve zavallı kız, açılan yarıkta kaybolup gider. Kızın çığlıklarını işiten annesi Demeter koşar gelir ama, artık iş işten geçmiştir. Tam dokuz gün, kara ve deniz demeden arar kızını. Onuncu günün şafağında Hekate'yle karşılaşır. Karanlık tanrıçası Hekate, Helios'a gidip sormasını salık verir ona. Helios ise şöyle konuşur: ''Zeus'tur suçlu olan, çünkü kızını, Hades'e verdi karı diye''. Üzgün ve kızgın Demeter, ölümlü bir kocakarı kılığına girerek bütün kentleri dolaşmaya başlar. Atina yakınlarında Eleusis adında bir kasabaya varır. Bakireler çeşmesinin yanında üzgün üzgün otururken, kral Keleos'un dört kızı çeşmeye su almaya gelirler. İhtiyar kadınla ilgilenirler. Demeter, korsanların elinden kaçtığını söyleyerek, acıklı bir öykü uydurur. Duygulanan kızlar, ihtiyar kadının iş isteğinin gerçekleşmesini sağlarlar. Anneleri Metaneira, yeni bir oğlen çocuğu doğurmuştur. Küçük Demophon'u bakıp beslemesi için Demeter'e verirler. Demeter çocuğu Olympos usullerine göre besler: Ne süt, ne de başka yiyecek verir ona. Yalnızca nektar ve ambrosia ile besler onu. Ne var ki analık sevgisinde çok aşırı giden tanrıça çocuğa sürekli gençliği de armağan etmek ister, bunun için de onu geceleri ateşin içinde saklar. Meraklı anne, bir keresinde gizlice, olanları gözler. Alevleri görünce bir çığlık atar. Büyü bozulur; tanrıça çocuğu yere bırakır, insanların aptallığından, artık bir daha gerçekleşmeyecek olan kendi iyi niyetlerinden söz eder ve bütün kutsal parlaklığı içinde görünür. Olanlara çok üzülen ve korkan Metaneira ile kızları, bütün gece, öfkeli tanrıçayı yatıştırmaya çalışırlar. Güzel saçlı, güzel örgülü Demeter, kendisi için altarlı bir tapınağın kurulmasını ister. En kısa zamanda isteği yerine getirilir. Burada mysteria denilen gizli bir tapınç merkezi doğar.
    Ne var ki, kaybolan kızının bulunamayışı, tanrıçayı gittikçe daha çok üzer, Olympos'a öteki tanrıların yanına gitmeyi reddeder; günlerini, adına yapılan tapınakta geçirmeye başlar, üzüntüsü öfkeye dönüşür. Toprağın tüm bereketini keser. O ana dek görülmemiş bir kıtlık olur. Bütün insanların kırılması tehlikesi baş gösterince, Zeus duruma müdahale eder. Önce İris'i gönderir Demeter'e. Sonra bütün Olympos'lular iner. Bütün yalvarışlara rağmen kılı kıpırdamaz Demeter'in. Kızına kavuşuncaya dek toprağın bereketsiz kalacağını söyler. Persephone'yi alıp getirsin diye Hermes'i Erebos'a gönderir Zeus. Hades anlayışlı davranır. Kardeşi Zeus'un çağrısına uyar. Persephone'nin gün ışığına çıkmasına izin verir. Fakat her ihtimale karşı, karısına bir nar tanesi yedirir. Böylece, sevdiği ve karısı olan kadın, annesiyle sürekli kalamayacaktır. Hermes'in sürdüğü araba Persephone olduğu halde Eleusis'e varır. Demeter sevinçten çıldıracak gibidir. Kızına doğru sabırsızlıkla koşar. Persephone arabadan iner. Ana kız kucaklaşırlar. Ne ki, bu sevinç kucaklaşmasını hüzün izler. Çünkü Kore, yılın kışa denk gelen üçte birini ölüler ülkesinde kocasıyla geçirecektir. Bahar gelince de gün ışığına çıkacaktır. Persephone'nin yeryüzüne çıkışıyla toprak yeşermeye, ağaçlar çiçek açmaya başlar. Demeter, Attika krallarına kendi tapıncının gizlerini öğretir. Sonra kızıyla birlikte Olympos'a çıkar.
    (Devam edecek)