• “Mucizeleri Beklemek” , “Sır” (The Secret) kitabının yazarları arasında olan Joe Vitale tarafından yazılmış. Yazar, daha çok “Sır” kitabı ile ünlenmiş fakat ben bu kitap ile başladım.

    “Mucizeleri Beklemek” ise bana göre “Sır” kadar popüler olmayan fakat daha samimi, daha faydalı ve daha az ticari kaygı taşıyan bir kitap. Çünkü “Sır” kitabını okuduğunuzda, daha çok bir pazarlama kampanyasının içinde buluyorsunuz kendinizi.

    “Mucizeleri Beklemek” kitabını birden fazla tekrarda okudum. Çünkü bu kitap, her okuyuşunuzda yeni şeyler anlamanıza ve hissetmenize neden olan bir içeriğe sahip.

    Bu kitapta vurgulanan başlıca hususları şu şekilde sıralamak mümkün:

    · Hayatımızda başımıza gelen iyi ya da kötü olaylar, bizim evrene yaydığımız pozitif veya negatif enerjinin yansımasıdır (çekim yasası).

    · Başarısızlık bir son değil; eğitim ve öğrenmenin bir aşamasıdır.

    · Hayatta mucizeler bekleniyorsa, dışsal tüm bağımlılıklardan, şartlanmışlıklardan kurtulunmalıdır. Böylece o beklentinin mümkün olan bir kişiden ya da yerden gerçekleşmesine izin verilmiş olur. Bu bağlamda beklentilerin gerçekleşmesini engelleyen “niyet karşıtları” ndan (yeterince iyi değilim, kimse beni sevmiyor, ya reddedilirsem, bu imkansız, zaten işe yaramayacak, vs, …) kurtulmak gerekiyor.

    · Sonuca bağımlı olmamak gerekir. Kişinin dar bir bakış açısı olmamalı. İsteklerin sadece belirli bir şekilde gerçekleşmesi konusunda ısrarcı olunmamalı.

    · Asıl mucize, algının değişmesidir. Düşünceler korkudan sevgiye dönüştürüldüğünde her şey değişir.

    · “Çekim yasası” gereği, kişinin hayatını olumlu ve güzel etkilere açması için uygulanması gereken adımlar:

    - Olumsuz düşünceler yerine istenen şeylere odaklanmak

    - Kayda değer işlere girişmek,

    - Net olmak (İnsan ne istediğini (diğer insanlara veya Yaratıcıya) söylerken dikkatli olmalı. İstediğimiz sandığımız şeyleri iyi tanımlamazsak, karşımıza çıkanlar bizi hayal kırıklığına uğratabilir)

    - Hedefe ulaşmış gibi davranma (İstenen şey gerçekleştiğinde ortaya çıkacak sonuçları sürekli hayal etme),

    - Olayları bir noktadan sonra akışına bırakma (salıverme). Bırakmak, niyetinizi havaya savurmak değildir. Niyetinize odaklanmak ve sonra “nasıl” kısmını bırakmaktır. Nasıl kısmına takılırsanız gerektiğinden fazla çırpınırsınız. Bu, akıntıda ayakta durmaya çalışmak gibidir; bırakmak işleri kolaylaştırır.

    · Kendinizi, hayatınızdakileri hatta artık hayatınızda olmayanları affedin. Gerçek af, bizi yıpratan ve sırtımızda taşıdığımız öfke, kontrolsüzlük, stres, vb. yüklerden bizi kurtarır.

    · Hiç kimse bizi affetmeye zorlayamaz; hiç kimse affetmemizi engelleyemez.

    · Geçmiş yaraları silin.

    · Tembellikten uzak durun.

    · Yapabileceğimiz en büyük hata değer kazanmaya çalışmaktır. Asıl yapmamız gereken, ne kadar değerli olduğumuzu anlamaktır. (Bunu aynı şekilde başkalarının değerli olmasını beklemek yerine, onların aslında ne kadar değerli olduklarını anlamaya çalışmak şeklinde de düşünebiliriz zannediyorum.)

    · Duygu, düşünce ve eylemlerimiz davranış ve tutumlarımızı oluşturur.

    · Sarf ettiğimiz sözler duygu ve düşüncelerimizi, düşüncelerimiz eylemlerimizi, eylemlerimiz geleceğimizi şekillendirir. Bu sarmala ne kadar olumlu ve güzel girdiler katarsak, sonuçlar o kadar lehimize olur (çekim yasası).

    · Keder geçmişe, kaygı çevreye, inanç ileriye bakar. Nereye bakacağınız size kalmış…

    · Yıkıcı temel düşünce biçimleri; pişmanlık, kararsızlık ve korku. Bunların düşüncelerimizi, dolayısıyla hayatımızı esir almasına izin vermemeli.

    · Şükran duymayı ihmal edersek, odağımızı ve amacımızı kaybederiz.

    · Şükran sahip olduklarımızın tanınması anlamına gelir. Sadece bir isim değildir ve eylem bekler. İsteyebilir ve hayatınıza iyi şeyleri çekebilirsiniz.

    · Birçok insan hayatları iyiye gittiğinde şükran duyacağını düşünüyor. Şu anda şükran duymuyor olmalarının, gerçekten istedikleri şeyi elde etmelerini engellediğini fark etmiyorlar.

    · Çekim yasasını kullanmanın en güçlü yolu şükretmektir. Hayatınızdaki şeylere, insanlara (yolda, alışverişte, evde, …) şükredin, teşekkür edin. Bunu alışkanlık haline getirin.

    · Gerçek anahtar, bir şeyden ne kazanacağımızı sormak yerine; nasıl yardımcı olabileceğimizi sormaktır.

    · Akışına bırakma pratiği için, en uygun eylemlerden biri seyahat etmektir.

    ŞİMDİ SIRA SİZDE, KAYDA DEĞER BİR ŞEYE GİRİŞİN.
  • Yavaş yavaş ölürler
    Seyahat etmeyenler,
    Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
    müzik dinlemeyenler,
    vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.
  • "Nasıl bir akıl tutulması yaşıyor Müslümanlar. Önceleri hacdan gelen insanlara bakıp "Hacı" demek güzelmiş. Onlar yaşayışlarına, hâl ve hareketlerine dikkat eder vakur davranırlarmış. Günümüzde ise bu ziyaret moda oldu. Kimisi kendini göstermek istiyor, kimi reklam peşinde, kimi bir yerlere mesaj gönderiyor. Avrupa ülkelerine seyahat eder gibi gidip geliyor insanlar. Dostlar alışverişte görsün. Bir de her yıl gidenler var. Gel bir yetim evlendir, garibanın yarasına merhem ol, desen kabul etmezler."
  • Anlattıklarına göre Sokrates seyahatlerin kendisine hiç faydası olmadığını söyleyen birine şöyle yanıt vermiş: "Başına böyle bir iş gelmesi çok doğal çünkü kendinle birlikte seyahat ediyorsun."
  • Genç çift Türkiye'den Almanya'daki evlerine araçla seyahat ederken gecenin kör vakti kadının halasına uğramak için Balkanlarda bir köyü bulmaya çalışırlar. Garip olaylar onları köye kadar takip eder. Varacakları yere ulaştıklarında ise onları fantastik dünyanın kucağında buluruz. Zaman atlamaları, ölüm, doğum ve efsaneler üzerine sürükleyici ve gerilimi yüksek bir kitap. Kitapta benim eksik bulduğum tek nokta bölüm atlamalarında bir küçük başlığın olmamasıydı. Bu yorucuydu.
  • Arap illerinde kuşun bile korkusuz uçamıyacağı dehşet ve cahiliye devrinin hemen arkasından, Allah Resulünün çizdikleri huzur ve emniyet levhası:
    Bizzat buyuruyorlar:
    «—> Artık San'a'dan Mekke'ye kadar yapayalnız seyahat edecek bir kadın bile, kalbinde Allah korkusundan başka bir kaygı taşımayacaktır.»

    İdrâkiniz çatlıyabilir; mutlak inkılâp, bıyıkları kan pıhtılı sırtlanı süt kuzusu yapmıştır.
    Necip Fazıl Kısakürek
    Sayfa 447 - Büyük Doğu
  • İlgi duyulmayan konularda susmanın İlahlar kadar kralları da memnun edeceği muhakkaktı
    Jules Verne
    Sayfa 9 - İyigün Yayınları