• Leyla ile Mecnun'un S.Karakoç'un kaleminden bir bakıma kronolojik olarak,ancak sathi olmaktan uzak,şiirlerle çerçevelenmiş,bir ruh pınarından feyzle fışkırmış ve satırlara harf harf nakşolunmuş kitabı...Leyla köşesi şiiri dışında Leyla perspektifinden şiir yazılmamakla beraber olaylar genellikle Mecnun'ca ele alınmış.

    Elbette böyle bir efsaneleşmiş olayı yazmaya kalkışmak,üstelik kitap çapında şiirlerle örgüleştirmek,içerisinde Mecnun yahut Leyla'nın aşkından bir katre barındırmayan kimse için mümkün değil.

    Evet,Sezai Karakoç'un Mona Roza'sında gördüğümüz ve şaşkaldığımız mecnunvari şahsiyeti bu sefer de bizzat kahramanımızın ağzından mecnunlaşarak şiir zarfıyla önümüze geliyor...

    Bu kadar şiir yazıp ahlak kurallarına aykırı tek bir mısra ele almamak hakikate şiire damıtmak değil de nedir?
    Kalemini hakikat için kullanan ve şiirleriyle hakikati örgüleştiren şairlere selam olsun..
  • Mona Roza, siyah güller, ak güller
    Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadi kırık kuş merhamet ister
    Ah, senin yüzünden kana batacak
    Mona Roza siyah güller, ak güller

    Sezai Karakoç
  • Sırat-ı Aşk
    543sayfa olan ve bircok bölümden olușan ve herbir bölumu farklı yazarın kaleminden okuyacagınız Eda Bildek in derlediği bir kitap Sırat-ı Aşk...
    Farklı yazarların așk a dair yazilari yanında bircok aşk ın hikayesine tanıklık edecek bircok yașanmıș așkla da tanıșacaksiniz okurken.

    Hz.Hatice nin dilinden Hz.Muhammed (Sav) e aşkını ve aşkın hakikatıni,
    Yahya ile Celile yi,
    Ferhat ile Şirin i,
    Kafka nın Milena sını,
    Cemil Meriç ve Lamia yı
    Sezai Karakoç un șiirlerde yașattıgı Mona Roza sını
    Aşık Veysel in Esma ya vefasini
    Nazım Hikmet ve Vera yı...
    Mem ve Zin in birbirlerine yürekleriyle seslenişlerini ,
    Ahi Evran ile Fatmanın Hak ve haklı nın yanında ki mucadelesini
    Hatta leyla ile Romeo yu biraraya getiren zamanı așan bir bölüm de okuyacaksınız...
    Burada Deginmedigim diger aşklara haksızlık etmiş olurmuyum bilmem ama okuyup kendiniz tanıșın derim.
    Aşkın maneviyatına dokunan yazıların oldugu bölumleri de begenerek okuyacagınızı umuyorum.keyifli okumalar...
    Önsözden : 'Anladık ki ahta terbiye olan aşık Hu da mest olur...Günumuz aşıklarından degil de kendi geçmiş ;aşkları geçmemiş aşıkların hikayelerine koşuyor olmanın da elbet bir nedeni var.Sırrı; ateşi yol,kelamı zırh,duayı kıble secen tum gönullerin gönlüne aşikar olsun.Degilmi ki aşk sözün degil ruhun eylemidir...ve en çok bedel ödemektir.
    Öyleyse bu kitap aşk uğruna bedel ödemiş ve bu bedelden ah etmemiş tüm aşıklara...
  • Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Bir tüy ki can verir bir gülümsesen Bir tüy ki kapalı gece ve güne Altın bilezikler o kokulu ten.
  • Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgâr,
    Işıksız ruhumu sallar da durur,
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

    Sezai Karakoç
  • Mona Roza "Tek Gül"❤

    Mona Roza, siyah güller, ak güller
    Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah, senin yüzünden kana batacak
    Mona Roza siyah güller, ak güller
    Ulur aya karşı kirli çakallar
    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
    Mona Roza, bugün bende bir hal var
    Yağmur iğri iğri düşer toprağa
    Ulur aya karşı kirli çakallar
    Açma pencereni perdeleri çek
    Mona Roza seni görmemeliyim
    Bir bakışın ölmem için yetecek
    Anla Mona Roza, ben bir deliyim
    Açma pencereni perdeleri çek…
    Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
    Bende çıkar güneş aydınlığa
    Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
    Seni hatırlatıyor her zaman bana
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
    Işıksız ruhumu sallar da durur
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar
    Ellerin, ellerin ve parmakların
    Bir nar çiçeğini eziyor gibi
    Ellerinden belli oluyor bir kadın
    Denizin dibinde geziyor gibi
    Ellerin, ellerin ve parmakların
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
    Saat onikidir söndü lambalar
    Uyu da turnalar girsin rüyana
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
    Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
    Akşamları gelir incir kuşları
    Konar bahçenin incirlerine
    Kiminin rengi ak, kimisi sarı
    Ahh! beni vursalar bir kuş yerine
    Akşamları gelir incir kuşları
    Ki ben Mona Roza bulurum seni
    İncir kuşlarının bakışlarında
    Hayatla doldurur bu boş yelkeni
    O masum bakışlar su kenarında
    Ki ben Mona Roza bulurum seni
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
    Henüz dinlemedin benden türküler
    Benim aşkım uymaz öyle her saza
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
    Artık inan bana muhacir kızı
    Dinle ve kabul et itirafımı
    Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
    Alev alev sardı her tarafımı
    Artık inan bana muhacir kızı
    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
    Bir gün gözlerimin ta içine bak
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
    Altın bilezikler o kokulu ten
    Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
    Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
    Bir tüy ki kapalı gece ve güne
    Altın bilezikler o kokulu ten
    Mona Roza siyah güller, ak güller
    Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
    Mona Roza siyah güller, ak güller

    Sezai Karakoç