"...sonbaharda altın sarısına bürünen bulvarlar, parklar ve saray, tiyatrolar, ışıl ışıl caddeler... Hepsini görüyor ama onlara bir türlü nüfuz edemiyordu. Her şey gözlerinin önünden akıp giderken o bir seyirci gibi sadece izliyordu."
"Nasıl oluyor da kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan faydalanmayı akıllarından bile geçirmeyen dürüst ve duyarlı kişiler, düşük bir zeka düzeyiyle doğanları istismar etmekte bir mahsur görmezler?"