"Kasvetli Pazar... kollarım çiceklerle dolu
Odamıza girdim yorgun düşmüş kalbimle
Gelmeyeceğini biliyordum çünkü
Sevgi ve acıyla dolu şarkılar mırıldandım.
Tek başımaydım ve ağladım sessizce
Fırtınanın uğultuları kulaklarımda çalarken
Kasvetli Pazar
Biliyorum çok acı çektiğim bir pazar günü öleceğim
İşte o zaman sen geleceksin, ben ise çoktan gitmiş olacağım."
"Yalnız kadınlar büyüleyicidir. Onların bakışlarına yerleşen hüznüne hayranım.İnsan gerçekten onların yalnızlığının bir an önce sona ermesini ister. Onların yanındayken daha az yalnız olmayı ümit edebiliriz."
"Sonunda sakin, özgürlüğüme kavuşacak, özgürlük gibi baş döndürücü olan kutsal yalnızlığın kucağına sığınacak ve en nihayetinde yine yalnız olmayı başaracaktım. Zamanımı anlatılanları anlıyor ve onaylıyor görünmek, içinden gelmediği halde gülmek, hiç ilgimi çekmeyen konularla ilgileniyormuş gibi yapmak zorunda kalarak geçirmeyecektim artık."
Yalnızlık çok uzun süre kapalı kalmış bir oda gibi kokuyor, naftalin kokuyor, kimi zaman çürümüş meyveyi andıran bir küf kokusu doluyor burnumuza. Canlı olarak kalmayı başarınca kendimizi daha da yalnız hissediyoruz.