1000Kitap Logosu
Şeyma
TAKİP ET
Şeyma
@seymadanalintilar
Okuyorum, alıntılıyorum. İnstagram: seymadanalintilar
55 okur puanı
25 Mar 2021 tarihinde katıldı.
52
Kitap
52
İnceleme
7
Alıntı
2
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
48 syf.
·
4/10 puan
Öykü, görkemlilik kuruntusuna kapılan vasat biliminsanı Kovrin’le ilgilidir. Bu genç adam kendisinin bir dahi, Tanrı’nın seçilmiş kullarından biri olduğuna inanmaktadır. Yazar bu öyküsünde delilik ile dahilik arasındaki olası ilişkiye dikkat çeker. Yazar bu kitap hakkında “tıbbi bir öykü” demiştir. Felsefe doktoru Andrey Vasiliç Kovrin tedavi olmak istemez ve doktor arkadaşı ona ilkbahar ve yazı köyde geçirmesini tavsiye eder. Kovrin ünlü bitki yetiştiricisi olan Pesotski’nin evine gider ve aradan geçen zamanda bitki yetiştiricisinin kızıyla evlenmeye karar verir. Duyduğu ya da okuduğu tam olarak hatırlayamadığı bir hikayedeki keşişi düşünmeye başlar ve bir gün onu görür. Çevresindekilere anlatmak istese de ona inanmayacaklarını bildiği için kimseye anlatmaz ve bundan sonraki günlerde keşişi sık sık görüp onunla konuşmaya başlar. Kovrin, Tanya’yla evlenir ve bir gece uyandığında kocasının bir boşluğa doğru bakıp konuştuğunu görür. •Onegin, saklamaya niyetim yok, Deli gibi seviyorum Tatyana’yı. •Zihin ne kadar geniş olursa olsun, her şeyi alacak diye bir kaide yok. •Dostum, sadece sürüden ayrılmayan sıradan insanlar sağlıklı ve normaldir. •Şimdi daha makulüm ve daha sağlıklıyım, fakat herkes gibiyim: Vasatım, sıkıcı geliyor yaşamak.. •Yaşamın insana verebileceği o önemsiz ya da son derece sıradan nimetler karşılığında ne kadar fazla şeyi alıp götürdüğünü düşünüyordu.
Kara Keşiş
7.8/10
· 2.741 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
72 syf.
·
5/10 puan
Bu roman ilk olarak 1912 yılında London Magazine’de yayımlandı. 1915 yılında da Macmillian Yayınevi tarafından kitap olarak basıldı. “Kıyamet sonrası edebiyatı” olarak isimlendirilen edebi tarzın ilk örneklerinden ve kurucu metinlerindendir. Güzel bir kitaptı, Granser karakteri yaşadığı acıları ve çaresizliği anlatıyordu biraz da pişmanlıklarını.. Aşkına sahip çıkamayışı, korkusu yüzünden sevdiği kadının öldüğünü öğrenmesi bence en büyük pişmanlığıydı. İhtiyar adam Granser, oldukça yaşlanmıştı. Gençken bağışıklığı sayesinde yakalanmadığı kızıl vebadan kurtulmuştu. Bu hastalık sizi dakikalar içinde öldürebilirdi. Önce suratınız kızarırdı, ayaklarınız uyuşur sonra bacaklarınız ve kollarınız derken vücudunuz soğur ve bu his kalbinize ulaştığında ölürsünüz. Granser bütün yakınlarını kaybetmişti. Önceleri edebiyat öğretmeni olan bu yaşlı adam, kızıl veba ortaya çıktığında henüz gençti. Önce sınıfında bir kız öğrenci öldü gözünün önünde ve daha sonra kardeşi derken çok fazla ceset görmeye başlamıştı, en kötüsü de onlara yardım edemiceğini biliyor olmasıydı. Granser bir sabah uyandığında tek başına kalmıştı ve dünya üzerinde ki diğer insanları aramaya başladı. •Tabii insanlar böyle bir dünyanın varlığından haberdardılar ve zaman zaman yeni mikrop orduları, insanları öldürmek için o dünyadan çıkıp gelirdi. •Aynı eski hikaye yeniden, yeniden yaşanacak. Sayısı artan insanlar savaşmaya başlayacaklar. Barut sayesinde insanlar milyonlarca insan öldürecek ve çok ileride bir gün yeni bir uygarlık, sadece bu yoldan, ateş ve kan üzerinden evrilecek. •Kimisi savaşacak, kimisi yönetecek, kimisi dua edecek; uygar devletin hayranlık veren, eşi benzeri görülmemiş harikalarının, sonu gelmemecesine, tekrar tekrar kanlı iskeletleri üzerinde yükseldiği tüm diğer insanlarsa büyük ıstıraplar içinde sürekli çalışacak.
Kızıl Veba
8.5/10
· 10,4bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
2