ismailsenocak, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

Yolculuk
Umutsuzluğa kapılır gibi olduğumda, ortaboy bir harita alıp önüme sanal bir yolculuk yapıyorum kalemin tersiyle… Buradan yola çıkıyorum, dört saniye sonra yanına geliyorum.Çok özlediğim zamanlar daha küçük harita kullanıyorum. Hani şu ders kitaplarının arkasında olanlardan… O zaman aramızdaki mesafe iyice kısalıyor. Bazen de iki elimde iki kalem bir senin oradan bir de benim buradan aynı anda harekete geçiyor. İki saniye içinde ortalarda bir yerlerde buluşuyoruz. Sonra kapıya çıkıp bir sigara içiyorum. Annem şey dedi az önce ” odada sigara içmesene, soğuk havalarda havalandırmak zor oluyor. Hem bu haritada ne böyle?” “ Ülkemizin güzelliklerini bakıyorum anne…” diyorum. Seyahat ediyorum desem anlamaz şimdi. Ama sözünü dinliyorum ve odada sigara içmiyorum. Aklımda kaldığına göre sevdiğim ama adını hatırlayamadığıma göre çokta önemsemediğim bir yazar şuna benzer bir şey söylemişti: İnsan geçmişi düşünür, geleceği hayal eder, şimdi de yaşar. Ben ise şimdi de hayal ediyorum…
Ben de… Ben de aynen öyle yapıyorum

Tesirsiz Parçalar, Ali Lidar (Sayfa 167)Tesirsiz Parçalar, Ali Lidar (Sayfa 167)
TİRAJE, bir alıntı ekledi.
17 saat önce · Kitabı okuyor

Kederin ağına takılan balıklar, çırpına çırpına ölüyorlar. Mutluluk bir seyahat şekli olması gerekirken, bir türlü ulaşılamayan hayali istasyonlar haline geliyor.

Posta Kutusundaki Mızıka, A. Ali Ural (Sayfa 16 - Şule Yayınları)Posta Kutusundaki Mızıka, A. Ali Ural (Sayfa 16 - Şule Yayınları)
ÖZTÜRK, bir alıntı ekledi.
19 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

"Boks maçı yerine kitapçıya git,eğlence merkezlerine gitmek yerine uzak ülkelere seyahat et. Doğayı düzeltmeye çalışma,onu kavramayı ve korumayı öğren..."

Dinle Küçük Adam, Wilhelm ReichDinle Küçük Adam, Wilhelm Reich

Şu anda herhangi bir yerde olabilir, herhangi bir şey yapabilirdin. Bunun yerine bir ekranın önünde yalnız başına oturuyorsun. Öyleyse bizi istediğimiz şeyi yapmaktan alıkoyan ne? Olmak istediğimiz yerde olmaktan? Her gün aynı odada uyanıyor, aynı yolu kullanıyor, dün yaşadığımız günün aynısını yaşıyoruz. Ancak bir zamanlar her yeni gün yeni bir maceraydı. Zamanla bir şeyler değişti. Önceden günlerimiz sonsuzdu. Şimdiyse planlı. Yetişkin olmak bu mu? Özgür olmak? Ama, gerçekten özgür müyüz? Gıda, su, toprak. Hayatta kalmak için muhtaç olduğumuz en temel öğeler şirketlere ait. Bizim için ağaçlarda meyve yok, nehirlerde içme suyu yok, yuva kurabileceğimiz bir arazi yok. Eğer dünyanın size sunduğunu almaya çalışırsanız, hapse atılırsınız. Bu yüzden onların kurallarına itaat ediyoruz. Dünyayı kitaplar aracılığıyla keşfediyoruz. Yıllarca arkamıza yaslanıp bize söylenenleri ezberliyoruz. Labaratuvar denekleri gibi sınava tabii tutuluyor, derecelendiriliyoruz. Bu dünyada farklı bir şey yapmak için değil, farklı olmamak için yetiştiriliyoruz. İşlerimizi yapacak ancak onu niye yaptığımızı sorgulamayacak kadar akıllı olmak için. Böyle çalışıp duruyoruz uğruna çalıştığımız hayatı yaşamaya vaktimiz kalmadan. Ta ki yaşlanıp işlerimizi yapamayıncaya kadar. İşte tam bu noktada ölüme terkediliyoruz. Çocuklarımız bu oyunda bizlerin yerlerini alıyor. Bize göre her birimizin yolları eşsiz. Ancak biz birlikteyken, bir yakıttan başkası değiliz. Elitler için bir güç kaynağı. Şirket logolarının arkasında saklanan elitler için. Bu onların dünyası. Ve onların en değerli kaynağı toprağın altında değil. Biziz. Onların şehirlerini inşaa ediyor, onların çarklarını çeviriyor, onların savaşlarında savaşıyoruz. Tüm bunlara rağmen onları motive eden şey para değil. Güç. Para bizi kontrol etmek için kullanılan basit bir araç. Yemek yiyebilmek, seyahat edebilmek, eğlenebilmek için bel bağladığımız değersiz bir kâğıt parçası. Bize para verdiler ve karşılığında biz onlara dünyayı verdik..


https://youtu.be/dNVZ0ZPfE8s

Etem UÇMAK, bir alıntı ekledi.
Dün 17:52 · Kitabı okuyor

Çanakkale de kaybetseydik...
Çanakkale'yi kaybetseydik eğer, diyoruz ki İngiltere gelirdi, Malta'yı, Kıbrıs'ı, Mısır'ı nasıl aldıysa buraya da yerleşir ve güzelce kendine benzetirdi. Akabinde tepeden belki Rusya da gelirdi ve biz bir daha oraları alamazdık. Konstantinopolis'i seyahat kitaplarında seyretmek durumunda kalırdık.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İlber Ortaylı (Sayfa 118 - Kronik Kitap)Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İlber Ortaylı (Sayfa 118 - Kronik Kitap)
Nadire Türkmen, bir alıntı ekledi.
Dün 17:37

"Yalnız seyahat etmekten o kadar çok korkmuşum ki, hiç yolcusuz kalmamışım."

İnsanız Ayıbı Yok, Aret Vartanyan (Sayfa 21 - Destek Yayinlari)İnsanız Ayıbı Yok, Aret Vartanyan (Sayfa 21 - Destek Yayinlari)

Jorge Luis Borges
“Bence kitap okumak,aşık olmaktan veya seyahat etmekten aşağı kalan bir deneyim değildir..”Sizce?

Hanife Aşıcıer, Miçolojik Dünya'yı inceledi.
Dün 05:56 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yazarın dilini bayağı sevdim çok akıcı ve tane tane yazmış..Hiç sıkılmadan severek okudum kendimi onun gittiği yerlere gitmiş, adeta seyahat etmis gibi hissettim.Komik ve espritüel yaklaşımları kitaba ayrı bir hava katmış.Herkese tavsiye ederim