• 1990'ların başında Giacomo Rizzolatti ve çalışma arkadaşları tarafından keşfedilen bu hücreler, birbirimizi nasıl anladığımıza dair bir devrim gerçekleştirdi.

    Bir şey yaptığınızda ayna nöronlar ateşlenir; daha da önemlisi, başka birinin aynı şeyi yaptığını gördüğünüzde bu nöronlar yine ateşlenir ancak bu daha düşük bir yoğunlukta gerçekleşir. Dolayısıyla, gülümseyen birini gördüğünüzde ayna nöronlarınız yanıt verir. Esasen bu hücreler gülümsediğinizde gerçekleştireceğiniz eylem örüntüsünü birebir kopyalayıp çoğaltır fakat bunu kas hareketlerini tamamlamadan gerçekleştirir. Aslında sadece mutlu birinin fotoğrafina baktığınızda bile yüzünüzde gözle görülemeyecek denli küçük de olsa bir gülümseme belirir.Bu nöronlar size başkalarının yaptıklarını deneyimlemenin "nasıl bir şey" olduğunu gösterir.

    Benzer şekilde ayna nöronlarınız ağlayan birini gördüğünüzde de yanıt verir. Bu sayede birbirimizin neşesini ve kederini hissederiz. Yapılan beyin taramaları gerçekten de insanların acı çeken birini gördüklerinde beyinlerinin acı ile ilgili bölgelerinin harekete geçtiğini gösteriyor.
    Bruce D. Perry
    Sayfa 31 - Kuraldışı, 2017
  • "pencerenin kenarına çiçek koyacak kadar çok sevmek lazım birini." yolunu gözleyecek kadar, beklemenin o kasvetini uçuran güzel bir çiçek kokusu ve onun haricinde çok hakikatli bir sevgi. insan ne denli çok sadakat gösterirse o kadar insan oluyor ve bunu ne kadar gizli tutarsa o kadar sabırlı bir kul. bir vecizede geçiyordu: eğer insan fakirse ve bunu kendi gibi bir fakire anlatırsa sabrı göstermemiş olur. hepimiz üç aşağı beş yukarı aynı seviyede insanlarız ve ben eğer acziyetimi dile getirirsem sabrımı göstermemiş ve kulluğumdan bir falso vermiş oluyorum. insan aciz bir varlıktır ve ben de bu aczin ve fakrın fiyakalı kaybedeniyim. 
    insanın mayası neyse ona dönüşüyor, ham hali hamur olan ekmek de sütle ıslanınca yine özüne dönüyor. bu demektir ki birilerinin uyarısına, uyandırışına, sabahları annenin dürtmesi gibi bir dürtmeye ihtiyacı var; bir şeyin özüne dönüşünde. 

    bozulmamış fıtrat, sürekli hakk'a müteveccih bir istikamet takip eder. hilkatimizin hakikati selim fıtrattır. mirac'da rasûlullah aleyhisselâma bal, süt ve içki seçenekleri sunuluyor. kimisi su ve şerbet olabileceğini iddia ediyor fakat ana mesele bu değil. rasûlullah aleyhisselâm da sütü seçiyor. cebrail a.s. da seçtiğinin "fıtrat" olduğunu söyülyor. misal alemine göre süt, başlangıçtaki ilim ve marifet ile neticedeki fıtrat ufkunu temsil ediyor.

    süt misal alemine göre; rasûlullah aleyhisselâmın biz falsolu ümmeti için doğru yolu bulacağımız müjdesini içeriyor. fıtratımız süt. benim fıtratım? murat menteş'in, murat onbul'un, sezai karakoç'un, sezen aksu'nun fıtratı; süt. 

    biri vardı " yağmurlu bir pazar günü, öğleden sonra ne yapacaklarını bile tam olarak bilmeyen milyonlarca insan bir de ölümsüz olmak ister" diyordu. halbuki insan fıtratında olmayan bir eye talip değil. sonsuzluğu ruhumuza üfleyen bir yaradanın olduğu hakikatte insan zaten bu dünyanın devamı olmayacağını düşünmeden devam etmiyor. ölümsüzlüğe yol almak için ölüyoruz. ölmek için doğarız diyordu bir şarkı. lana del rey seslendiriyordu bu şarkıyı "we were born to die." bense ölümsüzlük için ölüyoruz diyorum.

    milenyumu 17 geçe.
  • 376 syf.
    ·13 günde·9/10
    Bu yazarın okuduğum 2. Kitabıdır.
    “Köpek gibi Büyütülmüş Çocuk” daki gibi aynı heyecan ve keyifle okuduğum, oldukça başarılı yazılmış müthiş bölümleri bulunan bir kitaptı :)
    Kitabın içerisinde farklı isimlerle adlandırılmış 13 bölüm mevcut .
    Benim en en çok beğendiğim
    *otizm ile ilgili olan; “Aşırı Evren “ ,
    *yüzünde et beni olan Jeremy nin üzerinden stres-özdenetim ilişkisi ve bunun stres ile baş edilebilmesi için ne kadar önemli olduğunun anlatıldığı “Her Şey Yüzünüzde Başlar”
    adlı bölümlerdi.

    Bunun dışında bölümler içerisinde;
    -Empati ve önemi
    -Ayna nöronlar
    -“Empatinin Kökleri” adlı kurulan program
    - Annen sevgi hormonu; oksitosin
    -Popülasyonda özgecilik
    -Sosyopati
    -Bebek ve asıl bakıcı arasındaki bağ ve önemi
    -Doğum sonrası depresyonu
    - Televizyon ve dil gelişimindeki etkisi
    gibi ilgi çekici konular mevcuttu.
    Dolu dolu yazılmış , her türlü Bilgi içeren ve okuduğunuzda pişman olmayacağınız bir kitap ..

    Alıntılar;

    “Aslında bilimsel araştırmalar toplu tecavüz ve benzer suçların kadınlarla erkekler arasında ayrımcılık yapılan , kadınların hor ve aşağı görüldüğü kültürlerde daha sık yaşandığını gösteriyor.”

    “ ‘ Çalıştığımız ailelerin büyük kısmı sessiz çocukların uslu Çocukların olduğunu ve eğer iyi bir ebeveynseniz Çocuğunuzun sizi dün diyeceğini, değilseniz dinlemeyeceğini düşünüyor. Sorun şu ki, iki yaşındaki hiçbir çocuk ebeveynini dinlemez. Ebeveynlerin çoğunana bunu şimdiye dek kimse anlatmamış. Dolayısıyla ‘Ben sana bunu yapmamanı söylemedim mi?’ diyerek iki yaşındaki çocuğun eline vuran ebeveynlerle karşılaşıyoruz.’ “

    “ Doktorlar kalp ve damar rahatsızlığı olan kişilere ‘iki yeni arkadaş edinin ve teyzenizi daha sık ziyaret edin’ demiyor! Sağlıkla ilişkilerin ruh sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu en iyi bilen kişiler olmalarına rağmen, psikiyatırlar bile hastalarının daha çok ve nitelikli ilişkiler kurmasına yardımcı olmak adına Çok az çaba sarf ediyor.”

    “.. kültürel üreticilik, yaratıcılık ve refahın anahtarı, Çocukları empati kurarak ve bunu tamamen dışa vurarak yetiştirmektir.”

    “ sürekli aynı kişilerden bakım görmeyen bebeklerde oksitosin, kendine has avuntu niteliklerini inşaa edemez. Yetimhaneler de çocuk bakımı vardiyalarla yapıldığı için bakıcılar normal bir ebeveynin çocuğuyla geçireceği vaktin ancak Çok küçük bir kısmını onlarla geçirebilir. Bu da oksitosin bağlantılarının oluşabilmesi için yeterli tekrari sağlamaz. Şayet belli biriyle bu özel bağlantı kurulamazsa, ileride insanlarla temas edildiğinde olumlu İlişkiler kurulamaz ve tamamen buna bağlı olan haz duygusundan da mahrum kalınır.”
  • “ ‘ Çalıştığımız ailelerin büyük kısmı sessiz çocukların uslu Çocukların olduğunu ve eğer iyi bir ebeveynseniz Çocuğunuzun sizi dün diyeceğini, değilseniz dinlemeyeceğini düşünüyor. Sorun şu ki, iki yaşındaki hiçbir çocuk ebeveynini dinlemez. Ebeveynlerin çoğunana bunu şimdiye dek kimse anlatmamış. Dolayısıyla ‘Ben sana bunu yapmamanı söylemedim mi?’ diyerek iki yaşındaki çocuğun eline vuran ebeveynlerle karşılaşıyoruz.’ “
  • “ Doktorlar kalp ve damar rahatsızlığı olan kişilere ‘iki yeni arkadaş edinin ve teyzenizi daha sık ziyaret edin’ demiyor! Sağlıkla ilişkilerin ruh sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu en iyi bilen kişiler olmalarına rağmen, psikiyatırlar bile hastalarının daha çok ve nitelikli ilişkiler kurmasına yardımcı olmak adına Çok az çaba sarf ediyor.”
  • “Aslında bilimsel araştırmalar toplu tecavüz ve benzer suçların kadınlarla erkekler arasında ayrımcılık yapılan , kadınların hor ve aşağı görüldüğü kültürlerde daha sık yaşandığını gösteriyor.”
  • “.. empati yetisi bebekle asıl bakıcısı arasında ilk bağın kurulmasıyla gelişir. Bebekler için bakıcılarının biyolojik anneleri, babaları, dadıları ya da nineleri olması fark etmez. Önemli olan, devamlılık ve gördükleri bakımdır.”