"Kendimi dayanıklı, azimli sanırdım. Her şey birden tükeniverdi sanki. Heyecanım kırıldı, düşüncem kuvvetten düştü, kuruyan gözlerim yeniden yaşardı. O sırada ölsem beni mazur görebileceğinden emin değildim, o yüzden ölemedim bile."
"Beni evvel öldürmüştün, şimdi geri dönüp geldin, Maktulüne ciğeri mi yandı katilin? Özlemek, usanmaktan iyi değil mi? Hasret de vuslattan? Eğer kıymet bilirsen."
"Renkleri göz alan bir kuş idin de kurduğum tuzaklara doğru hiç uçmadın. Gönül gemisini bela fırtınalarıyla dolu deryalara saldım da bir kerecik yolculuk yapmadın. Canım şeker isteyip dururken kader yıllar yılı perhiz verdi de sen bir kez tatlılık eylemedin. Gözüm temaşa istedikçe sen kendini gizledin de gönül sıkıntılar çekti, dönüp bakmadın. Güneş senin yüzünü sakladıkça gençliğim karanlığa battı; gündüzsüz gecelerde takatlarım kesildi, bilmedin."