Güzel yorumlarına inanarak aldığım ve okumaya başladığım, Bernhard Schlink'ten okuduğum ilk kitaptır.
Konusu bakımından oldukça beğendiğim ve okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Kısaca özetlemek gerekirse; Micheal adındaki karakterimiz 15 yaşında ve kendisinden yaşça oldukça büyük Hanna'ya aşık olur. İllegal ilişkileri iyi bir şekilde devam eder ta ki Hanna taşınacağı zaman. Seneler sonra Micheal'ın Hanna'yı gördüğü yer herhangi bir sokak değil, önemli bir duruşmadır.
Oldukça beğendiğim ve tatmin olarak bitirdiğim bir kitap oldu. Kesinlikle öneririm.
Eğer konusu bakımından ilgi çekici geldiyse bu güzel kitabımızın bir de filmi var...
beyazperde.com/filmler/film-12...
Nobokov'un ilk ve şu anlık tek okuduğum eseri.
Öylesine etkileyici, öylesine akıcı ve mükemmel bir betimleme var ki daha ilk paragraflardan kendimi kaybedecektim!
Öncelikle eserin konusu bakımından oldukça farklı ve sunuş bakımından da bir o kadar farklı ve güzel olduğunu ilk 10 sayfada anlayacaksınız.
Sadece sonunu değil, hikayenin en başından meraka düşüren ve aklı çalıştırmaya iten kitapları seviyorsanız bu esere kesinlikle bayılacaksınız...
En sevdiğim yazar olan Gabriel Garcia Marquez'e duyduğum aşk ile başladığım bu eseri yorumlamak benim içim epeyce zor olacak...
Elime aldığım tüm eserlerini heyecanla, bir solukta okuduğum ve özellikle "Yüzyıllık Yalnızlık" eserine aşık olduğum sevgili yazarın bu eseri beni yeterince tatmin etmedi maalesef...
Öncelikle bahsetmek gerekir ki kitabın ilk neredeyse 50-70 (tam emin değilim) sayfası olayları kafanızda ilk önce kurgulatıp, daha sonra ileriki sayfalarda kafanızdakiyle alakası dahi olmayan ana mevzuya giriş yapıyor.
Marquez'den beklenildiği gibi pek çok olay ve tüm olayların arasında akıcı şekilde devam eden kurgumuz çok sonraki sayfalarda artık boğmaya ve ana karakterimiz için "bu ne yıkıklıktır yaa!" dedirtmeye başlıyor. Açıkcası en başlarda okurken aldığım zevki son sayfalarım da kesinlikle alamadım bunun sebebi ise olayların bir yere varmayıp, saçma ayrıntılara takılı kalmasıdır.
Kitabın sonu şahsi adıma kesinlikle tatmin etmedi... Ama belki de olabilecek en iyi son da ancak böyle olabilirdi.
Her şeye rağmen yine de sevgili Marquez'im için okunulası hatta pek çok kişi tarafından "en sevdiklerime" girebilecek potansiyeldeki bir kitap. Mükemmel dil ve o büyülü dünya için kesinlikle okunulması gerekiyor...
Oldukça güzel "psikoloji" türü tadında bir eser. İnsanın iç dünyası ve günlük yaşantısı ileri ki dönemler de hayatında ne kadar büyük izler taşıyabileceğini gösteren tek seferde okunmalık oldukça akıcı bir kitap.
Genel olarak ilginç bir kitap olmasıyla beraber, aynı zamanda insanı uzunca düşündürten bir eser. Kişisel olarak beni sadece ilk hikayesi etkilemiş olabilir...