Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
 6 dk. · Kitabı okuyor · Beğendi

Göçüp duran sonra geri dönen bu kuşların asıl yurdunun neresi olduğunu merak ederdi sonra. Masum bir meraktı bu. Eğer gidilip de dönülüyorsa, kalınmıyorsa, asıl yurt burası demekti. Öyleyse bütün bu meşakkat, bir kez yurt kılınmışa sadakat içindi. Bunu düşününce en çok, içi titrerdi kül rengi küçük kuşun. Ama sadakat kolay değildi. Sıradağların ve çöllerin üzerinden geçerek varılıyordu sıcak iklimlere ve aynı yoldan dönülüyordu geri. Yol, hep dağ ve çöl de değildi üstelik. Altınyağmur kuşları ve sarısalkım kuşları ucu bucağı olmayan okyanusu aşıyorlardı.
En çok da, o kadar yüksekten bakıldığında okyanusun, bu cazibenin ama tehlikenin en derin, en yeşil, en koyu yerinde yer yüzündekiIer kadar yüksek ve sıra sıra uzanan dağların nasıl göründüğünü merak ederdi kül rengi küçük kuş. Okyanusun dibinde, suya batıp gözden yitmiş adaların, mercan kayalıklarının, yosun tarlalarının, akıntıların, dalgaların nasıl göründüğünü bilmek isterdi. Baş dönmesini, iç çekilmesini; ürpertinin kalbi istilâ ettiği andaki bu yüceliği. Artık daha fazlası olmaz ki!

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Bera PINAR, Aynı Yıldızın Altında'yı inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 8/10 puan

Okuduğum ilk ve tek aşk romanı. Kanser ile mücadele eden karakterlerimizin hayattan bezmiş ruh halleri ile merhaba diyoruz hikayeye. Sıcak içten ve akıcı zeka dolu anlatımıyla bizi kendisine bağlıyor sayfalar. Isınıyoruz seviyoruz karakterleri. Aşklarını içimizde yaşıyoruz ve onlarla birlikte üzülüyoruz. Kısacası yazar her anını içimizde yaşatıyor hikayeyi. Vakti olan yada olmayanın da okumasını tavsiye ederim.

Brunello, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Schopenhauer ölümle yüzleşmenin iki yolu olduğunu söyler: mantık yoluyla ya da bilincin sürdüğü ve sıcak öte dünya umudunu taşıyan din ve yanılsama yoluyla. Bu nedenle ölüm gerçeği ve korkusu; derin düşüncenin babası, felsefe ve dinin annesidir.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 412)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 412)
Başak, bir alıntı ekledi.
 4 saat önce · Kitabı okuyor

...mesele, bir şeyleri, sıcak bir çorbanın kokusunu duyar gibi hissedebilmekti. Bense bunu hiç becerememiştim. Ne tabiatı, ne insanları, ne de olup bitenleri hiç sevmemiştim; kendimi bile, kendi yaptıklarımı bile.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 61)Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 61)

Varsın yaz biterse bitsin
Sıcak bir kış getir bana
Uykumda sarılmam için
Sonsuz bir düş getir bana

Ülkü Tamer

causa sui, bir alıntı ekledi.
 9 saat önce

'Aradığım neydi tam bilmeksizin, inançsız ve haritasız
ve batan gemiler gibi akıntılarla sürüklenerek
bunca boşuna yolculuk, bunca kaçış girişiminden;
ve sözcüklerden başka bir varlığı kalmayıncaya dek
gördüğüm her şeyi bunca kez betimlediğim
bunca boş söz ve bunca gereksiz yalandan sonra
gene birden her sözcüğü bir aşk ilanı gibi duyumsuyorum. -algılıyorum-

Ve tanımadığımız limanlarla büyülü adalara
bizi sığınmaya zorlasınlar diye
denizde fırtınalara söylediğimiz türküler gibi
türkü söylettiği için bana, her sözcüğe tapıyorum.
Adları uğruna, ekmek, kara zeytin ve yedi dilde
şarap sözcüğü yüzünden hırpalandığımız o kentlere
tapıyorum.
Tapıyorum o hiç görmediğimiz ülkelere, bize kendilerini
icat ettirdikleri için.


Ateş gibi sıcak toprağa tapıyorum, beni dans ettirdiği için.
Kullanılmış maskelerime tapıyorum, beni güldürdükleri
için.
Önemsiz ölümüme tapıyorum, beni yaşamaya zorladığı
için. ''

Ayaklarımın  Altına Serdim Dünyayı, Henrik NordbrandtAyaklarımın Altına Serdim Dünyayı, Henrik Nordbrandt
Semra Beynel, bir alıntı ekledi.
10 saat önce

Sanki çok eski zamanlardan beri dosttular,sevgiliydiler,candılar,ikisini de bir sevgi bulutu sardı.Sıcak,güzel,dost...

Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 39 - YKY)Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 39 - YKY)
Cemile Lk, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okuyor

Haccac: Böyle bir sıcağa rağmen oruç mu tutuyorsun?
Arabi: Ben bugünden daha sıcak olan bir gün için oruç tutuyorum...

30 Günde Manevi Devrim, Halid Ebu Şadi (Sayfa 17)30 Günde Manevi Devrim, Halid Ebu Şadi (Sayfa 17)

Bulmak
Bir an kayboldun gibi! yaşadim kiyameti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti
Yeniden su yurudu dalima yapragima
Bir bakisin can verdi kurumus topragima

Ciçege durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından

Bir aydinlik denizin sonsuz derinliğinde
Yüzüyorum gözunun yeşil serinliginde

Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kus
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş

Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
Kapilip gidiyorum sacinin sellerine

Gozlerinden gogume sayisiz yildiz akar
Bir gulusun icimde binlerce lamba yakar

Bir kurtulustur o an cagrilsa senin adin
Sesin ne kadar sicak sesin ne kadar yakin

Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymis gibi
Yuzume kar yagiyor sanki elinmis gibi

Sensiz gecen zamani belli yasamamisim
Sensizlik bir kuyuymus onu asamamisim

Bir yol buldum oteye gecerek gozlerinden
Iste yeni bir dunya peygamber sozlerinden

Olum bize ne uzak bize ne yakin olum
Olumsuzlugu tattik bize ne yapsin olum

Erdem Beyazıt

MAVİ DÜŞ - OKURGEZER, bir alıntı ekledi.
13 saat önce · Kitabı okuyor · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Şehir kapılarında ve sıcak yuvanızda yere kapanıp, özgürlüğünüz için dua ettiğinizi gördüm; Tıpkı,kölelerin kendilerini kılıçtan geçiren bir zorbanın önünde eğilmeleri ve onu övmeleri gibi... Sık sık, tapınağın korusunda ve kalenin gölgesinde, aranızda en özgür geçinenlerin, özgürlüklerini bir boyunduruk ve bir kelepçe gibi taşıdıklarını gördüm. Ve kalbim kanadı; çünkü ancak özgürlük arayışında hissettiğiniz derin arzu size gem vurduğunda ve özgürlükten bir amaç ve bir bütünleniş olarak bahsetmeyi terkettiğinizde, gerçekten özgür olabilirsiniz

Aforizmalar, Halil Cibran (Sayfa 73)Aforizmalar, Halil Cibran (Sayfa 73)