Tuğçe

Tuğçe
@shutugce
Kitapsever
"Ve o bu satırlardaki kelimeleri -vakit vakit bir sabah yıldızının belirsiz ışığı gibi ince felaketin gözleri kadar keskin yalanın dudakları kadar yumuşak ve bir çocuk rüyası kadar tatlı sesler veren kelimeleri- gözlerinin kenarındaki derin çizgilerden işledi."
Sayfa 39
Edebiyat
Reklam
"...asla ümidini kesme! Kursağında yeşerecek bir şeyler bırakmadan gitme bu dünyadan. Senin bitti dediğin, bundan sonra yeni bir hayat olmasa da olur dediğin günlerde; Allah'ın gönlünü neyle ve nasıl filizlendireceğini bilemezsin. Teslim ol. Ölü bir kuşun kalbine ve kursağına teslim ol. Bir avuç toprağın bereketine teslim ol. Bir çiçeğin gölgesine razı ol."
Sayfa 90
1000k
"Yaşıyor olmanın, herkese ve her şeye rağmen hayatta olmanın bir provası bu galiba. Bizi bekleyen çukurlar hep var, öyle değil mi? Sırası gelince düştüğümüz ve hiç sırası değilken yani biraz unutmuşken yine üzerinden geçtiğimiz yama tutmayan derin oyuklar bunlar. Gönlüm, hayatımdan gidenlerin açık bıraktığı çukurlarla dolu. Ben onlarla yaşamaya alıştım. Herkes bir şey bıraktı. Bir gün gelip alırlar diye çok korkuyorum..."
Sayfa 86
1000k
"Gözlerimiz dünya gibi dönüyor aslında. Baktıkça gördüklerimiz sürekli değişiyor. Ama bir gün hepimiz ilk bakmayı ve görmeyi öğrendiğimiz yere döneceğiz. Mesele; o gün, o başlangıç meridyeninde buluşacağımız insanların gözünde taşınıp saklanabilir izdüşümler bırakabilmek hayata dair."
Edebiyat
"Babamın 'aşıklar ölmez' dediği geldi aklıma. Liseli bir öğrenciydim. Yıllar sonra onu içimden şöyle cevap verdim: Aşıklar ölmez demiştin. Aşk yok, aşık yok baba. Ruh aşısı kalmamış kalp ocaklarında. Ölüm süzüyor artık gözlerim."
Sayfa 54
1000k