İsmine bakarak aldığım bir kitap. Beklentimi karşılamadı açıkçası. Gerçi karşılamasının sebebi bizim kültürümüzle yakında bir teması olmaması. En sinir bozucu kısmı da tam olarak bu. Farklı bir bakış kazanmak isterseniz okunabilir. Ama unutmayın evliliklerde bulunduğumuz coğrafya çerçevesinde değerlendirilmeli.
Uzun bir süre kitaplıkta okunmayı bekleyen bir kitaptı.
Beni neyin beklediğini bilmeden başladığım bu kitabı nasıl anlamak isterseniz o şekilde yorumlamaya çok açık bir kitap.
İlber Ortaylı'nın da dediği gibi: "Herkesi dönemiyle tanımamız gerekir. Sanatçıların, devlet adamlarının yaşadıkları dönemi bilirseniz, çağının bir insanı nasıl şekillendirdiğini de görürsünüz. Bu sayede, verilen eserleri, yapılan işleri de daha iyi anlarsınız." Fakat benim şahsi düşüncem tarihi verilerden esinlenmiş olunsa bile dönem kaygısı yaşanmadan yazıldığını düşünüyorum.
Kişisel ideoloji ve kaygılardan uzaklaşırsanız eğer kitaptan fazlasıyla zevk alırsınız. Bence kesinlikle okumalısınız. Aşk ve sevgi üzerine çok güzel öğretiler öğrenebilirsiniz.
Tamamlayamadığınız bir çok cümlenin tamamlanmasını sağlayan bir kitap. Hem kendi hayatına hem de nice kız çocuğunun yolunu aydınlattı Mihribah’ın Annesi…
İlber hocanın direk kaleminden olduğunu düşünmüştüm başta fakat röportaj kıvamında olan bir kitap. Okumak kimi zaman aşırı sıkıcı ama kitap bittiğinde yeni bir sürü bilgiyle donanmış oluyorsunuz.
Mutlaka okunması gereken kişisel gelişim kitapları arasında yer alıyordu. O listeye kim nasıl soktu hiçbir fikrim yok. Kim yapıyor bu listeyi?
Eğer beklentiniz yüksekse hiç okumayın boşuna. Ama şunu da göz ardı etmemek gerekir. Kitabın ana dili İngilizce. Bu sebeple diğer çeviri kitaplarının başına geldiğini gibi bu kitapta da bununla karşılaşıyoruz. Umarım bir gün herkes orijinal dilinde kitabı okuyabilir.